Yenilik Kültürü
Yenilik her yerde her koşulda ortaya çıkıp yeşermez. Nasıl ki bitkinin doğması ve gelişmesi için su, besin ve güneşe ihtiyaç varsa yenilikte buna benzer. Besleyicilerin var olması halinde doğar ve gelişir. Bunlar da her zaman her yerde bulunmaz. Acaba bu koşullar nelerdir. Akvaryum gibi ortamlarda koşullar oluşturulabilir mi?
Yenilik kültürünü toplumun genel kültürü ve örgüt kültürü içinde ele almak daha doğru olacaktır. Bu iki kültür içinde yenilikçi kültürü yerleştirebilmek mümkündür. Hiç şüphesiz bu iki kültür birbirini yakından etkileyebilmektedir. Genel olarak bakıldığında bazı kültürler diğer kültürlere göre daha yenilikçidirler. Bu kültürlerde yenilikçiliği geliştiren, destekleyen ve önem veren değerler bulunmaktadır.
Toplumların yenilikçi yeteneğini; bilim ve teknolojideki bilgi üretimi ve bunun ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürmesi belirlemektedir (”Ulusal İnovasyon Sistemi”, 2003, s. 52). Bu durum da yeniliğin olmazsa olmaz temeli olarak görülmektedir. Teknolojik yeniliğin temelinde bilimsel araştırmalar bulunduğu için ileri teknoloji araştırma firmaları akademik araştırma kaynaklarını kullanmaya başlamıştır.
Yenilik hem süreç hem de sonuç olarak kendisi maddi ve maddi olmayan kültürdür. Elbette bu kültürün gelişim koşulları ve gelişme engelleri olacaktır. Yenilik her kültürel ortamda gelişemez. Ekonomi, politika, din, eğitim ve aile gibi toplumsal kurumların yenilik karşısındaki tutum, değer ve yaklaşımları yeniliğin gelişim ve engel koşullarını oluşturmaktadır. Her toplumun toplumsal kurumları temel yapıları bakımından farklılık gösterdiği için bazı toplumlar diğer toplumlara kıyasla yenilikçiliğe daha yatkın olmaktadırlar. Hangi toplumsal kurumlardaki kültürel değerlerin yenilikçiliği geliştirdiğinin bilinmesi, yenilikçi kültürün üretilmesi ve dolayısıyla yeniliğin yaygınlaşmasını sağlayacaktır. Çünkü yeniliğin kendisi bir ihtiyaç olduğu gibi, ortaya çıkış nedeni de ihtiyaçlardır.
Bu nedenle yenilik, toplumların ve firmaların her zaman en öncül gündem maddelerindeki yerini alacaktır. Yenilikçi kültür toplum ve örgüt boyutlarıyla iki şekilde ele alınabilir. Diğer bir deyişle yenilik yapma tarzları toplumsal ve örgütsel bazda ikiye ayrılır.
Yenilikçi Toplum Kültürü
Gunnar-Törnqvist yenilikçi kültürde dört temel unsur olduğunu ileri sürmüştür (Barker, 2002, s. 72):
- Depolanmış bilgi
- İnsanlar arası enformasyon
- Dışsal ortamın ihtiyaçlarını karşılamada yetkinlik
- Bu üç faaliyetten doğan yaratıcılık
İsveçli akademisyen Ake Andersson da benzer bir çalışma ile çeşitli faktörlerin biraraya gelerek sinerji süreci ile yenilikçi kültür yarattıklarını ortaya koymuştur:
- Düzenlenebilir finans sistemi
- Yeni bilgi ve yetkinlik
- İhtiyaçlar ile imkanlar arasında dengesizlik
- Kültürel çeşitliliği olan bir topluluk
- Başarılı iletişim
Dengeli, düzenli, oturmuş kültürler ve tamamen çökmüş kültürler yenilikten uzaktır. Kültür geçiş ve değişim aşamasında ise yani düzen ve denge bozulmuş ancak henüz çökmemiş kültürlerde yenilikçi kültür olma özelliği vardır. Diğer yandan gelecekteki belirsizlik, yenilik için fırsatlar yaratmaktadır. Bu fırsatları fark edebilen, görebilen insanlar da girişimcilerdir. Yenilikçi kültürün çeşitli toplumlarda işleyişine bakıldığında yenilikçiliğin bazı dönemlerde nasıl değiştiği görülmektedir.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın