Yeni Teoriler
Leontief paradoksunun Heckscher-Ohlin Teorisi üzerine yarattığı tartışmalardan sonra 1960′lı yıllarda yeni teoriler ortaya atılmıştır. Bunların geliştirilmesi uluslararası iktisat teorisinin gelişimi açısından önemli bir adımdır. Çünkü uluslararası ticaret gibi büyüklü küçüklü iki yüz ülke arasında gerçekleşen ve binlerce mal ve hizmeti kapsayan geniş bir konunun tek bir teori ile tamamen açıklanabilmesi mümkün değildir. Farklı ticaret türlerinin açıklanması için çeşitli hipotezlerin geliştirilmesi mantıklı bir yaklaşımdır. Aşağıda bu yeni teorilerden bazılarına yer verilmiştir.
Nitelikli İşgücü Teorisi
Keessing ve Kenen’e göre sanayi ülkeleri arasındaki dış ticaretin büyük bir bölümü nitelikli işgücü farklılıkları ile açıklanabilir. Bu görüşe göre belli türlerdeki mesleki veya nitelikli işgücü bakımından zengin ülkeler, üretimi büyük ölçüde bu faktörlere bağlı mallarda uzmanlaşırlar. Diğer tarafta, niteliksiz emeğe bol olarak sahip ülkeler ise niteliksiz emek faktörünü içeren malların üretiminde üstünlüğe sahip olurlar.
Buradan da anlaşılacağı gibi Nitelikli İşgücü Teorisi ile faktör donatımı teorisi arasında büyük bir benzerlik vardır. İşgücünün eğitilmesi ve sermayenin yaratılması tasarrufu gerektirir. Gerçekte nitelikli emek yoğun mallarla sermaye yoğun mallar genellikle birbirinin aynısıdırlar. Bu nedenle bazı iktisatçılara göre ikisi türetilmiş kaynaklar adı altında birleştirilebilir. Heckscher-Ohlin teorisinin bu yönde değiştirilmiş şekline Neo-Faktör Donatımı Teorisi (yeni faktör) denmektedir.
Teknoloji Açığı Teorisi
Bu teori Posner tarafından ortaya atılmıştır. Teoriye göre sanayileşmiş ülkeler arasındaki ticaretin büyük bir bölümü yeni mal ve üretim süreçlerine dayalıdır. Bunlar sanayileşmiş ülkelerde kurulan yeni teknolojiye sahip üretim tesislerinde gerçekleştirilir. Yenilikler patent ve fikri hak yasaları ile korunur. Diğer bir deyişle bir yeniliği ilk kez bulan firma onun monopolcüsü olur. Başkalarının o buluşu izinsiz kullanması yasalarla önlenir.
Dolayısıyla teknoloji açığı hipotezine göre, yeni bir mal geliştiren sanayileşmiş ülkeler bu malın ilk ihracatçısı olurlar. Ancak daha sonra teknolojik taklit yoluyla ya da malın serbest mal durumuna gelmesinden sonra bazı ülkeler ucuz emek yoluyla ya da doğal kaynak üstünlükleri sayesinde bu malı geliştiren ülkeden daha ucuza üretebilirler. Böylece söz konusu mal daha az gelişmiş ülkeler tarafından ihraç edilmeye başlanır. Malı ilk icat edenler bu ülkelerle rekabet edemedikleri için az gelişmiş ülkelerden ithal etmeye başlarlar.
Ürün Dönemleri Teorisi
Ürün dönemleri hipotezi teknoloji açığı hipotezinin genelleştirilmiş ve geliştirilmiş bir şeklidir. Vernon tarafından ortaya atılmıştır. Vernon’a göre her ürünün piyasaya giriş, büyüme, olgunluk ve düşüş dönemleri vardır. Dünya piyasalarında ticareti yapılan ürünün nerede üretileceği, ürünün hangi dönemde olduğuna bağlıdır.
1. Aşama : Piyasaya Giriş
Birçok yeni ürün, gelir düzeyi yüksek, gelişmiş ülkelerde üretilerek dünya pazarlarına buradan ihraç edilir. Bunun nedeni bu ülkelerdeki sermayenin bolluğu, nitelikli işgücü ve satın alma gücü de yüksek olan halkın yeni ürün talebidir. İlk önce ürün geliştirilir, üretilir ve ülke içinde satışa sunulur. Yeni malın üretimi önce ufak çapta yapılır. Üretim sürdürüldükçe üretime ilişkin sorunlar çözümlenir ve ürün geliştirilir. Firmalar yeni ürün geliştirirler çünkü bunu talep eden ve ihtiyaç duyan hazır pazarları vardır.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın