Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
21.10.2014
Ders: Hukuka Giriş      Ünite 3      3 Mart 2010 Ara     

Yargılama Hukuku

Amaç 4

Hukuk kurallarının bağımsız ve tarafsız mahkemelerce belli bir olaya ne şekilde uygulandığını saptayabilmek

Devletin, yasama yetkisi ve yürütme görevi yanında yargı yetkisi de vardır. Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır (Any. m. 9) .

Yargı deyimi genellikle “hukuk kurallarının bağımsız ve tarafsız mahkemelerce belli bir olaya uygulanmasını” ifade eder. O halde yargılama hukuku, yargı yetkisini kullanan organların (mahkemelerin) adalet dağıtırken izleyecekleri yöntemleri (usulleri) gösteren hukuk kurallarının tümünden oluşmaktadır.

Türk yargı sistemi, Anayasa yargısı, İdari yargı; Askeri yargı ve Adli yargı olmak üzere başlıca dört yargı çeşidi tanımaktadır. Bu yargı türlerinden her biri diğerlerinden bağımsız olduğundan, aralarında derece farkı yoktur. Ancak, hemen belirtelim ki, bunlardan adli yargı (adalet yargısı) diğerlerine oranla genel yargı niteliği taşımaktadır.

Adli yargı, adli mahkemelerdeki yargıdır. Adli yargı, medeni yargı ve ceza yargısı olmak üzere ikiye ayrılır. Böylece yargılama hukuku da medeni yargılama hukuku ve ceza yargılama hukuku şeklinde ikili bir ayırıma tabi tutulur. Aşağıda bunları ayrı ayrı inceleyeceğiz:

Medeni Yargılama Hukuku

Medeni yargılama hukuku (Medeni usul hukuku) , özel hukuk alanında ortaya çıkan uyuşmazlıkların bir sonuca bağlanmasında mahkemelerin izleyecekleri yöntemleri (usulleri) belirleyen hukuk kurallarından meydana gelir. Diğer bir deyişle, medeni yargılama hukuku bir hukuk davası’nın, örneğin bir alacak veya boşanma davasının nasıl, hangi mahkemede açılacağı, iddiaları ispat etmek üzere kanıtların (delillerin) nasıl getirileceği, hükmün nasıl, ne şekilde verileceği ve kesinleşeceği gibi konuları inceleyen ve hükme bağlayan hukuk dalıdır. Medeni yargılama hukukumuzun başlıca kaynağını, sonradan birçok değişikliklere uğramış bulunan 1927 tarihli Hukuk Usul-ü Muhakemeleri Kanunu oluşturur.

Sıra Sizde

Medeni yargılama hukukunun diğer kaynaklarını araştırınız.

Adli yargının temelini mahkemeler oluşturur. Mahkemeler hüküm mahkemesi ve denetim mahkemesi olmak üzere iki türlüdür. Hüküm mahkemesi veya ilk derece mahkemesi dediğimiz mahkemeler, medeni yargılama hukukunda sulh ve asliye hukuk mahkemelerinden ibarettir. Kural olarak her ilçede bir asliye hukuk mahkemesi bulunur. İş mahkemeleri, aile mahkemeleri ile kadastro mahkemeleri, tüketici mahkemesi de asliye mahkemesi niteliğindedir. Bu mahkemeler tek hakimlidir. Buna karşılık bazı büyük şehirlerdeki ticaret mahkemeleri üç hakimden oluşan bir kurul halinde çalışır. Denetleme veya kontrol mahkemesi ise, Yargıtay (Temyiz Mahkemesi) dir. Her iki derece mahkeme arasında yeni kurulan Bölge Adliye Mahkemeleri yer alır. Medeni yargılama hukuku, çekişmeli yargı (nizalı kaza) ve çekişmesiz yargı (nizasız kaza) biçiminde bir ayırıma uğrar.

Çekişmeli yargıda, taraflar arasında bir çekişme (ihtilaf) , bir uyuşmazlık vardır ve bu çekişmenin giderilmesi, uyuşmazlığın bir sonuca bağlanması için mahkemeye başvurulur, yani dava açılır. Örneğin bir tarla üzerinde iki kimse aynı anda mülkiyet iddiasında bulunur veya karı koca arasında evlilik birliğini temelinden sarsacak derecede şiddetli bir geçimsizlik baş gösterirse, taraflardan biri mahkemeye başvurarak (dava açarak) hakkının tanınmasına veya boşanmaya karar verilmesini talep eder. Mahkemeye başvuran tarafa davacı, diğer tarafa ise davalı denir. Dava, yetkili ve görevli mahkemeye davacının vereceği bir dilekçe (dava dilekçesi) ile açılır. Davalar, ifa davası, tespit davası ve inşai dava olmak üzere üç çeşittir.

Çekişmesiz yargıda ise, karşıt menfaatlere sahip iki taraf ve bunlar arasında bir çekişme, bir uyuşmazlık söz konusu değildir. Çekişmesiz yargı, mahkemelerin idari faaliyeti andıran işlerini, bireysel menfaatleri korumak üzere alacağı idari önlemleri kapsar. Örneğin bir akıl hastasını kısıtlayarak kendisine bir vasi atama, bir küçüğün ergin kılınmasına karar verme, vakıfların mahkeme siciline tescili, evlat edinmede izin ve onay gibi işler, çekişmesiz yargıya giren işlerdir.

Ceza Yargılama Hukuku

Ceza yargılama hukuku (ceza usul hukuku) , kanunların suç saydığı fiilleri işleyenlerin kovuşturulması (takip edilmesi) , yargılanması ve cezalandırılmasında uyulacak yöntemlerin (usullerin) nelerden ibaret bulunduğunu belirleyen hukuk kurallarının tümünden meydana gelir. Ceza yargılama hukukumuzun belli başlı kaynağını, sonradan bazı değişikliklere uğramış bulunan 1929 tarihli “Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu” oluşturuyordu. Bu Kanun yerini 1 Nisan 2005 tarihinde 4. 12. 2004 tarih ve 5271 sayılı yeni Ceza Muhakemesi Kanununa (CMK. ) bırakmıştır. Suçlunun yargılanarak cezalandırılabilmesi için, yetkili ve görevli mahkemede bir dava açmak gerekir. Medeni yargılama usulünde davayı taraflardan birisi açar. Ceza yargılama usulünde ise kamu davası savcılık tarafından açılır. O halde savcılık, Devlet adına ceza davası açan bir makamdır. Savcının görevi, suçu ve suçluyu ortaya çıkarmak ve kamu davası açıp bunu sonuna kadar takip ederek suçlunun cezalandırılmasını sağlamaktır.

Sıra Sizde

Savcının görevi nedir? Yazılı ve görsel basında savcının ne tür davalar açtığını gördünüz mü? Boş bırakılan yere yazınız.

Ceza yargılama hukukunda ilk derece (hüküm) mahkemeleri, sulh ceza, asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleridir. Bunlardan sulh ve asliye ceza mahkemeleri tek, ağır ceza mahkemeleri üç hakimden oluşur. Denetim (kontrol) mahkemesi ise, Yargıtay’dır. Her iki derece mahkeme arasında yeni kurulan Bölge Adliye Mahkemeleri yer alır. Sulh ceza mahkemeleri savcı olmadan da davaya bakar, oysa asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinde mutlaka savcının bulunması gerekir. Suç işlediğinden ötürü hakkında kovuşturma yapılan kimseye hükmün kesinleşmesine kadar sanık (maznun) , hükmün kesinleşmesinden sonra ise hükümlü (mahkum) denir. Kendisine suç yükletilen (isnat edilen) kişinin özgürlüğü mahkumiyet kararından önce de kısıtlanabilir. Bu hale tutuklama (tevkif) adı verilir.

İcra-İflas Hukuku

İcra-iflas hukuku, medeni yargılama hukuku ile çok yakından ilgili bulunan bir hukuk dalıdır; hatta icra-iflas hukukunu medeni yargılama hukukunu, “tamamlayan” bir hukuk dalı olarak nitelendirmek de mümkündür.

İcra hukuku, özel hukuk alanında baş gösteren çekişmeleri bir sonuca bağlamakla görevli bulunan mahkemelerin (hukuk mahkemelerinin) vermiş oldukları hükümlerin (ilamların) gerektiğinde devlet organları eliyle zorla yerine getirilmesi yöntemlerini (usullerini) ve bu konuda hangi organların yetkili bulunduğunu gösteren hukuk kurallarından ibarettir. İcra işleri mahkemelere değil, onların dışında ayrıca kurulmuş bulunan İcra Dairelerine bırakılmıştır. Her asliye mahkemesi çevresinde lüzumu kadar “İcra Dairesi” ve “İflas Dairesi” bulunur. İcra ve iflas memurlarının işlemlerine karşı ilgililerin yapacakları itiraz ve şikayetler ise, başında bir hakimin bulunduğu “İcra Mahkemesi” tarafından incelenip karara bağlanır.

İcra daireleri mahkeme kararlarının cebren (zorla) icrasıyla olduğu kadar, bir karara bağlanmamış para alacaklarının cebri icrasıyla da meşgul olurlar. Bir mahkeme hükmüne (ilamına) dayanan takibe ilamlı takip, mahkeme hükmüne dayanmayan takibe de ilamsız takip adı verilir.

Sıra Sizde

İlamlı takip ve ilamsız takip deyimleri neyi ifade ediyor?

İflas hukuku ise, iflasa tabi kişiler hakkında geçerli olan özel bir takip yöntemini (usulünü) düzenleyen hukuk kurallarının tümüdür. Bütün borçlular değil, sadece iflasa tabi borçlular iflas yoluyla takip edilebilirler ki, bunların başında tacirler gelir. İflasa, alacaklının talebi üzerine ticaret mahkemesi tarafından karar verilir. İflasın açılmasıyla birlikte borçlu, müflis adını alır ve haczedilmesi caiz olan malları bir bütün meydana getirir ki buna iflas masası denir. Müflisin iflas masasına giren malları üzerinde tasarruf yetkisi kalmaz, bunların idare ve tasarruf yetkisi iflas idaresine geçer. İcra-iflas hukukumuzun belli başlı kaynağını, sonradan birçok değişikliklere uğramış bulunan 1932 tarihli “İcra ve İflas Kanunu” oluşturur.

Sıra Sizde

İcra hukuku hangi hukuk kurallarından oluşmaktadır? İcra tetkik merciinin görevi nedir?

“Yargılama Hukuku” için 2 cevap

  1. HASAN HÜSEYİN diyor ki:

    çok teşekkür ederim sağolun :))

  2. [...] bilgi ve becerilere sahip olacağız.İçindekiler- Giriş Anayasa Hukuku İdare Hukuku Ceza Hukuku Yargılama Hukuku Devletler Umumi Hukuku Vergi Hukuku İş Hukuku Özet Test Soruları Yaşamın İçinden Başvuru [...]

Bir Cevap Yazın

*