Yaratıcılık Teknikleri
Mal ve hizmet üretiminde nasıl teknikler kullanılıyorsa, düşüncelerin üretiminde de teknikler kullanılabilmektedir. Bilindiği gibi yaratıcılık geliştirilebilen, öğrenilebilen bir beceri olarak görülmektedir. Yaratıcılık genellikle yaratıcı düşünce olarak algılanmaktadır. Düşüncenin de yaratıcı ve normal diye ikiye ayrıldığı kabul edildiğinde, yaratıcılık üretim tekniklerinin, yaratıcı düşünce üretim teknikleriyle aynı anlama geldiği anlaşılacaktır. Düşünmek süreç olarak iki aşamalıdır.
Birinci aşamayı duygu ve sezgilerden oluşan algılar oluşturur. Yani yaratıcı düşünce; beş duyu ve sezgilerin (bilinçaltı ve altıncı his) yardımıyla oluşan yargıların ürünüdür. O halde yaratıcılık duyulara ve sezgilere bağlı olduğuna göre, bu konulardaki teknikler duyuları ve sezgileri besleyecek ve onları harekete geçirecek içerikleri taşımaktadır. Yaratıcı düşünce üretiminin yapılandırılabilmesi, yaratıcılığın sadece rastlantısal olmadığını göstermektedir.
Beyin Fırtınası
Alex Osborn tarafından 1930 yılında ortaya atılmıştır. Çağrıştırma ve uyarma etkisi yaparak, grup halinde düşünce yaratan bu teknik zaman zaman değişik konjonktürlerde tartışılsa da tüm yaratıcı tekniklerin babası olarak kabul görmektedir. Osborn beyin fırtınası için dört kural koymuştur.
Eleştiri Yapma: Düşünceler ilk söylendiğinde yargılanmamalı, mantık dayatılmamalı, değerlendirilmemelidir. Beyin fırtınasına katılan grup üyeleri durumu bildikleri için beyin kaslarını gevşeterek serbestçe düşüncesini ortaya atabilirler.
Serbest Atış: Grup üyeleri düşüncelerini ütopik (hayalci) de olsa ortaya atabilmelidirler. Hayallere ve düşüncelere sınır konulmaması bu kuralın temel prensibidir.
Olabildiğince Çok Düşünce: Linus Pauling’in “iyi bir düşünce edinmenin en iyi yolu, çok sayıda düşünce edinmektir” şeklinde söylenmiş sözü bu konuyu tam olarak anlatmaktadır. Bu söz “iyi bir düşünce üretmenin en iyi yolu çok sayıda düşünce üretmektir” şeklinde de düşünülebilir. Ne kadar çok düşünce üretilirse, o kadar iyi düşünce yakalanabilir. Onun için grup lideri, daha fazla düşünce üretmek için grubu bu konuda motive etmelidir.
Fikirleri Çağrıştır, Uyar, Geliştir, Değiştir, Birleştir: Grup üyelerinin bir düşüncesi diğer üyelerdeki yeni düşünceleri tetikler ve tetiklenen düşünceler de, yeni düşüncelerin ortaya çıkmasını sağlar. Takım üyeleri, düşünceleri değerlendirme ve yargılamaları yerine onların yeni düşüncelere yol açtıklarını bilmeleri gerekmektedir.
Osborn beyin fırtınasının bu dört kuralından başka bazı ilkeler de koymuştur:
- Başla, durma, özgün düşünce bekleme
- Odaklan, bütün dikkatini oturum konusunda topla
- Uyanık ol, herkesin konuya odaklandığına inan
- Vazgeçme, düşünce üretmekte güçlük çekiyorsan kopma, vazgeçme ısrarcı ol.
Beyin fırtınası takımlarında en uygun üye sayısının 12 olması önerilmektedir. Beyin fırtınası toplantıları düzenli toplantılar değildir ve takım üyelerinin sırayla konuşmamasının verimliliği arttırdığı ileri sürülmektedir. Toplantıların süre olarak 30-60 dakika olması önerilmektedir. Beyin fırtınası için uzun süreler fiziksel ve zihinsel diriliği öldürmektedir. Beyin fırtınası, verimli kullananlar için düşünce motoru olarak kabul edilmektedir. Buna ek olarak A.B.D.’nin ünlü tasarım firması IDEO, iyi bir beyin fırtınası için yapılması ve yapılmaması gerekenleri şu şekilde sıralamıştır (Kelley, 2002, ss.66-74).

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın