Vücutta Enerjinin Harcanması
Vücudun çalışması, fiziksel hareketler ve yaşamın sürdürülmesiyle ilgili her olay enerji gerektirir. Hücrelerde yapım ve yıkım tepkimeleri enerji değişimi ile ilgilidir. Besin öğelerindeki saklı enerji, kimyasal tepkimelerle açığa çıkar ve yüksek enerji kaynağı olan ATP (Adenozin Tri Fosfat) şekline dönüşür. ATP kimyasal tepkimelerin yürümesi ve kas hareketi için kullanılır. Besin öğelerinin oksitlenmesi sonucu serbest duruma geçen enerjinin yan ürünü olarak, vücut için gerekli olan ısı oluşur. Vücutta oluşan enerji; büyüme, hücredeki yapım ve yıkım olayları, organların çalışması, gereksiz ve zararlı maddelerin dışarı atılması, vücut sıcaklığının korunması, günlük hareketler ve çalışmalar için kullanılır. Enerjinin bu kullanım şekli üç ana grupta incelenebilir.
- Bazal Metabolizma
- Fiziksel Hareketler ve Çalışma
- Besin Öğelerinin Isısal Etkisi
1. Bazal Metabolizma
Yaşamın sürdürülebilmesi için hücrelerde oluşan tüm kimyasal değişikliklere metabolizma denir. Dinlenme sırasında, hücrelerin çalışması ve vücut sıcaklığının korunması için enerji harcanır. Tam dinlenme durumunda, organların çalışması, vücut sıcaklığının korunması gibi yaşamın sürdürülmesi için zorunlu enerji harcamasına “Bazal Metabolizma” denir.
Bazal Metabolizma hızı (BMH) ise, bireyin saatte vücut yüzeyinin metre karesi başına harcadığı enerji miktarıdır.
Örneğin; genç erkeklerin BMH: 40/ kalori / m2; genç kadınlar ise 36/ kalori / m2 saat olarak bulunmuştur. Bazal metabolizma hızı ve vücut alanı yaşa, ağırlığa, cinsiyete ve boy uzunluğu gibi özelliklere göre değişir. Vücut alanını belirlemede özel bir cetvelden yararlanılır. Örneğin; bu cetvele göre 1.80 m. boyunda ve 80 Kg ağırlığında bir insanın vücut yüzeyi 2 m2 dir.
2. Fiziksel Hareketler ve Çalışma
Bazal Metabolizmaya ek olarak günlük yapılan çalışmalar için de enerji harcanır. Harcanan enerji miktarı hareketin ya da işin türüne, süresine, cinsiyetine ve vücut ağırlığına göre değişir.
3. Besin Öğelerinin Isısal Etkisi
Besinler vücuda alındıktan sonra, metabolizma hızlanır ve bunun sonucu ısı oluşumunda artış olur. Isı artışı yemekten beş dakika sonra başlamakta ve üç saat sonra en yüksek düzeye çıkmaktadır. Bu ısının artışı, besinlerin sindirimi ve emilimi sırasında değil, emilimden sonraki bir olgudur. Dinlenmekte olan aç bir insana, enerjiyi karşılayacak kadar; Protein verildiğinde bazal enerjinin % 30 arttığı Yağ verildiğinde bazal enerjinin % 10 arttığı Karbonhidrat verildiğinde % 5 arttığı belirlenmiştir. Proteinlerin ısısal etkisinin yüksek olmasına amino asit metabolizmasının karmaşıklığı ve protein sentezine katılmayan amino asitlerin yıkılmasının yol açtığı sanılmaktadır.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın