Kayıt ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Ders: İnsan Anatomisi ve Fizyolojisi      Ünite 1      8 Nisan 2011 Ara     

Vücudun Organizasyon Düzeyleri

Vücudumuzu oluşturan tüm yapılar, kimyasal düzeyde bir organizasyonun sonu­cudurlar. Çeşitli atomlar birleşerek molekülleri ve bu moleküller de birleşerek “makromolekül” adı verilen daha büyük yapıları oluştururlar. Makromoleküller ise organel ve giderek canlı özelliği gösteren en küçük birim olan hücreleri oluş­turacak şekilde organize olmuşlardır.

Vücudun organizasyon düzeyleri

Hücreler belirli bir düzende bir araya gelerek dokuları, farklı dokuların bir ara­ya gelmesiyle de organları oluşturmaktadır. Karmaşık bir işlemin yürüyebilmesi için ise farklı organlar bir araya gelerek sistemleri oluştururlar. Sistemler bir araya gelip, birbirleriyle belli bir denge ve düzen içinde çalışması sonucunda organiz­mayı meydana getirirler.

Soru

Canlı özelliği gösteren hücreler, neden bir arada bulunma gereksinimi duyarlar?

Atom düzeyinden, sistem düzeyine uzanan bu farklı yapılanmanın nedeni, “or­ganizma” denilen bu birliktelik sayesinde, sağlıklı ve normal bir şekilde varlığını devam ettirebilmesidir. Örnek olarak; pankreas, mide, karaciğer, ince barsaklar, dil, dişler, safra salgısı… tek tek ele alındığı zaman yaptıkları işler birbirlerinden çok farklı ve anatomik olarak vücudun farklı yerlerinde bulunmaktadırlar. Oysa bunları tümü tek bir amaca, sindirime hizmet etmektedirler. Bu nedenle bir sis­tem (sindirim sistemi) oluşturmuşlardır. Mide içerisinde bir hücre hidroklorik asit yaparak sindirime önemli katkıda bulunurken, midenin iç yüzeyinde başka bir hücre grubu salgıladıkları “mukus” adı verilen özel salgı sayesinde salgılanan asi­din zararlı etkilerinden mideyi korumaktadır. Vücudu oluşturan sistemlerde bu ve benzeri nedenlerle hücre ve dokuların organizasyonuna gerek bulunmaktadır.

Soru

Basit bir canlı olan hücre ile bunların oluşturduğu karmaşık bir organiz­manın ortak “canlı” özellikleri var mı?

Canlıların genel özellikleri: Vücutta gerçekleşen tüm kimyasal işlemler, metabolizma olarak adlandırılır. Vücudun gereksinim duyduğu enerjiyi elde etmek için yaptığı yıkım işlemlerine, katabolizma adı verilir. Var olan enerjinin kullanımıyla vücut için gerekli yapıların oluşturulmasına anabolizma adı verilir. Boyut ve hücre sayısı şeklindeki gelişmeye, büyüme adı verilir. Farklı işleri yapabilmek için hücrelerin aralarında iş bölümü yapmasına, farklılaşma (diferansiyasyon) adı verilir.

Çevreden gelen uyarıları alabilme ve gerekli tepkiyi verebilme becerisine, uyarılabilme adı verilir. Herhangi bir uyarının bir başka yere aktarılabilmesine, iletebilme (konduktivite) adı verilir. Hücre ve dokuların boylarını kısaltma biçiminde şekil değiştirebilmelerine, kasılma (kontraktilite) adı verilir Yeni hücre ya da bireylerin oluşmasına, üreme adı verilir.

Canlıların ayırt edici özelliklerini kısaca sıralamak da mümkündür. Bunlar:

Metabolizma: Vücutta gerçekleşen tüm kimyasal işlemleri ve süreçleri kapsa­maktadır. Metabolizma, iki alt kategoriden meydana gelir:

Katabolizma: Vücudumuzun ayakta kalabilmesi için gerekli enerjiyi elde edebilmek amacıyla yaptığı yıkım işlemleridir.

Anabolizma: Vücudumuzun enerji kullanarak çeşitli yapı ve birimleri inşa et­mesidir. Metabolizmanın sağlıklı bir şekilde yürüyebilmesi için; besinlerin vücuda alınması, sindirilmesi, hücrelere kadar ulaştırılması, hücreler tarafın­dan içeri alınıp işlenmesi ve enerji elde edilmesi, bu enerjinin de kullanıl­ması ile ihtiyaç duyulan birimlerin inşa edilmesi ve nihayet artıkların uzak­laştırılıp atılması gerekmektedir.

Büyüme: Bazen boyut olarak, bazen hücre sayısının artması şeklinde görülebi­len gelişmedir.

Farklılaşma: Hücrelerin aralarında iş bölümü ve farklı işler yapabilmeleri için özelleşmiş hücre tiplerine dönüşme sürecidir. Farklılaşma (diferansiyasyon) so­nucunda işlev olarak olduğu gibi, yapısal olarak da hücreler arasında önemli de­ğişikliklere neden olur. Eğer, tüm hücrelerimiz döllenen ilk hücre gibi hiçbir fark­lılığa sahip olmasaydı, bugünkü gibi erişkin bir birey olarak yaşamamız olanaksız olurdu.

Uyarılabilme: İç dünyamızda ve çevremizde olan biten her şeyden haberdar olup gerektiğinde vücudumuzun yeniden ortama uyum sağlamaya çalışmamız bu uyarılabilme becerisi sayesinde olmaktadır. Örneğin; çok sıcakta terler, soğukta titreriz; merdiven çıktığımızda kalbimizin atışları artar, elimize bir şey battığı za­man elimizi hemen geri çekeriz. Tüm bu davranışlar uyarılabilme özelliğinin var­lığı sayesinde olmaktadır.

İletebilme (konduktivite): Herhangi bir uyarının sinir adı verilen, özelleşmiş hüc­reler aracılığıyla taşınmasıdır.

Kasılabilme (kontraktilite): Hücrelerin boylarını kısaltarak şekil değiştirme yete­nekleridir. Örneğin, kas hücreleri ileri derecede kasılabilme yeteneğine sahiptir­ler.

Üreme: Hasar gören bir doku parçasındaki hücrelerin yerine yeni hücrelerin oluşmasıdır. Onarım da üreme ile gerçekleşmektedir. Yeni bireylerin oluşmasıy­la canlı türünün devamı ancak üreme ile mümkündür.