Warning: stristr() [function.stristr]: Empty delimiter in /var/www/vhosts/notoku.com/httpdocs/wp-content/plugins/wp-useronline/wp-useronline.php on line 121
Bu Siteyi Seviyorum
Bize Ulaş
Kapat

NotOku.com'dan nasıl haberiniz oldu?

Vergi Hukukunun Kapsamı

İçinde bulunduğumuz yüzyılda devletlerin gerçekleştirmeye çalıştığı amaçların içinde bulunan sosyal amaçlar, toplumların vazgeçilmez ilkelerinden biri haline gelmiştir. En liberal ekonomilere sahip devletlerde dahi bu ilkenin gerçekleştirilmesine büyük yer verilmektedir. Bu bakımdan devlet harcamaları büyük rakamlara ulaşmaktadır. Günümüzde, bu ve benzeri türden yapılan devlet harcamalarının tümüne yakın bir kısmı, vergi ve benzeri gelirlerle karşılanmaktadır.

Vergi, ‘Devletin, egemenlik gücüne dayanarak kamu harcamalarını karşılamak üzere fertlerden karşılıksız olarak aldığı paradır. ‘ şeklinde tanımlanabilir. Bu tanıma dayanarak, verginin özellikleri şöylece sıralanabilir:

- Verginin temelinde devletin egemenlik gücü yatmaktadır. Bu bakımdan, ‘vergi eşittir hakimiyet’, demek bile pek yanlış olmayacaktır. Verginin egemenlik gücüne dayanarak alınmasının getirdiği doğal sonuç ise, onun zora dayanarak alınması olmaktadır.

- Önceki zamanlarda vergi, aynî olarak da alınmaktaydı. Ancak günümüzde vergi, sadece para ile ödenmektedir. Bu bakımdan vergi parasal bir edimdir.

- Vergi, kamunun yaptığı belirli bir işin karşılığı değildir. Kamu hizmetlerinden yararlanmanın karşılığı alınan algı ile vergi arasında doğrudan bir ilişki bulunmamaktadır. Yani vergi karşılıksızdır.

- Verginin geri ödenmesi söz konusu değildir. Bu niteliği ile vergi, kamu borçlarından ayrılır. Devletin vergi dışında yine egemenlik gücüne dayanarak aldığı harç, resim ve benzeri mali mükellefiyetler de bulunmaktadır. Bunlardan harçlar, bazı kamu kuruluşlarının, sunmuş oldukları kamusal hizmetler dolayısıyla, bu hizmetlerden yararlananlardan, yararlanma karşılığı olarak aldıkları paradır. Tanıma göre harçların nitelikleri de şöylece sıralanabilir:

- Harçlar, kamu kuruluşlarının verdiği hizmet dolayısıyla alınır. Harcı, vergiden ayıran en önemli özellik, verginin karşılıksız olmasına rağmen, harcın belirli bir hizmetin karşılığı olmasıdır.

- Verilmiş olan hizmet karşılığında harç alınabilmesi için, hizmetin kamusal hizmet olması gerekir. Ticari ve sınai bir hizmetin karşılığı olarak alınan bedeller harç olarak kabul edilmez.

- Harçlar da, vergiler gibi zora dayanır. Bu özelliği dolayısıyla harçlar vergilere benzer. Kamu gelirleri arasında yer alan resim ise, bir iş veya faaliyetin yapılmasına kamu kuruluşlarınca izin verilmesi dolayısıyla talep edilen bedeldir. Bu algının özellikleri de şöylece sıralanabilir:

- Resim de harç gibi, yapılan kamusal bir hizmetin karşılığıdır. Bu yönüyle harçlar ile resimler birbirine benzer.

- Resimlerin alınmasında da kamusal bir güç yatmaktadır. Bu yönüyle resimler, vergi ve harçlara benzemektedir. Kamusal güç, bu üç algının da ortak paydasını meydana getirmektedir.

- Bir iş veya faaliyetin yapılmasına izin verilmesinde işlemin, kamusal nitelikte bir işlem olması gerekir. Bu yönüyle resimler ile harçlar benzerlik içerisindedir. Esasen uygulamada, harçlar ile resimleri birbirlerinden kesin olarak ayırmak mümkün olamamaktadır.

Yukarıda belirtilen vergi, harç ve resimlerin dışında, bir takım kamu gelirleri daha bulunmaktadır. Bazı kamu hizmetlerinin yapılabilmesi için, yapılan harcamalara katılma payları (örneğin, belediyelerce yapılan kanalizasyon harcamalarına katılma payı) ile belirli bazı ihtiyaçların finansmanını sağlamak üzere ilgili kişilerden alınan bir takım paralar (Savunma Sanayini Destekleme Fonu için alınan paralar gibi) örnek olarak gösterilebilir. Dar anlamıyla ele alındığı takdirde vergi hukukunun kapsamının, sadece vergiler ile ilgili hukuki düzenlemeleri kapsadığı ileri sürülebilir.

Ancak, harç, resim ve benzeri mali mükellefiyetler, vergi kavramı dışında kalan mali mükellefiyetler olmasına karşın, bu algılar da bir tür vergi benzeri gelir olarak nitelendirilebilir. Çünkü, bunların tümünün temelinde devletin egemenlik gücüne dayanan zor kullanma esası yatmaktadır. Bu bakımdan, vergi hukukunun kapsamını geniş açıdan ele almak ve vergi benzeri gelirleri de bu kavram içinde düşünmek doğru bir yol olacaktır. Nitekim, Türk vergi hukukunda da sözü edilen mali mükellefiyetler, vergilerle birlikte düzenlenmekte ve bunlara ilişkin esaslar vergilerin hukuksal ilkelerine bağlanmaktadır.

EkleBunu Sosyal paylaşım Butonu
Bu Yazıyı Oyla:
Kötüİdare ederİyiÇok İyiMükemmel (Bu yazıya ilk oy veren sen ol!)
Loading ... Loading ...
NotOku tarafından
2 Eylül 2008 tarihinde yazıldı. Toplam 140 kere okundu.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)