Uyuşmazlık Kavramı ve Medeni Usulün Amacı
Aralarında önceden bir ilişki bulunsun ya da bulunmasın, insanlar arasında uyuşmazlık çıkmadıkça çözüm ihtiyacı da duyulmaz. Hukukî bir kavram olarak düşünüldüğünde, uyuşmazlık insanlar yani gerçek kişiler arasında çıkabileceği gibi, gerçek kişilerle tüzel kişiler arasında yahut tüzel kişiler arasında da çıkabilir. Ancak, uyuşmazlığın toplumsal gerçeklik yönü dikkate alındığında insanlar arasında oluşan ve ortadan kaldırılması gereği duyulan olumsuz bir etkileşim olduğu görülür.
Uyuşmazlık çıktığı zaman, bunun çözüm ihtiyacı da kendini hissettirir. Anlaşmazlık yani niza, sulh yolu ile halledilemeyen bir uyuşmazlığı yani ihtilâfı ifade eder. Uyuşmazlık ise, bir hakkın varlığı, kapsamı veya sonuçları hakkında meydana gelen anlaşmazlıktır. Uyuşmazlık ve dava farklı iki kavramdır. Dava bir uyuşmazlığın halli için devlet yargısına müracaatı ifade eder.
Medenî Kanun, Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu, Bankalar Kanunu gibi kanunlarla yani maddî hukuka ilişkin mevzuatla farklı hukukî ilişkilerin düzenlenmesi ve uyuşmazlıkların çıkmasının önlenmesi amaçlanır. Medenî usul hukuku kurallarının amacı ise çıkabilecek uyuşmazlıkların yargısal (kazai) çözümüdür.
Gerçekten, medenî usul hukuku bir hukukî ilişkinin tarafları arasındaki ilişkilere, ancak bu konuda uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra başvurulan kuralları, yani usul hukuku kurallarını ihtiva eden bir hukukî alandır. Bu yönü ile yargı kararının temel amacının uyuşmazlıkların hukuka uygun bir biçimde ve akılcı bir yöntemle çözmek olduğu söylenebilir. Hiç kuşkusuz kararın adalete yönelik olması da, karar ile gerçeğe ulaşmak da yargının amaçlarındandır.
Ancak, adalet verilen hükümler üzerine bireysel ve toplumsal değer yargılarını ifade ettiğinden, bu amacın zamana göre değişebileceği gerçeğinin de vurgulanması gerekir. Hukuk düzeninin usul hükümleriyle çözmeyi amaçladığı uyuşmazlık, mahkeme yönetimi altında usul kurallarına göre yürütülen bir diyalogdur. Mahkemenin uyuşmazlık çözüm sürecini yönetimi, usul tipine göre çok veya az aktiftir.
Anglo-Amerikan yargılama sistemi, Kıta Avrupası ülkeleri sistemlerinden farklı olarak mücadele modeli üzerine kurulmuştur. Genel hatları ile Avrupa’da, bu arada Türkiye’de geçerli olan sistemde mahkeme davanın yürütülmesinde aktif ve bağımsız bir soruşturma yürütür. Bu sistemde tanıklara soruları hâkim sorar ve verilen cevapları değerlendirir. Anglo-Amerikan yargı sisteminin mücadele yönteminin ana özelliği ise, davanın kontrolünün ve biçimlendirilmesinin taraflar veya onların avukatlarınca gerçekleştirilmesidir.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın