Uluslararası Rekabetçi Gücün Belirleyicileri
Karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi ya da döviz kuru ve faiz oranı gibi makro ekonomik değişkenler çerçevesinde yapılan açıklamalar global rekabetin oluşumunu tam olarak açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Her endüstride uluslararası düzeyde rekabetçi gücü belirleyici ve etkileyici faktörler 4 yıl süren ve 10 ülkeyi kapsayan çalışmalar sonucu sistemli ve kapsamlı bir model şeklinde açıklanmıştır.
Porter tarafından elmas modeli olarak adlandırılan bu modelde 4 özellik bir yandan firmaların faaliyette bulunduğu çevreyi şekillendirmekte, diğer yandan da birbirini desteklemekte ve güçlendirmektedir. Bu dört özellik şöyle açıklanabilir:
1. Faktör Koşulları: İnsan kaynakları, fiziksel kaynaklar, bilimsel bilgi, teknik bilgi ve pazar bilgisi konularında birikim, sermayenin maliyeti ve bulunabilirliği, ulaştırma, iletişim, dağıtım sistemleri ve altyapı gibi faktörler ülkenin üretim konumunu belirlemektedir. Hatta ülkenin coğrafi konumu onun dünya ticaretinde belli bir rolü üstlenmesini olanaklı kılan bir faktör olarak görülebilir. Örneğin Singapur’un Japonya ve Orta Doğu arasındaki ana ticaret hattında bulunması bu ülkenin gemi tamir ve bakımında merkez olmasını kolaylaştırmıştır.
İsviçre’de farklı dillerin konuşulması bu ülkenin bankacılık, ticaret ve lojistik alanlarında üstünlük sağlamasına yol açan bir faktör olarak görülmektedir. Ancak, uluslararası rekabet gücüne erişmede yalnızca bu faktörlere sahip olmak yeterli değildir. Önemli olan, etkili ve verimli bir şekilde kullanmaktır. Ulusların belirli endüstrilerde başarılı olması onların ihtiyaç duyulan faktörleri biraraya getirme ve iyileştirmede gösterecekleri performansa bağlıdır.
2. Ülke İçi Talep Koşulları: İç pazardaki talebin varlığı, bu talebin niteliği ve miktarı pazardaki rekabetin oluşumunda etkili olmaktadır. Ulusal pazarda alıcılar, kalite, tasarım ve servis konularında ne kadar titiz davranırlarsa, firmalar da rekabetçi üstünlük elde etmek için o derece çaba harcayacaklardır. Örneğin bir İtalyan hanım ayakkabı alırken ortalama 200 değişik ayakkabı dener. İşte bu çeşitliliği arzu eden talep ve bunu sağlayabilen üretim gücü, doğal olarak dünyanın en güçlü ayakkabı üretici endüstrisini ortaya çıkarmıştır. “Ulusal tutkular” da uluslararası rekabet gücüne sahip endüstriler yaratabilmektedir. Örneğin, ABD tüketicisinin spor, sinema, TV ve müziğe olan ilgisi bu ülkeyi ilgili konularda lider yaparken, İngilizlerin bahçeciliğe olan tutkuları bu ülkedeki firmaların bahçe araçlarında dünya çapında söz sahibi olmalarını sağlamıştır.
3. İlgili ve Destekleyici Endüstrilerin Varlığı ve Gelişmişlik Düzeyi: İlgili endüstrilerin varlığı ve belli bir endüstriyi destekleyen yan endüstrilerin bulunması, o endüstride rekabetçi gücün sağlanmasına yardımcı olmakta ve uluslararası düzeyde başarısını güçlendirmektedir. Buna kısaca küme kavramı diyebiliriz ve ürün ya da hizmetin üretilmesi ile ilgili bütün tarafların coğrafi olarak bir arada bulunmaları diye tarif edebiliriz. Yani bir turizm kümesinden bahsediyorsak; acente, halı satıcısı, otel, müze, restoran, banka, seyahat şirketi vs. Bu kümenin üyeleridir. Kümelerin oluşum seviyeleri, sektörlerin rekabet üstünlüğüne sahip olup olmadıklarının en önemli göstergelerindendir.
4. Firma Yapısı, Stratejisi ve Rekabet: Firma hedefleri, stratejileri, organize olma şekilleri ve iç pazarın yapısı ulusal rekabette üstünlüğü belirleyici öğelerdendir. Organizasyon becerileri ve yönetimin tutumları (örneğin seyahate, yeni dillere, yeni yönetim şekillerine karşı ilgi ve tutum gibi) firmanın ulusal ve uluslararası pazarda rekabet gücüne kavuşmasında etkili olmaktadır. Nitekim iç rekabetin yoğunluğu, daha iyiyi bulma ve rekabet üstünlüğü elde etmede firma için bir baskı unsuru oluşturmaktadır. İç pazarda ölçek ekonomisi avantajlarını yakalamak, kaliteyi geliştirmek, yeni ürün ve proses yaratmak için firmalar arasında görülen mücadele, rekabetçi güce sahip firmaların ortaya çıkmasına olumlu katkıda bulunmaktadır.
Son olarak şans, devletin politikaları ve girişimci potansiyeli rekabetçi gücün elde edilmesinde etkili olan faktörlerdir. Örneğin gemilere olan talebin artması Güney Kore’nin gemi inşa alanına girmesine, batılı ülkelerin Hong Kong’dan ithal edilen tekstil ürünlerine kota koymaları, Singapur ve Japonya’nın bu alana girmesine neden olmuştur. Porter geliştirdiği modelin daha çok endüstriyel devrimini tamamlamış ve gelişmiş ülkelerin rekabetçi gücünü açıklamada kullanılabileceğini iddia ederek 9 faktör içeren bir model geliştirmiştir. Bu faktörler fiziki faktörler, insan kaynakları faktörleri ve harici faktör başlıkları altında toplamak mümkündür.
Fiziki faktörler; doğal kaynaklar, iş çevresi, iç talep, ilgili ve destekleyici endüstrileri kapsar. İnsan kaynakları çalışanlar, politikacı ve teknokratlar, girişimciler, profesyonel yönetici ve mühendislerdir. Harici faktör ise şans faktörüdür. Sonuç olarak, uluslararası düzeyde rekabetçi güç elde etmek isteyen gelişmekte olan ülkelerde fiziki faktörlerin ve insan kaynağının hazır olması ön koşuldur.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın