Türkiye’de Devlet Vatandaş İlişkisi
Örneğin yurttaş onlara başvurduğunda dileğini saygılarıyla arz etmesi ise, kıyamet koparıyorlar da kendileri yurttaşa bir şey diyecekler ise, sadece bilgi edinilmesini buyuruyorlar. Bunun nedeni belki de ceberrut devlet anlayışından doğuyor….” Bu tür örnekleri çoğaltmak mümkün. Sonuçta kamu yönetimine ve onun görevlililerine yönelik olarak olumsuz bir mirastan söz edebiliriz. Bu durumda vatandaş kamu hizmeti ve bu hizmeti gören görevlilerine yönelik olumsuz önyargılara sahiptir. Bu inanışların haksız olduğu da söylenemez. Son dönemde bir çok kamu kurum ve kuruluşunun yeniden yapılanma çabaları ile sundukları hizmet kalitesini artırma çabaları da bu olumsuzluğun kabul edildiğini gösteriyor.
Metin Kazancı, günümüzün yönetsel sorunlarının çok arttığını belirterek, hemen her alanda sınırlayıcı, hizmet götürücü ya da satıcı olan kamu örgütlerinin yönetsel hacimlerinin çok büyüdüğünü dile getirir. Özelleştirmeler sonucu Ülkemizde de devletin götürdüğü hizmetlerin niteliği ve niceliğinde bir küçülme çabası içinde olunduğu açıktır. Ancak, eğitim, sağlık ve güvenlik gibi sosyal devletin olmazsa olmaz hizmetleri bu küçülmenin içinde yer alamazlar. Devlet vatandaş ilişkilerinde hizmet kalitesi Devletin gücünü, prestijini ve saygınlığını artıran bir öneme sahiptir.
Hiç kuşkusuz sözü edilen olumsuzlukları sadece kamu görevlilerinin davranışları ile açıklamak doğru olmayacaktır. Bu olumsuz imajın oluşmasında başka bir çok neden de vardır. Etkin ve verimli bir kamu yönetiminin oluşturulamamasının ardında toplumsal, siyasal ve ekonomik bir çok neden sıralanabilir. Ancak başlarda hizmetin maddi ve kişisel yönleri olduğunu belirtmiştik. Devlet- vatandaş ilişkisinde de hizmetin kişisel yönü son derece önemlidir. Bu kişisel yönün en önemli unsuru da kamu görevi gören kişilerin davranışları, vatandaşla iletişimleridir.
Sayfalar: 1 2

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın