Türkiye İktisat Politikaları Tarihi - Özet
- Kurulan sanayiler Türkiye’de dayanıklı tüketim malı kullanımını yaygınlaştırdı. Yatırım mallarında ve teknolojik içerikli bazı temel girdilerde dışa bağımlılık sürdüğü için, ithal ikameci sanayileşme Türkiye’nin ithalât ihtiyaçlarını azaltarak dış ödemeler dengesini rahatlatmadı.
- 1973′te Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatının (OPEC’in) petrol fiyatlarına yaptığı büyük zamla uluslararası iktisadî daralma başladı. 1977′ye kadar Türkiye diğer çevre ülkeleri gibi, sanayileşme politikasını borçlanarak sürdürdü.
- Türkiye 1980′den itibaren askerî rejim altında ithal ikameci sanayileşme stratejisine son verdi. Çevre ülkeleri içerisinde dış borç bunalımına girerek Dünya Bankasının Yapısal Uyum Programını uygulayan ilk ülkelerden biri Türkiye oldu.
1980 sonrası iktisat politikalarını ve etkilerini açıklayalım
- Türkiye, 1980 yılında 24 Ocak Kararları ile ‘yapısal uyum’, ‘dışa açılma’ ve ‘ihracata dayalı büyüme’ kavramlarıyla nitelenen yeni bir liberal politika dönemine girdi. Yeni liberal siyasetin ilk tedbirleri sık devalüasyolarla esnek bir kur politikası izlemek, iç talebi daraltmak, teşvik ve sübvansiyonlarla ihracatı desteklemek, fiyat kontrollerini ve temel mallara yapılan sübvansiyonları kaldırmak oldu.
- 1980′de mal ihracatı 2.9 milyar dolardan 1985′te 8.0 milyar dolara ulaştı. 1970′lerde yüzde 5′in altında seyreden ihracat/GSMH oranının 1983-1989 ortalaması yüzde 14 oldu. 1982′de sanayi ürünlerinin ihracattaki payı yarıyı geçti.
- Öte yandan, dışa açılmanın mantığı gereği, ithalât da 1984′ten itibaren kademe kademe serbestleştirildi. Serbestleştirme, mal ithalâtının hızlı artışına yol açtı. 1980′de 7.9 milyardan 1985′te 11.3 milyar dolara yükseldi. İthalât/GSMH oranı da yüzde 10′un altında seyrederken 1983-1989 ortalaması yüzde 20 oldu. İthalâtta tüketim mallarının payı yüzde 5′in altında seyrederken 1985′ten itibaren yüzde 10′un üzerine çıktı.
- 1980′lerde finansal sisteme yönelik politikalar da değiştirildi. 1981′de banka faiz hadleri üzerindeki sınırlamalar kaldırılınca mevduat ve kredi faiz hadleri yükseldi.
- Uygulanan finans ve ticaret politikaları 1980′lerin ilk yarısında sabit sermaye yatırımlarının millî hâsıladaki payını azalttı.
- Türkiye 1980 sonrasında müzmin enflâsyona alıştı. Tüketici fiyat artış hadleri 1983-88 yıllarında ortalama yüzde 46 oldu. Yüksek enflâsyon işverenlere ve iktidarlara ücret ve maaş zamlarını enflâsyon oranının altında yaparak çalışanların reel ücret ve maaşlarını düşürme imkânı sağladı.
- 1980′lerin ikinci yarısında, yatırımla desteklenmeyen ihracat artışı yavaşladı ve bazı yıllar durakladı.
- Bu dönemde kamu kesimi açığı büyüdü. Enflâsyon haddi yükseldi. Tüketici fiyatlarının yıllık ortalama artış oranı 1989-93′te yüzde 68 oldu. 1989 yılında hükümet yapısal uyum ve dışa açılma stratejisinde önemli bir adım daha attı: Yurt dışına ve yurt dışından ülkeye sermaye transferlerini serbestleştirdi.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın