Türkiye İktisat Politikaları Tarihi - Özet
19.-20. yüzyılda Osmanlı iktisat politikaları ve etkilerini açıklayalım
- Osmanlı yöneticilerinin iktisadî siyasetinde 19. yüzyılda da İstanbul’un iaşesi ve maliyenin ihtiyaçları ön plânda idi.
- Yabancı sermaye yatırımlarına izin veren 1856 Islahat Fermanı ve yabancıların toprak satın almasına izin veren 1867 Nizamnamesi de siyasî destek uğruna Avrupa devletlerine verilen iktisadî tavizlerdi. Bu tavizler Osmanlı İmparatorluğu’nda Avrupa sermayesinin faaliyetlerini ve nüfuzunu artırdı.
- Osmanlı Devleti 19. yüzyılda da maliye sorunları ile uğraşmak zorunda kaldı. Ayrıca Osmanlı Devleti 1840′ta kaime denilen ilk kâğıt parayı tedavüle çıkardı.
- 19. yüzyılda Osmanlı devleti tarımsal ürünler ihraç eden, pamuklu kumaştan ve iplikten makineye kadar çeşitli sınaî mamuller ithal eden bir ülke hâline geldi.
- Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı ekonomisini felç etti; Anadolu’da buğday, kuru üzüm, fındık üretimi yarı yarıya azaldı, hayvan sayısı azaldı. 1914-1920 arasında millî hâsılanın yüzde 33 azaldığı tahmin edilmektedir.
Cumhuriyetin kuruluşundan 1980 yılına kadarki dönemde Türkiye ekonomisinin gelişimini açıklayalım
- Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Devleti’nden sınaî mallar ithal edip tarımsal ürünler ihraç eden, uzun savaşlar sebebiyle üretimde büyük gerilemeye maruz kalmış bir çevre ekonomisi devraldı. 1923-1929 yıllarında uygulanan iktisat politikaları kısmen Lozan Antlaşması’nın hükümleri altında, kısmen de ekonomiyi canlandırma gayreti altında şekillendi. Bu dönemin iktisat politikaları liberal eğilimliydi. 1923-29 döneminde millî gelirin yıllık ortalama artış oranı yüzde 9 oldu. Yatırımların millî hâsılaya oranı ortalama yüzde 9 seviyesinde kaldı. Sanayiin GSMH’daki payı yüzde 11 idi.
- 1929 yılında dünya sisteminin merkez ülkelerinde büyük bir iktisadî buhran ve daralma başladı. 1929′da aynı zamanda Lozan Antlaşmasının iktisat politikasını kısıtlayan bazı hükümlerinin süresi doldu. Tesadüfen çakışan bu iki olay, Türkiye üzerinde dünya sisteminin baskılarını azalttı.
- 1933′te Beş Yıllık Sanayi Plânı uygulamaya başlandı. Plân çerçevesinde kurulan sanayiler sayesinde ülke ‘üç beyazda’ (dokuma, un ve şekerde) dışa bağımlılıktan kurtuldu. Sanayiin millî hâsıladaki payı 1929′da yüzde 10′dan 1939′da yüzde 18′e yükseldi.
- İkinci Dünya Harbine katılmamakla beraber, Türkiye, sınırına kadar ulaşan savaşın ağır iktisadî etkilerine maruz kaldı.
- 1946-53 yıllarında Cumhuriyet Halk Partisi ve Demokrat Parti iktidarları, diğer çevre ülkelerinden farklı bir yönelime girerek, 1930′lardan beri uygulanan devletçi plânlı sanayileşme siyasetinden uzaklaştı.
- İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra birçok çevre ülkesinin uyguladığı ithal ikameci sanayileşme stratejisine Türkiye 1961′de başladı.
- 1963′ten itibaren uygulamaya konulan beş yıllık kalkınma plânları, kamu yatırımlarını uzun vadeli hedeflere göre düzenlemekte, özel yatırımları da çeşitli teşviklerle plân hedefleri doğrultusunda yönlendirmekte idi. Bu politikalar sonucunda (radyo, buzdolabı, elektrikli süpürge, otomobil gibi) dayanıklı tüketim malları sanayileri genişledi.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın