Türkiye İktisat Politikaları Tarihi - Özet
16.-18. yüzyıllarda Osmanlı imparatorluğu’nda ekonomik yapının temel özelliklerini açıklayalım
- “Osmanlı İmparatorluğu, 18. yüzyıl sonlarına kadar Roma, İslâm, Çin ve İran imparatorlukları da birer dünya imparatorluğu idi.”
- Osmanlı İmparatorluğunda (ve diğer dünya imparatorluklarında) hâkim olan kapitalizm-öncesi üretim tarzı toprağın mülkiyetinin devlete ait olduğu ‘vergisel üretim tarzı’ idi.
- Osmanlı İmparatorluğunda devletin arazileri (dirlikler) gelirine göre has, zeamet ve tımar denilen kategorilerde sınıflandırılmıştı. Dirliklerin dışındaki topraklarda da (örneğin vakıf arazilerinde) tarım yapıldığı gibi, göçebe hayvancılık da yapılıyordu. Diğer iktisadî faaliyetler, loncalarda örgütlenmiş zanaatlar ve ticaret idi.
- Ekonominin temel örgüsü, sermaye biriktirmek değil, toplumun ihtiyaçlarını karşılamak için üretmek ve devleti (ve devletin etrafında örgütlenmiş uygarlığı) ayakta tutan vergileri sağlamak üzerine kurulmuştu.
- 16. yüzyılda Osmanlı Devleti çeşitli sorunlarla karşılaşmıştır: Bunlardan birincisi Avrupa ülkelerinde askerî teknolojinin gelişmesi, askerî güç dengesinin değişmesi ve Osmanlı Devleti’nin Batı’ya doğru genişlemesinin durması idi. İkinci sorun, 16. yüzyılda Avrupa’da tarımsal ürün talebinin artması idi.
Sanayi devriminin etkisi altında 19. yüzyıl merkez çevre ayrışmasının temellerini açıklayalım
- İngiltere’de ticaretle servet biriktirmiş sermayedarlar 18. yüzyılda dokuma, demir, çelik ve başka üretim dallarında teknolojik buluşlardan yararlanarak fabrika düzeninde üretimi başlatmış ve İngiltere’yi dünyanın ilk sanayi ülkesi hâline getirmişti.
- 19. yüzyılda teknolojik icatlar Avrupa kıtasında ve Amerika’da devam etti ve buralarda da sermaye birikimi hızlandı.
- Sanayileşen Avrupa ülkeleri ve ABD, birçok sanayileşmemiş ülkeye ordularını göndererek sömürgeleştirdiler ve bunların insan gücünü sömürüp doğal kaynaklarını talan ettiler. Asya’da, Amerika’da ve Afrika’da sömürgelerinin ve sömürgeleştiremedikleri ülkelerin ekonomilerine ticaret yoluyla ve sermaye ihracı yoluyla nüfuz ettiler. Sonuçta Avrupa ülkeleri ve ABD, 19. yüzyıldaki sanayileşmeyle, üç asırdan beri genişleyen kapitalist dünya sisteminin merkezini oluşturdu.
- Osmanlı Devleti de 16. yüzyıldan beri devam eden süreç doğrultusunda, sistemin bir çevre ülkesi hâline geldi. Devletin siyasî bağımsızlığına rağmen, ülkenin iktisadî ve toplumsal gelişmesi kapitalist merkez ülkelerinden gelen uyarılarla şekillenir hâle geldi. 19. yüzyıl boyunca Osmanlı yöneticileri imparatorluğun malî sorunlarını çözmek ve iktisadî yapısını kuvvetlendirmek için uğraştı.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın