Türk Girişimcisinin Profili
Eyüboğlu’nun MPM tarafından yayınlanan Girişimciliğin Geliştirilmesi adlı eserinde Türk Girişimciliği aşağıdaki şekilde karakterize edilmektedir:
1960′lı yılların ortalarında Türkiye’de gazetecilik yapmış olan İngiliz David Hotham: “Türkler başka hiçbir ulusta rastlanmayacak biçimde devlet otoritesine karşı saygı besler; buna karşılık bireysel özgürlüğe karşı aşırı düşkünlüğü vardır” diye yazmaktadır. Hotham’ın diğer saptamaları ise şöyledir: “Türklerin parayla aralarında ilginç bir ilişki vardır. Türkiye yoksul bir ülkedir; Türkler de herkes kadar paranın önemini bilirler. Fakat paraya karşı az rastlanır biçimde bir küçümsemeleri vardır. Türklerin parayı hor görmeleri, iyi birer işadamı olmalarını engellemiştir. Tarihte de Türk, ticaret gibi aşağılık işler yapmayacak kadar soylu bir kişidir. “İngiliz gazeteci Türklerdeki bu duyguların Osmanlılar zamanında yerleşmiş olduğunu söyleyerek bunu: “Türkiye Cumhuriyetinin ilanından sonra ticaret ve zanaatla uğraşan azınlıklar Türkiye’den ayrılmış veya ayrılmak zorunda bırakılmıştır” şeklinde dile getirmiştir. Bu
durumda Türkiye Cumhuriyeti’nde Türkler ülkenin ticaretini ve teknik yönetimini ele almak durumunda kalmışlardır. O zamana kadar bu işleri Türkiye’de yaşayan azınlıklar (Yahudiler, Rumlar, Ermeniler) yapmaktaydılar. Hotham’a göre bu görev devri, Türkiye açısından, Kemalist reformlardan bile daha önemli sonuçlar yaratan bir devrim olmuştur. “Türkler tarihlerinde ilk defa para kazanma sorunuyla baş başa kalıyorlardı. Doğrusu buna alışmaları da epey güç oldu. Türkler ticaret konusunda yeteneksiz olduklarını bilirler.”
Hotham’ın bu saptamalarından 30-35 yıl sonra 1990′ların sonunda, Ayşe Buğra (1997), Türk girişimcisi üzerine yaptığı araştırmada şunları söylemektedir: “Türk işadamlarının kendilerine bakışının en çarpıcı yönlerinden biri, maddi kazanç amacıyla girişilen faaliyetlerin meşruiyetine ilişkin güvensizlikleridir. (…) Türk işadamları otobiyografilerinde başarılı girişimlerinden duydukları gururdan nadiren söz ederler. Aksine başarıları için neredeyse özür dileyerek kendi başarılarının toplumsal sonuçlarını ön plana çıkarırlar.”

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın