Warning: stristr() [function.stristr]: Empty delimiter in /var/www/vhosts/notoku.com/httpdocs/wp-content/plugins/wp-useronline/wp-useronline.php on line 121
Bu Siteyi Seviyorum
Bize Ulaş
Kapat

NotOku.com'dan nasıl haberiniz oldu?

Toplum

Dördüncü karakteristik kurumların toplumsal sorunların odağı olması ise şu şekilde açıklanabilir: Bilindiği gibi her kurum belirli ihtiyaçları karşılamak için toplumda yer alır. Bu ihtiyaçların gerektiği gibi karşılanamaması önemli toplumsal sorunlar yaratır. Örneğin, işsizlik artışı ekonomi kurumunun, yüksek cürüm ve cinayet oranları hukuki kurumların boşanma oranlarındaki artışlar ise aile kurumunun temel sorunları arasında yer alır. Ancak hepsi de topluma yansıyan sorunlardır.

Her toplumsal kurumun üzerimizde çok önemli etkileri bulunmaktadır. Bütün kurumlar toplumun temelini oluşturan bir kumaşa benzetilebilir. Toplumsal yaşantımızdan tutun, bizlerle ilgili her şey bu kurumlar tarafından oluşturulur ve şekillenir. Bu kurumlar değiştikçe, yapıları farklılaştıkça bizler de uygun değişmeler gösteririz, farklı insanlar oluruz.

Fonksiyonalist ve çatışma kuramcıları toplumsal kurumların varlığını farklı biçimlerde açıklamaktadırlar. Şimdi kısaca bu farklılıkları görelim:
Fonksiyonalist kurama göre, toplumsal kurumlar toplum içerisinde çok önemli görevlere sahip olmaları nedeniyle yaşamsal bir öneme sahiptirler. Hiçbir toplum, bu kurumlar olmadan varlığını sürdüremez. Her toplum temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ve yaşamda kalabilmek için bu kurumlara ihtiyaç gösterir. Fonksiyonalist kurama göre bu beş temel gereksinim şunlardır.

Yeni Üyelere Sahip Olmak: Ölen insanların yerini dolduracak insanlar aile oluşturmakta kazanılır.

Yeni Üyeleri Toplumsallaştırmak: Burada ailenin yanında din ve eğitim kurumları çocukları topluma uygun birer birey olarak kazandırmakta aktif bir görev alırlar.

Mal ve Hizmetleri Üretmek ve Dağıtmak: Burada ekonomik kurumlar yiyecek, giyecek, barınma gibi temel kaynakları sağlarlar.

Toplumsal Düzeni Korumak: Burada politik kurumlar ve askeri örgütler ile dış ve iç tehlikelere karşı önlem almak, toplum içindeki görev ve asayişi sağlamak önem taşır.

Yaşama Bir Anlam Kazandırmak: Toplumun hemen tüm kurumları bu amaca hizmet ederler. Yaşadığımız toplumda taşıdığımız amaç, gerektiğinde bu toplum için fedakarlıkta bulunmamızı hatta canımızı feda etmemizi gerektirebilir.

Çatışma kuramcıları ise, bu temel fonksiyonları kabul etmekle beraber bunların bir uyum içerisinde olmadığını, ortak bir amaç için, uyumlu olarak çalışmadıklarını ileri sürerler. Aksine, toplumsal kurumların toplumun üst tabakalarında yer alan elitler tarafından kontrol edildiğini, bu grupların kendi imtiyaz ve çıkarları için, bu kurumları kontrol ettiklerini savunurlar (Domhoff 1990, 1991). Diğer bir deyimle çoğunluğun üretimden çok az pay alıp, aslan payının küçük bir azınlık tarafından kullanıldığını öne sürerler.

Her iki yaklaşımda birbirleriyle zıt bir düşünce çerçevesinde kurumların varlığını açıklamaktadırlar. Çatışma kuramcıları kurumların varlığını, zenginliğin korunması amacıyla küçük bir grubun elinde olmasıyla açıklamakta, görevselciler ise sosyal kurumları evrensel olan insan ihtiyaçlarını karşılamak için var olduğunu öne sürmektedirler.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6

EkleBunu Sosyal paylaşım Butonu
Bu Yazıyı Oyla:
Kötüİdare ederİyiÇok İyiMükemmel (Bu yazıya ilk oy veren sen ol!)
Loading ... Loading ...
NotOku tarafından
18 Ağustos 2008 tarihinde yazıldı. Toplam 233 kere okundu.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)