Toplum
- Aile,
- Din,
- Hukuk,
- Politik,
- Ekonomik,
- Eğitim,
- Tıp,
- Bilim,
- Askeri kurumlardır.
Her kurumun üstlendiği belirgin bir görev, rol ve normları mevcuttur. Aile kurumu çocuğun bakımı ve korunmasını üstlenirken, eğitim kurumu kültürel bilgi birikimini gelecek nesillere aktarır. Din kurumu insanları ortak değer ve dini törenlerde birleştirerek, toplumun devamlılığına katkıda bulunur. Politik kurumlar güç ve düzenin sağlanması görevini üstlenir.
Ekonomi kurumu ise mal ve hizmetlerin üretimi ve bölüşümü konularıyla ilgilenir. Diğer kurumların da benzer görevleri mevcuttur. Endüstriyel toplumlarda bunlar çok gelişmiş ve ayrı kurumlarken, gelişmemiş toplumlarda bu kurumlarda daha az gelişmiş ve resmi bir biçimde yer almaktadırlar.
Örneğin, endüstriyel toplumlarda eğitim çok gelişmiş, yapılaşmış bir durumda iken, gelişmemiş toplumlarda eğitim informal bir biçimde öğrenilmiş, beklenti ve rollerden oluşabilir. Toplumsal kurumların dört temel karakteristiği vardır:
- Her toplumsal kurum değişmeye karşı dirençlidir.
- Her toplumsal kurum diğer kurumlarla yoğun bir ilişki içerisindedir ve birbirlerine bağlıdır.
- Toplumsal kurumlar zamanla birbirlerine bağlı olarak değişebilirler.
- Toplumsal kurumlar bir toplumdaki temel sorunların merkezini oluştururlar.
Toplumsal kurumların dört temel karakteristiğini şimdi de biraz daha detaylı görelim: Birinci karakteristik yani kurumların değişmeye olan dirençleri çok doğal ve evrenseldir. Çünkü, insanlar gelenek ve göreneklerle bu kurumların özelliklerini benimsemişlerdir. Bu kurumlara olan herhangi bir saldırı ya da eleştiri o toplumdaki üyelerin tepkilerine yol açar. Örneğin, Türkiye’de ailenin gereksiz olduğunu savunan bir görüşün, ne derece tepki alacağını bir düşünün.
İkinci karakteristik olan her kurumun birbirine olan bağlılığı ise yine çok doğaldır. Eğer bir kurumun ortaya koyduğu bir norm, diğer kurumlarca benimsenmezse o toplumda düzensizlikler ve anomi başlar. Örneğin, politik bir sistem olarak demokrasiyi benimseyen bir ülkede diğer kurumlar, demokrasinin yanlışlığını savunuyorlar ve desteklemiyorlarsa, kurumlararası çatışmalar başlar ve toplumsal düzen bozulur.
Üçüncü karakteristik ise kurumların zamanla değişeceğidir. Ancak bu olgu bir bütünlük içinde gerçekleşir. Kurumların birbirine bağımlı olması nedeniyle herhangi bir tanesinde olan değişme diğer kurumları da etkiler. Örneğin, Endüstri Devrimiyle ekonomide başlayan değişmeler zamanla aileyi, dini, politik kurumları ve eğitimi etkilemiş ve hemen hepsinde hızlı değişmeler gözlenmiştir.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın