Toplum
Örneğin, bir şirketin yöneticisi iseniz, ilişki kuracağınız insanlar; emrinizde çalışanlar, hissedarlar ya da bir diğer şirketin yöneticileri olabilir. Bireyin sahip olduğu statü zamanla değiştiği gibi, birden fazla statüye de sahip olabilir. Ancak bunlardan bir tanesi diğerlerine göre daha fazla önem taşır. Buna temel statü ya da master statü denir. Bu statü bireyin toplum içindeki kimliğini belirler.
Bireyler toplum içindeki statülerini iki biçimde elde ederler. Bunlar, edinilmiş ve kazanılmış statülerdir. Edinilmiş statü, bireyin doğrudan bir çabası olmadan, kendi dışındaki faktörler tarafından sağlanan statüdür. Yani birey doğumuyla, cinsiyetiyle ve yaşıyla ilgili olarak bunu elde eder. Yaşlı, genç, kadın, erkek, siyah, beyaz gibi bir statüye sahip olmak buna örnek verilebilir.
Kazanılmış statü ise, bireyin kendi isteği ve çabalarıyla, gönüllü olarak elde ettiği statüdür. Çabalarımız sonucunda üniversite öğrencisi, anne, baba, doktor, avukat veya polis oluruz. Çaba göstermez isek, üniversiteden atılır, iş bulamaz, bir meslek sahibi olamayız. Bir başka deyişle kazanılmış statü, pozitif ve negatif olmak üzere iki yönlüdür. Bir üniversite rektörü de, bir banka hırsızı da kazanılmış statüye sahiptirler.
Toplumsal statülerin insan davranışları açısından önemli yönü, her statünün bireye rehberlik ederek nasıl davranacaklarını göstermesidir. Toplumsal statülerin hemen tüm insan gruplarında mevcudiyeti, onu toplumsal yapıdan ayrılmaz kılar. Her statü kendini sahip olduğu semboller ile belirgin kılar. Örneğin, evlilik yüzüğü evli olduğunuzu, taşıdığınız silah veya omzunuzdaki rütbe sizin asker veya polis olduğunuzu gösterir. Bir genel müdürün arabası, öğretim üyesinin veya hakimin giydiği cübbe, onların statülerinin sembolüdür. İnsanlar bu kişilere buna uygun davranışlar sergiler ve uygun tarzda hareketlerde bulunurlar.
Rol
Belirli bir toplum içinde yer alan bireyler, üzerine aldıkları belirli rolleri yerine getirirler. Bu tıpkı bir tiyatro oyuncusunun sahnede canlandırdığı role benzer. Rol bir grup ya da toplum içindeki insanların sınırları belirlenmiş olarak oynadıkları bir oyundur. Her toplum, üyelerinden üstlendikleri rolü en iyi bir biçimde yerine getirmelerini bekler.
Örneğin; bir taksiye bindiğimiz zaman şoförün bizi istediğimiz adrese götürmesini, bir annenin çocuklarına iyi bakmasını, bir öğretmenin öğrencileri ile yakından ilgilenip, onlara en iyi davranış biçimlerini öğretmesini bekleriz. Her rolün bireyden bazı beklentileri ve ona verdiği bazı imtiyazları vardır. Çünkü, her rol bir statü ile ilgilidir. Rol ve statü arasındaki ilişkiyi şu şekilde açıklayabiliriz: İnsanlar belirli bir statüyü işgal eder ve bu statüye uygun bir rol oynarlar. Böylece statü ve rol kavramı bir madeni paranın iki yüzü gibidir. Örneğin, statüsü üniversite profesörü olan bir kimseyi ele alalım: Bu statüdeki kimsenin rolü hocalıktır. Böylece toplum içerisindeki bir takım normlar bu hocanın yerine getireceği rolleri belirler.
Hocanın statüsü bir tek olmakla beraber, yerine getirdiği rol birçoktur. Yani belirli bir statüdeki insanın oynadığı birçok rol vardır. Bu rollerden bir tanesi öğretmektir. Ancak bunun yanında diğer öğretim üyeleriyle meslektaşlık rolü, araştırmacı rolü, yazarlık rolü, danışmanlık rolü, evde yerine getirdiği babalık rolü vardır. Böylece bir statü birçok rol davranışını gerektirmekte ya da ortaya çıkarmaktadır.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın