Toplum
Toplum ve birey birbirinin ayrılamaz parçalarıdır. Çünkü, aralarında yoğun bir etkileşim vardır. Ancak, toplumun birey üzerindeki etkisi daha yoğundur. Toplum bizi yönlendirerek yaşamımızı anlamlandırır, bizler de sayısız bir biçimde onu şekillendirerek, gelecek nesillere aktarırız. Toplumlar bizler doğmadan önce var olduğu gibi, bizler bu dünyadan göçtükten sonra da varolacaklardır. Toplumlar olmaksızın bizler yaşayamayız. Çünkü insanların dünyaya geldiklerinde bakıma ve korunmaya ihtiyaçları vardır.
Öte yandan hiçbir gelişmiş canlı belirli bilgilere sahip olmaksızın, hayatta kalamaz. Bu bilgilerde ancak belirli bir toplum içinde yaşayarak ve ondan etkilenerek yani öğrenerek elde edilir. Diğer bir deyimle, bir toplum içinde yaptığımız her şey öğrenerek kazanılır. Bu öğrenme süreci, birlikte yaşayarak yani diğer insanlarla bir olup etkileşim kurarak ve diğer insanlara yönelik bir biçimde gerçekleşir. Toplum ve birey arasında bir etkileşim vardır, ancak toplumun birey üzerindeki etkisi daha yoğundur.
En geniş anlamda toplum insanları etkileyen gerçek ilişkiler bütünüdür. Diğer bir deyimle insanların bir toplum içinde var olmalarını sağlayan birbirleriyle her tür ve biçimde kurmuş oldukları ilişkilerin bütünü toplumdur. Ancak toplumdan söz edebilmek için belirli şartların gerçekleşmesi gerekir. Bunlardan birincisi ortak bir toprak parçasına sahip olmaktır. İkincisi, belirli bir idare biçimini benimseyip ona uymaktır. Yani ortak politik bir otoriteye saygı göstermektir.
Üçüncüsü ise ortak bir kültüre ya da yaşam biçimine sahip olmaktır. Böylece, toplum ortak bir toprak parçasına sahip olan, aynı politik otoriteye uyan ve ortak bir kültürden gelen nüfus yığınlarıdır. Modern dünyada toplumlar bir devlet biçiminde karşımıza çıkmaktadırlar.
Önemli olan bu devlet içinde yaşayan insanların, ortak bir kültürü benimsemeleri ve uymalarıdır. Birçok toplumların yaşantıları birbirine benzemeyebilir. Bu nedenle her toplumun değişik bir yapısı vardır. Ancak bu yapıyı anlamakla toplum anlaşılır bir hale gelir. Bu da sosyologlara geniş bir çalışma alanı yaratır.
Toplumsal Yapı
Sosyologlar toplumu tanımlarken onu bir organizmaya benzetirler. Her organizmanın bir yapısı olduğu gibi, toplumun da bir yapısı vardır. Örneğin, insan organizması için elleri, ayakları, iç organları onun yapısını oluşturur. Bu yapı birbirleriyle ilişkili olan bir takım parçaların bir bütünüdür. Başka bir yapı, örneğin herhangi bir binayı ele alalım: Bu binanın parçaları, duvarları, yeri, damı, pencereleri, kapısı olabilir. Bütün binalarda bu parçalara aşağı yukarı rastlanır. Şekilleri farklı olmakla birlikte hepsinin fonksiyonu da ayrıdır.
Ancak bu parçalar olmaksızın binanın anlamı olmaz. Sosyologlar toplumu incelerken onun yapısından söz etmektedirler. Bu yapı, her bir parçanın diğerinden bağımsız olarak yer aldığı tesadüfi olarak bir araya gelmiş insanlardan oluşmuş bir şey değildir. Aksine toplumsal yapı, toplumdaki organize olmuş toplumsal ilişkilerin bir bütünüdür. Bu organize olmuş ilişkiler, toplumdan topluma farklı olmakla beraber bir bütündür. Toplumsal yapı, toplumun bir çerçevesidir ve bu çerçeve bizler doğmadan önce, insanların birbirleriyle kurmuş oldukları ilişkiler tarafından tayin edilir.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın