Toplum Türleri
Günlük dilde toplumları çeşitli biçimlerde sınıflamaktayız. Örneğin gelişmiş, gelişmekte olan, açık, kapalı, kırsal, kentsel gibi. Ancak bunları belirleyen kriterler tam ve açık değildir. İnsanoğlu tarihi gelişimiyle birlikte birbirine benzemeyen binlerce toplum yeryüzünde yer almıştır. Bu gelişim sürecinde bilim adamları bu toplumların doğayı ve çevreyi değiştirmede kullandıkları teknolojinin çeşidine göre, onları beş türe ayırmaktadırlar. Bilim adamlarının bu sınıflaması aşağıda görülmektedir.
Toplum türleri:
- Avcılık ve toplayıcılık toplumları,
- Çobanlıkla geçinen göçebe toplumlar, (Pastoral Societies)
- İlkel tarım toplumları,(Horticultural Societies)
- Tarım toplumları, (Agricultural Societies)
- Endüstriyel toplumlardır.
Bu beş toplumun dışında son yıllarda süper endüstriyel toplum adı verilen bir toplumdan da söz edilmektedir.
Avcı ve Toplayıcı Toplumlar
İsminden de anlaşıldığı gibi avcı ve toplayıcı toplumlar yaşamlarının büyük bir kısmını vahşi hayvanları avlamak ve yiyecek bulmakla geçirmektedirler. Birçok toplum zamanında bu aşamadan geçmiş bulunmaktadır. Hatta bugün bile Avustralya’nın çöllerinde yaşamını sadece yiyecek bulmakla geçiren yerliler bulunmaktadır. Bu gruplar küçük ve dağınık olarak yeryüzünde yer alırlar. Bunun da nedeni çevrenin ve doğanın büyük bir insan grubunu doyuracak nitelikte olmamasıdır.
Böylece avcı ve toplayıcı insanlar 40 kişiyi geçmeyen birincil gruplardır. Her grubun da yaşamını sürdürdüğü ve avlandığı bir kaç yüz millik yaşam alanı mevcuttur. Grup üyeleri arasında yoğun bir iletişim söz konusudur. Gruplarda akrabalık ilişkileri esastır ve her bireyin bir diğeriyle akrabalık ya da evlilik bağı mevcuttur. Bu toplumlarda en önemli kurum ailedir. Aile bu toplumlarda birçok fonksiyonu yerine getirir.
Üretim, koruma, eğitim gibi. Bu toplumlarda politik kurumlar yoktur, bireyler eşittir. Her birey bir süre kabile reisliği yapabilir. Kararlar grup tartışmaları sonucunda alınır. Bu toplum üyeleri devamlı bir hareket içerisindedirler. Yani göç olgusu yoğundur. Çünkü, bir yerleşim yerindeki av ve yiyecek bitince, başka bir yere gitmek zorundadırlar. Zenginlik mal ve mülk sahipliği yok denecek kadar azdır. Devamlı göç olgusu mal sahipliğini çok azaltan bir etmendir. En büyük zenginlik, bulunan yiyecek ya da gıdadır. Bu da bütün toplum üyeleriyle paylaşılır. Bu toplumlarda statü farklılaşmaları çok fazla değildir.
Göçebe ve Çobanlık Toplumları
Bu toplumlar yaşamlarını büyükbaş hayvanları yetiştirerek, çobanlık yaparak geçirirler. Bundan 10 ile 12 bin yıl önce ortaya çıkmışlardır. Daha önceden avladıkları hayvanları yetiştirme ve onları çoğaltma düşüncesi bu toplumsal yaşam biçimini ortaya çıkarmıştır. Bu geçim yolu zamanımıza kadar birçok toplumların yaşam biçimini oluşturmuş ve insanlar bu yetiştirdikleri hayvanların et ve sütünden yararlanmışlardır. Böylece hayvan yetiştirme, bir toplumsal yaşam biçimine dönüşmüştür. Bugün özellikle Afrika ve Orta Doğu’da hâlâ daha yaşamları buna dayanan birçok toplum bulunmaktadır. Bu toplumlar, hayvanlarına yeni otlaklar bulmak amacıyla göçebe bir yapıya sahiptirler. Bu nedenle de materyal zenginlikleri, mal ve mülk sahipliği kısıtlıdır.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın