Ticaret Teorileri Hakkında Bazı Varsayımlar
Hem Mutlak hem de Karşılaştırmalı Üstünlük Teorileri uzmanlaşmaya dayanır. Bu teorilerin ortaya koyduğu varsayım, üretimin uzmanlaşma sayesinde artacağı ve kendi uzmanlaştıkları ürünleri satıp karşılığında diğer ülkelerin uzmanlaştıkları ürünleri satın alarak ülkelerin en iyi duruma gelecekleridir. Fakat bu teoriler her zaman geçerli olmayan bazı varsayımlarda bulunurlar. Bu varsayımların zamanla geçerliliğini yitirmesi dolayısıyla çeşitli eleştiriler yapılmıştır.
Fakat bu eleştiriler teorilerin ana düşüncesini zayıflatmaz, çünkü bunlar daha çok ayrıntılarla ilgilidir. Nitekim daha sonra gelen iktisatçılar bu aksak varsayımların yerine daha gerçekçi olanlarını koyarak, modeli genelleştirmiş ve geliştirmişlerdir. Ticaret teorilerinin dayandığı temel varsayımlar şunlardır:
- Ekonomi tam istihdamdadır.
- Uluslararası ticaret iki ülke arasında yapılmaktadır.
- Ticarete yalnız iki mal konu olmaktadır.
- Nakliye, sigorta gibi giderler yoktur.
- Ticaret takas yoluyla olur.
- Üretim faktörleri ülke içinde hareketli, ülkeler arasında ise hareketli değildir.
- Teknoloji, faktör arzları ve işgücü yeteneği veri kabul edilmiştir.
Ticaret teorisinin dayandığı bu temel varsayımları aşağıdaki başlıklarla incelemek mümkündür:
1. Tam İstihdam: Daha önce verdiğimiz doktor-sekreter örneğinde kişinin doktorluk mesleğini yaparak tüm gününü doldurduğunu varsaydık. Eğer bu varsayımı biraz daha daraltırsak uzmanlaşmanın yararları beklediğimizden daha az olabilir. Eğer doktor tüm zamanını doktorluk yaparak dolduramıyorsa, mesleğinin yüksek gelirinden fedakarlık etmeksizin arta kalan zamanında sekreterlik işlerini de yürütebilir. Mutlak ve karşılaştırmalı üstünlük teorilerinin her ikisi de tam istihdam varsayımına dayanır. Eğer ülkelerin kullanılmayan kaynakları varsa kendi kullanılmayan kaynaklarını üretime dahil etmek için ithalatı kısıtlamaya çalışabilirler.
2. Ekonomik Etkinlik Hedefi: Doktor-sekreter örneğimizde varsayılan hem sekreterlik hem de doktorluğu yapabilen kişinin temel ilgi alanının kârı maksimum yapmak ya da maksimum ekonomik etkinliğe ulaşmak olduğudur. Yine de doktorun tüm zamanını tıbbi işlere ayırmamasının birçok nedeni olabilir. Yöneticilik işlerini daha rahatlatıcı bulabilir ya da bu tür işleri yapmanın kendisini daha çok tatmin ettiğini düşünebilir. İşe yeni alınacak bir sekretere güvenmeyebilir. Gelecekte yöneticilik işlerinin tıptan daha fazla gelir getireceğini düşünerek kendisinde var olan yöneticilik becerilerini korumak için ofis işlerini kendisi yürütebilir.
Ülkelerin de üretimde etkinliğin dışında takip ettikleri başka çıkarlar vardır. Teknolojik değişimden ve fiyat değişimlerinden çok etkilenmemek için aşırı uzmanlaşmayı istemeyebilirler. Örneğin Portekiz şaraptaki fiyat değişimlerinden endişe duyabilir ya da iktisadi hedeflerin dışında hedefleri vardır. Bir politikacı çıkıp bu ülke ile ticaret yapmak bizim kültürel değerlerimize uymaz diyebilir. Ya da politik olarak daha yakın gördüğü bir ülke ile ekonomik çıkarları ikinci plana iterek ticari ilişkileri geliştirmeye çalışabilir. Yani ekonomik etkinliğe ulaşmak her zaman ilk hedef olmayabilir.
3. Kârların Bölüşümü: Uzmanlaşma sayesinde ticaret yapan ülkelerin tümü bu işten kazançlı çıksa da, daha önce tartışılan konularda artan üretimin ülkeler arasında nasıl paylaşılacağına değinilmemiştir. Buğday ve şarap örneğimizde eğer hem İngiltere hem de Portekiz artan üretimden pay alırlarsa, her ikisi de uzmanlaşma ve ticaret sayesinde ekonomik olarak daha iyi bir duruma gelebilirler. Fakat politikaları uygulayan devlet görevlileri de dahil olmak üzere birçok kişi mutlak büyümenin yanı sıra nispi ekonomik büyüme ile de ilgilenirler. Burada nispi ekonomik büyüme ile anlatılmaya çalışılan ticari ortaklarla karşılaştırıldığında ortaya çıkacak durumdur. Eğer ticari ortağın artan kazancın büyük bir bölümünü aldığını düşünürlerse, nispi kayıpları önlemek için mutlak kazançtan vazgeçebilirler.
4. İki Ülke, İki Ürün: Basitlik açısından Smith ve Ricardo sadece iki ülke ve iki üründen oluşan küçük bir dünya varsaymışlardır. Daha önce verilen örneklerde biz de aynı varsayımı sürdürdük. Gerçekçi görünmemekle birlikte bu varsayım teorinin yararlılığını azaltmaz. Ekonomistler çok ürün ve çok ülkenin dahil olduğu ticari ilişkilerde verimlilik üstünlüğünü göstermek için aynı mantığı kullanırlar.
Sayfalar: 1 2

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın