Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
27.11.2014
Ders: Hukuka Giriş      Ünite 4      3 Mart 2010 Ara     

Ticaret Hukuku

Amaç 2

Kişiler arasındaki ticari ilişkilerin türlerini; şirket, kıymetli evrak, sigorta kavramlarını kavrayabilmek ve bunlara ilişkin örnekler türetebilmek

Kavram

Ticaret hukuku, kişiler arasındaki ticari ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarının tümüdür. Ticaret hukuku ile medeni hukuk arasında çok sıkı bir bağ vardır. Gerçekten, medeni hukuk kişiler arasında günlük hayatta cereyan eden ilişkilerden ticari işletme ile ilgili olmayanları, ticaret hukuku ise, ticari işletme ile ilgili olanları düzenler. Bu itibarladır ki, ticaret hukukunu medeni hukuku “tamamlayan” bir hukuk dalı olarak kabul edebiliriz. Nitekim “Türk Ticaret Kanunu, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir cüzüdür” diyen Ticaret Kanunumuzun ilk maddesi de bu fikrimizi desteklemektedir.

Sıra Sizde

Ticaret hukuku ile medeni hukuk arasında ne gibi ilişkiler vardır? Arkadaşlarınızla tartışınız.

Ticaret hukukumuzun en başta gelen kaynağını 1956 tarihli “Türk Ticaret Kanunu” oluşturmaktadır. . Ticaret Kanunu 10 maddelik bir Başlangıç kısmından sonra beş kitaba ayrılmıştır. Bunlar da “ticari işletme”, “ticaret şirketleri”, “kıymetli evrak”, “deniz ticareti” ve “sigorta hukuku”dur. O halde ticaret hukuku da buna uygun biçimde “ticari işletme hukuku”, “şirketler hukuku”, “kıymetli evrak hukuku”, deniz ticareti hukuku” ve “sigorta hukuku” olmak üzere beş bölüme ayrılır. Aşağıda bunları ayrı ayrı ele alarak genel bilgiler vereceğiz:

Ticari İşletme Hukuku

Ticaret Kanunumuz ticari işletme esasına dayanmaktadır. Kanun ticari işletmeyi 11. maddesinde şöyle tanımlıyor: “Ticarethane veya fabrika yahut ticari şekilde işletilen diğer müesseseler, ticari işletme sayılır. ”

Görüldüğü üzere ticari işletme kavramına ticarethane, fabrika ve ticari şekilde işletilen diğer müesseseler girmektedir. Ne gibi müesseselerin ticarethane olduğu Ticaret Kanununun 12. maddesinde sayılmıştır. Bunlara örnek olarak matbaacılık, tiyatro, sinema, otel ve lokantacılık, sigortacılık, bankacılık, sarraflık, nakliyecilik, acentelik, komisyonculuk, madencilik, özel okul ve özel hastane işletmek, su, gaz ve elektrik dağıtmak, açık satış yerleri işletmek gibi faaliyetler gösterebilirler. Kanun fabrikacılığı ise şöyle tanımlamaktadır: “Fabrikacılık, ham madde veya diğer malların makine yahut sair teknik vasıtalarla işlenerek yeni veya değerli mahsuller vücuda getirilmesidir” (TTK. m. 12/II) .

Sıra Sizde

Çevrenizdeki işletmeleri inceleyiniz. Siz bir işletme tanımı yapınız.

Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir (TTK. m. 14) . Tacirler her türlü borçlarından dolayı iflasa tabidirler, yani tacirler hakkında borçlarından ötürü iflas yoluyla takip yapılabilir. Tacirler bir ticaret unvanı kullanmak, bunu ve ticari işletmelerini ticaret siciline tescil ettirmek, ticari defter tutmak ve tedbirli bir iş adamı gibi davranmakla yükümlüdürler.

Tacirlerin yanında yine ticaretle uğraşan başka kimseler vardır ki, bunlara esnaf denir. Ticaret Kanununa göre esnaf, ister gezici olsun, ister bir dükkanda veya bir sokağın belli bir yerinde sabit olsun, iktisadi faaliyeti nakdi sermayeden çok bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleridir (TTK. m. 17) . O halde, fırıncı, kasap, terzi, ayakkabı tamircisi, berber, kalaycı, demirci, marangoz gibi kimseler tacir değil, esnaftır.

Esnaf denilen kişiler, ticaret unvanı kullanmak ve ticari defter tutmak zorunda olmadıkları gibi iflas da etmezler. Öte yandan, ancak gerçek kişiler, yani insanlar esnaf olabilir. Oysa gerçek kişiler kadar tüzel kişilerin (örneğin şirketlerin) de tacir olması mümkündür.

Sıra Sizde

Ticari işletme ve esnaf kavramlarını dikkate alarak çevrenizdeki işletmelerin ticari işletme olup olmadıklarını saptamaya çalışınız.

Şirketler Hukuku

Şirket, iktisadi bir amacı gerçekleştirmek, yani kazanç elde ederek bunu ortakları arasında paylaştırmak amacıyla kurulmuş kişi topluluğu şeklindeki tüzel kişidir. Ticaret Kanunumuzda, ticaret şirketi (ticaret ortaklığı) olarak başlıca dört tür şirket düzenlenmiştir ki, bunlar “kolektif şirket”, “komandit şirket”, “anonim şirket” ve “limitet şirket”tir (TTK. m. 136) . Kooperatifler ise 1163 sayılı “Kooperatifler Kanunu”nda düzenlenmiş bulunmaktadır. Bunlar hakkında kısaca bilgi verelim:

Sıra Sizde

Tek kişilik bir şirket olabilir mi? Siz bir şirket tanımı yapabilir misiniz?

Kolektif şirket, ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek üzere gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirisinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlanmamış olan şirkettir (TTK. m. 153) . kolektif şirket, imzaları noterce onaylanmış yazılı bir şirket sözleşmesinin yapılması ve bunun ticaret siciline tescil edilmesiyle tüzel kişi olarak kurulmuş olur. Ortaklar şirketin borçlarından dolayı koydukları sermaye payıyla değil, bütün mallarıyla sınırsız şekilde ve müteselsilen sorumludurlar.

Komandit şirket, ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek maksadıyla kurulan ve şirket alacaklılarına karşı ortaklardan bir veya bir kaçının sorumluluğu sınırlandırılmamış, diğer ortaklarının sorumluluğu belli bir sermaye ile sınırlanmış olan şirkettir (TTK. m. 243) . Sorumluluğu sınırlı olan ortağa komanditer sınırsız olana ise komandite denir; komandite ortakların gerçek kişi olmaları şarttır. Komandit şirketin adi komandit şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket şeklinde iki türü vardır.

Anonim şirket, bir ticaret unvanına sahip, esas sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan ve borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir (TTK. m. 269) . Anonim şirket en az beş kişi tarafından ve en az 50. 000. 000. 000 TL sermaye ile kurulabilir; şirketin esas sermayesi en az 500 liralık paylara ayrılır. Ortaklar şirketin borçlarından dolayı sadece payları ile sınırlı olarak sorumludurlar. Ortakların pay sahipliğini gösteren belgelere hisse senedi denir.

Limitet şirket, iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulup, ortaklarının sorumluluğu koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı ve esas sermayesi belirli olan şirkettir (TTK. m. 503) . limitet şirketlerde ortakların sayısı ikiden az, elliden fazla olamayacağı gibi, sermayenin de en az 5. 000. 000. 000 lira olması şarttır. limitet şirketler bankacılık ve sigortacılık yapamazlar.

Sıra Sizde

Ticaret şirketlerinde ortakların adedi ve niteliği bakımından bir fark var mıdır? Sermaye miktarları ne olmalıdır? Daha önce yaptığınız şirket tanımı tüm şirketler için geçerli olabilir mi?

Kooperatif, tüzel kişiliğe sahip olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıktır.

Sıra Sizde

Kooperatif, bir şirket midir?

Kooperatifler en az yedi kişi tarafından kurulabilir; bir ortaklık payının değeri en az 100. 000 TL olup bir ortak en çok 5000 pay taahhüt edebilir, yani bir ortağın payı en çok 500. 000. 000 TL. olabilir. Ortakların sorumluluğu sınırsız olabileceği gibi, sınırsız fakat koymayı taahhüt ettikleri paylarla orantılı veya belirli bir miktarla sınırlı da olabilir. Kooperatifler eskiden “Ticaret Kanunu”nda düzenlenmiş iken sonradan 1969 yılında çıkarılan 1163 sayılı “Kooperatifler Kanunu”na tabi olmuşlardır. Kooperatiflerin üretim, tüketim, kredi ve yapı kooperatifi türleri vardır.

Sıra Sizde

Sizin ve çevrenizden birinin ortağı bulunduğu bir kooperatif var mı? Ne tür faaliyet göstermektedir?

Kıymetli Evrak Hukuku

Kıymetli evrak hukuku, kambiyo senetleri veya ticari senetler de denilen kıymetli evrak ile ilgili hukuk kurallarından oluşmaktadır.

Kıymetli evrak, öyle senetlerdir ki, bunlarda yazılı olan hak, senetten ayrı olarak ileri sürülemeyeceği gibi, senetten ayrı olarak başkasına devir de edilemez (TTK. m. 557) . Kıymetli evrak, yazılı senetlerdir ve çok sıkı şekil şartlarına bağlanmışlardır, yani senet ancak kanunda belirtilmiş olan şekil şartlarına uygun biçimde düzenlendiği takdirde geçerli olur. Kıymetli evrak dediğimiz senetlerde hak sıkı surette senede bağlanmıştır, hakkı senetten ayırmak mümkün değildir. Bu nedenledir ki, hakkın ileri sürülebilmesi için senedin sunulması (ibraz edilmesi) şarttır. Kıymetli evrakın çeşitli türleri vardır. Ticaret Kanunumuz bunlardan üçünü etraflı biçimde düzenlemiştir. Kambiyo senetleri denilen bu senetler de poliçe, çek ve bonodan ibarettir. Bunlar dışında hisse senetleri, tahviller, konşimento ile umumi mağazalar tarafından çıkartılan makbuz senedi ve varant gibi senetler de kıymetli evraktırlar.

Sıra Sizde

Kambiyo senetlerinin kaç türü vardır? Bunlardan hangisi en kolay devredilebilmektedir?

Kıymetli evrak devir yönünden üçlü bir ayırıma tabi tutulur: Nama yazılı senetler, emre yazılı senetler ve hamile yazılı senetler. Nama yazılı senetlerde hak sahibi ismen belirtilmiştir; ayrıca senette emre veya havalesine kaydı bulunmadığından, bu senetlerin elden ele dolaşma (tedavül) kabiliyeti çok azdır. Bunlar senet zilyetliğinin devri ve yazılı devir beyanı ile başkasına devredilebilirler.

Sıra Sizde

Nama yazılı senedin devri diğerlerine göre neden daha güçtür?

Emre yazılı senetler, belli bir kimse veya onun emir ve havalesine düzenlenmiştir. Bunlar ciro yoluyla başkasına devredilebilir. Ciro senette yazılı olan hakkın devredilmesini, rehnedilmesini veya tahsil edilmesini sağlamak amacıyla yapılan bir irade açıklamasıdır. Bu irade açıklamasına ilaveten senedin teslim edilmesiyle devir işlemi tamamlanmış olur. Ciro, senedin önyüzüne, arkasına veya senede bağlı bir kağıda hak sahibi tarafından imza atılmak suretiyle yapılabilir.

Sıra Sizde

Ciro ne demektir, hangi kıymetli evrak türlerinde nasıl yapılır?

Hamile yazılı senetler, üzerinde belli bir kişinin adı yazılı olmayan, onu taşıyanın (hamilin) hak sahibi sayıldığı senetlerdir. Bunların elden ele dolaşma (tedavül) kabiliyeti çoktur ve senedin teslimiyle senetteki hak da devredilmiş olur.

Sıra Sizde

Kıymetli evrakta hakkın sıkı surette senede bağlanmış olmasından ne anlıyorsunuz?

Deniz Ticareti Hukuku

Deniz ticareti hukuku, denizde gemilerle yolcu ve eşya taşıma işlerini düzenleyen hukuk kurallarından oluşmaktadır. Denizde yolcu ve eşya taşıma aracı gemidir. Ticaret Kanunumuzun 816. maddesine göre, “tahsis edildiği gayeye uygun olarak kullanılması, denizde hareket etmesi imkanına bağlı bulunan ve pek küçük olmayan her türlü tekne gemi sayılır. Denizde kazanç elde etme maksadına tahsis edilen veya fiilen böyle bir maksat için kullanılan her gemi, kimin tarafından ve kimin nam ve hesabına kullanılırsa kullanılsın ticaret gemisi sayılır”.

Sıra Sizde

Gemi ile ticaret gemisi arasında ne fark vardır?

Her geminin bir bayrağı ve bağlama limanı vardır. Bayrak, geminin bağlı olduğu devleti gösterir. Bağlama limanı ise, gemiye ait seferlerin idare olunduğu limandır. Gemilerin yazıldığı sicile gemi sicili denir.

Sıra Sizde

Bayrak, bağlama limanı ve gemi sicili deyimleri neyi ifade eder?

Gemisini deniz ticaretinde kullanan gemi sahibine donatan (TTK. m. 946/I) , gemiyi sevk ve idare eden kimseye ise kaptan denir. Kaptan, donatan veya onun temsilcisi tarafından atanır; gemi adamları ve yolcuların amiridir; yolculuk sırasında donatanın ve geminin taşıdığı yükle ilgili kişilerin temsilcisidir.

Sıra Sizde

Donatan ve kaptan aynı kişi olabilir mi?

Deniz yoluyla eşya taşımak üzere yapılan sözleşmeye navlun sözleşmesi, taşıma karşılığında ödenen ücrete ise navlun denir.

Sıra Sizde

Kaptanın yetkilerine bir örnek gösterebilir misiniz?

Sigorta Hukuku

Sigorta, önceden bilinemeyen tehlikelerden (risklerden) dolayı uğranılan zararların giderilmesi (telafi edilmesi) amacına yönelik bir kurumdur. Bu kurumun biri sosyal sigortalar diğeri ise özel sigortalar olmak üzere başlıca iki ana kolu vardır. Sosyal sigortanın gayesi, serveti olmayan sosyal sınıfları güvence altına almak, onların geleceğini güvenli bir hale getirmektir. Sosyal sigortanın güvence altına aldığı tehlikeler (riskler) ; hastalık, meslek hastalığı, sakatlık, iş kazası, ihtiyarlık, analık, işsizlik ve ölüm halleridir. Sosyal sigorta, kanunla kurulmuş kurumlar tarafından yapılır. Örneğin “Sosyal Sigortalar Kurumu”, “Bağımsız Çalışanlar Kurumu” (Bağ-Kur) , “Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı” birer sosyal sigorta kurumudur. Sosyal sigortalar zorunludur.

Sıra Sizde

Sosyal sigortalar olmasaydı ne gibi sonuçları olurdu? Arkadaşlarınızla tartışınız.

Özel sigorta ise, bir kimsenin malvarlıksal değeri olan varlıklarını tehlikelere karşı korumak amacına yöneliktir ve zorunlu değil, isteğe bağlıdır (ihtiyaridir) . Özel sigorta Ticaret Kanunumuzda düzenlenmiştir. Ticaret Kanunumuza göre, “sigorta bir akittir ki, bununla sigortacı bir prim karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini halele uğratan bir tehlikenin (bir rizikonun) meydana gelmesi halinde tazminat vermeyi yahut bir veya birkaç kimsenin hayat müddetleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen belli bir takım hadiseler dolayısıyla bir para ödemeyi veya sair edalarda bulunmayı üzerine alır” (TTK. m. 1263/I) . Tarafların karşılıklı hak ve borçlarını gösteren ve sigortacı tarafından sigorta ettirene verilen yazılı belgeye sigorta poliçesi, sigorta ettirenin sigortacıya ödemekle yükümlü olduğu ücrete sigorta primi, tehlikenin gerçekleşmesi ve hasarın ortaya çıkması halinde sigortacının sigorta ettirene ödeyeceği meblağa da sigorta tazminatı denir. Bir kimse her türlü tehlikelere karşı (örneğin yangın, hırsızlık, ölüm) malını veya hayatını ya da hayatının önemli unsurlarını (örneğin sesini, güzelliğini, gözlerini) sigorta ettirebilir.

Sıra Sizde

Özel sigortanın amacı nedir? Sosyal sigorta ile özel sigorta arasında ne fark vardır?

“Ticaret Hukuku” için 1 cevap

  1. [...] için gerekli bilgi ve becerilere sahibi olacağız.İçindekiler- Giriş Medeni Hukuk Ticaret Hukuku Devletler Özel Hukuku Özet Test Soruları Düşünelim, Tartışalım Yaşamın İçinden [...]

Bir Cevap Yazın

*