T.C. Merkez Bankası’nın Para Arzı Tanımları
Paranın tanımlanmasında karşılaşılan güçlük, para miktarının hesaplanmasını ve bunun kontrol edilmesini güçleştirmektedir. Bu nedenle her ülkede merkez bankası fonksiyonunu üstlenen kurum, ülkenin finansal sisteminin özelliklerini ve bu sistemi düzenleyen yasal çerçeveyi esas alarak, çeşitli para arzı tanımları yapmaktadır.
Ülkemizde T.C. Merkez Bankası tarafından yapılan çeşitli para arzı tanımları söz konusudur. Paranın tanımı konusunda, yukarıda değinilen belirsizliklere paralel olarak, dünyadaki diğer merkez bankaları gibi T.C. Merkez Bankası da birden fazla para arzı tanımına yer vermektedir. Hatta bunlardan bazıları (M2Y ve L gibi) 90′lı yılların başlangıcından itibaren tanımlanan parasal büyüklüklerdir.
Genellikle dar tanımlı para arzı olarak bilinen ve M1 ile gösterilen para arzı tanımına dolaşımdaki nakit, ticari bankalardaki vadesiz mevduatlar (resmi mevduatlar ve bankalararası mevduat hariç) ve T.C. Merkez Bankası’ndaki mevduat dahil edilmektedir. Genel olarak dolaşımdaki nakit ve vadesiz mevduatların toplamı dar tanımlı para arzı olarak bilinirken, T.C. Merkez Bankası bu toplama kendisinde bulunan vadesiz mevduatları da ilave etmektedir. Ancak, ilave edilen bu miktarın toplam içindeki payı son derece küçük olduğu için, (2005 yılı sonu itibariyle yaklaşık yüzbinde 2) pratikte büyük sorun yaratmamaktadır. Öte yandan dolaşımdaki nakit kapsamına Hazine tarafından ihraç edilmiş olan ufaklık para da dahildir. Buna göre M1 para arzı tanımını, formüle edersek,
M1 = C + DD + DCB
yazabiliriz. Bu eşitlikte,
C : Dolaşımdaki nakit miktarını
DD : Ticari bankalardaki vadesiz mevduat miktarını
DCB: Merkez Bankasındaki mevduat miktarını
ifade etmektedir. TC Merkez Bankası tarafından yapılan tanıma göre dolaşımdaki nakit miktarı, emisyon hacminden bankaların kasalarında bulunan TL miktarının çıkarılmasıyla elde edilmektedir. 2005 yılı sonu itibariyle M1 para stoku miktarı yaklaşık 42 milyar lira düzeyindedir ve bunun dağılımı aşağıdaki grafikte görülebilir. Pasta grafikten anladığımız dağılıma göre, Türkiye’de M1 para arzının yaklaşık yüzde 44′lük kısmı nakit, yüzde 56′lık kısmıysa bankalardaki vadesiz mevduatlardan oluşmaktadır. Bu da bize, para miktarının belirlenmesinde, bankacılık sisteminin önemini göstermektedir. Finansal sistem geliştikçe ve halkın bankaları kullanımı yaygınlaştıkça M1 içinde nakdin payının daha da azalması, kaydi para olarak adlandırılan mevduat şeklindeki paranın payınınsa artması beklenir.


Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın