Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
01.11.2014
Ders: İktisat Tarihi      Ünite 1      27 Şubat 2010 Ara     

Tarım İnkılabı ve Sonuçları

İki Ekonomik İnkılap

İnsanlığın ekonomik tarihi, toplumların ekonomik performansını temelden değiştiren ve uzun dönemli ekonomik büyümeyi mümkün kılan iki köklü değişim çerçevesinde yazılabilir. Bu iki değişimden ilki M. Ö. 8. bin yılda ortaya çıkan ve daha önce avcılık ve toplayıcılıkla geçinen insan gruplarını çiftçi ve çoban toplumlarına dönüştüren tarım inkılabı; ikincisi ise 18. yüzyılda başlayan ve iki yüzyıl içinde dünyanın tarımla uğraşan nüfusunu köklü biçimde azaltarak (1750′lerde % 8090′dan 1950′lerde % 50-60′a) insanı artan ölçüde hizmet ve mamul mal üreticisi haline getiren sanayi inkılabıdır. Bu iki büyük değişimin sonuçlarını en belirgin olarak dünya nüfusunun gelişmesinde görmek mümkündür. M. Ö. 10 000 yılları civarında dünya nüfusu 5-10 milyon dolayındaydı. Tarım inkılabı öncesinde dünya nüfusunun ulaşabileceği en üst sınır ise, 20 milyon olarak tahmin edilmektedir. Tarım inkılabı ile birlikte insan, bu sınırı ilk kez aşmayı başarmıştır. Dünya nüfusu sanayi inkılabına kadar geçen 10-12 bin yıllık sürede hızla artarak 1750′de 750 milyon dolaylarına ulaşmıştır. Bu da dünya nüfusunun sanayi öncesi dönemde ulaşabildiği en üst sınırdı. İnsanın doğal çevresine hükmetmekte kazandığı ikinci büyük maddi başarısı olan sanayi inkılabı, dünya nüfusunda adeta bir patlamaya yol açmış ve 1750′de 750 milyon dolayındaki dünya nüfusu 1850′de 1, 2 milyar, 1900′de 1, 6 milyar ve 1950′de de 2, 5 milyar dolaylarına ulaşmıştır.

Sıra Sizde 2

İktisat tarihi açısından en önemli iki inkılap nelerdir? Belirtiniz.

Tarım İnkılabı

Yaklaşık olarak 10.000 yıl önce insanlar, yerleşik tarıma geçmeyi başardılar. Çeşitli bitkiler yetiştirmeyi ve hayvanları ehlileştirmeyi öğrendiler. Bu gelişme, insanın doğal çevresindeki kaynaklardan yararlanma imkanını olağanüstü denebilecek ölçüde artırarak Neolitik inkılap olarak da adlandırılan temel bir ekonomik değişimi hazırladı. Avcılık ve toplayıcılıktan yerleşik tarıma geçiş, insanın ekonomik ve sosyal gelişme hızını büyük ölçüde artırdı. İnsanın bilgi birikiminde büyük bir hızlanma görüldü. Bu bilgi birikimi, insanın son 10 000 yıldaki maddi gelişiminin kaynağını oluşturdu. Tarım birbirinden bağımsız olarak birkaç bölgede farklı zamanlarda ortaya çıktı: Ortadoğu, Orta Amerika, Kuzey Çin. Bu büyük ilerleme, ilk kez Ortadoğu’da yepyeni bir hayat ve ekonomi tarzının doğmasına yol açtı. Yiyecek üretimine dayalı bu ekonomi şeklinin Avrupa, Asya ve Afrika’da daha geniş alanlara yayılması binlerce yıl aldı. Mesela Ortadoğu’dan İskandinavya’ya ulaşması 5 000 yılda mümkün oldu.

Tarımın ilk yayıldığı bu bölgelerden Orta Asya’nın, Güney Rusya’nın ve Kuzey Arabistan’ın geniş otlaklarında insanlar, hayvancılıkla geçinerek göçebe çobanlığa yönelirken; Suriye, Anadolu, İran ve Afganistan’ın yüksek bölgelerinde sık ormanlarla kaplı olmayan alanlarda çiftçilik yapmaya başladılar.

Gübre, ürün rotasyonu ve hatta nadasa bırakma gibi toprağın verimliliğini yeniden kazanmasını sağlayan uygulamalar henüz bilinmediğinden neolitik çağın çiftçileri, sürekli ekim nedeniyle verimliliği yiten toprakları terk ederek yeni, bakir topraklarda tarım yapıyorlardı. Yakın çevrede yeni topraklar bulunmazsa başka bölgelere göç ediyorlardı.

Modern zamanlarda bilinen bütün önemli yiyecek bitkileri neolitik çiftçiler tarafından keşfedilmiştir. Aynı şekilde at ve deve dışında en önemli evcil hayvanlar uygar toplumlar ortaya çıkmadan önce ehlileştirilmiştir. Çanak çömlek imali, dokuma, ekmek yapma ve keskin bir araç elde etmek için taşların cilalanması gibi teknikler de neolitik zamanlarda keşfedilmiştir.

Tarım İnkılabını Açıklayan Teoriler

İnsan niçin tarıma geçmek gereğini duymuştu? Bu olayı açıklamak için başlıca üç farklı teori ileri sürülmüştür.

l. Gordon Childe tarafından geliştirilen ilk teoriye göre, son buz çağındaki iklim kötüleşmesi nedeniyle bir zamanlar yeterli ölçüde su kaynaklarına sahip olan Yakındoğu ve Kuzey Afrika kuraklaştı. Daha önce insanlar için kolaylıkla elde edilebilir bitkiler ve avlanabilir vahşi hayvanlarla dolu olan bu bölgede, azalan yiyecek kaynakları, mevcut vahalar ve su kaynakları çevresinde toplandı. Bu az sayıdaki vahalarda insanlar, hayvanlarla ve bitkilerle daha sıkı ve yakın bir temas içinde bulunmaya, onları daha yakından gözlemeye başladılar. Bu arada bazı hayvanları düşmanları olan et yiyici hayvanlardan da korudular. Böylece ot yiyen hayvanlar tedricen evcilleşti. İnsan da onları ot ve hububatla beslemeyi ve korumayı kendisi için yararlı buldu. Childe’ın bu teorisi, belirli tür hayvanların yok olması sonucu doğal kaynaklarda meydana gelen bir azalmadan doğan çevre değişikliklerini hareket noktası olarak almaktadır. Azalan doğal kaynaklar, avcılıkta ve toplayıcılıkta istihdam edilecek işgücünün verimliliğinin azalmasına yol açmıştı. İnsanın hayatta kalabilmesi için geriye kalan kaynaklardan daha etkin biçimde yararlanması gerekiyordu. İnsan, tarımla emeğinin verimini artırmayı başarmıştı. Childe’in bu teorisi iki yönden tenkit edilmiştir. Bu değişme niçin daha önceki iklim kötüleşmelerinde ortaya çıkmamıştı? İkinci ve daha önemli olarak tarihi meteoroloji araştırmaları, iklim değişmeleri ile tarımın ortaya çıkış yeri ve zamanı arasında bir paralellik olduğu görüşünü doğrulamamaktaydı.

2. İkinci bir teori Robert J. Braidwood tarafından geliştirilen çekirdek alan teorisidir. Çekirdek alan teorisi, insanın doğal çevresindeki hayvan ve bitkileri giderek daha iyi tanımasını sağlayan bir kültürel gelişmenin tarım inkılabına yol açtığını ileri sürmektedir. Çekirdek alan, evcilleştirilmeye hazır çok sayıda vahşi hayvan ve yetiştirilmeye uygun çok sayıda bitkinin bulunduğu, tarıma son derece elverişli tabii bir çevredir. İşte bu çevrede tarım aracılığıyla yiyecek üretimi, insan toplumlarının artan kültürel farklılaşmasının ve ihtisaslaşmasının bir nihai ürünü olarak ortaya çıkmıştır. M. Ö. 8 000 yıllarında Filistin ve çevresindeki insanlar çevrelerini çok iyi tanımış bir hale geldiler ve böylece bitkiler yetiştirmeye daha önce topladıkları ya da avladıkları hayvanları ise ehlileştirerek beslemeye başladılar. İnsanın tarımsal teknikleri, tedrici bir öğrenme sürecinin sonucunda bulduğunu ileri süren bu teorinin eksikliği, tarımın doğuşu için bilginin gerekli bir şart olmasına karşılık yeterli olmadığını görememesidir.

3. Lewis R. Binford tarafından geliştirilen üçüncü bir teori ise, tarıma geçişi açıklamakta hareket noktası olarak nüfus artışını almıştır. Bu teoriye göre göçlerle meydana gelen nüfus yığılması, doğal kaynaklar üzerinde bir baskı meydana getirmişti. Hayatta kalabilmek için rakip gruplar arasında bir mücadele başlamıştı. Artan nüfus, mevcut doğal kaynaklar, insan dengesini bozmuştu. Yiyecek kaynakları azalmıştı. Bu baskı, insanları verimliliği artırmaya itmişti. Ayakta kalabilme mücadelesi daha etkin tekniklerin geliştirilmesini zorunlu kılmıştı. Nüfus baskısı, önce daha büyük hayvanlardan daha küçük hayvanların avlanmasına ve nihai olarak da toplayıcılıktan tarıma geçilmesine neden olmuştu. Nüfus artışını tarımın doğuşunu açıklamak için hareket noktası alan bu teorinin eksikliği de nasıl ve niçin nüfusun arttığını açıklamaya temel olabilecek bir nüfus teorisi ortaya koyamamış olmasıdır.

Sıra Sizde 3

Tarım İnkılabını açıklayan her üç teorinin de hareket noktalarını belirtiniz.

Tarım İnkılabının Sonuçları

Tarımın ortaya çıkışı toplumların ekonomik, sosyal ve siyasi organizasyonlarında önemli değişikliklere yol açtı. M. Ö. 8 bin yıllık sürede giderek ortaya çıkan bu gelişmeler şöylece özetlenebilir.

- Nüfus arttı. İnsanların yerleştikleri alanlar genişledi. Akdeniz’in çevresindeki toprakların nüfusu oldukça yoğun hale geldi.
- Zaman içinde avcılık ve toplayıcılıktan çiftçiliğe doğru sürekli bir geçiş oldu. Giderek tarım, hakim ekonomik faaliyet haline gelirken, yerleşik hayat da göçebeliğin yerini aldı.
- İlk kez bir siyasi organizasyon olarak devlet doğdu. Demokrasiden despotluğa kadar çok çeşitli siyasi sistemler, farklı toplumlarda uygulama alanı buldu. Bu farka rağmen hepsi de bir idarenin, bir siyasi otoritenin görevlerini yaptı. Devletin doğuşu, savaşı ve siyasi istikrarsızlığı beraberinde getirdi. Genel bir eğilim olarak askeri teknolojideki gelişmelere paralel şekilde devletlerin sınırları genişledi.
- Teknolojik gelişme alanında büyük adımlar atıldı. Bu 8 bin yıl içinde bronz çağının yerini demir çağı aldı.
- Ticaret gelişti ve genişledi. Özellikle bölgelerarası ticaretin önemi arttı. Sonuçta pazar mekanizması doğdu ve ekonomik kaynakların dağılımında giderek artan ölçüde rol oynamaya başladı.
- Şehirler ilk kez gelişti. Büyüklükleri artarken fonksiyonları karmaşık hale geldi ve tüm Akdeniz dünyasına yayıldı.
- Çeşitli ekonomik organizasyon tipleri doğdu. Yeniden dağıtıcı olarak nitelenen müdahaleci ekonomi tipleri bir uçta yer alırken, fiyatların piyasa mekanizmasınca tayin edildiği ekonomik organizasyon tipleri diğer uçta yer aldı.
- Doğal kaynaklardan istifadeyi yalnız grup ve kabilenin üyelerine tahsis eden bir mülkiyet sistemi olarak komünal mülkiyet tipi doğdu.

Sıra Sizde 4

Tarım İnkılabının sonuçları itibariyle siyasi organizasyon açısından en önemli sonucu nedir?

“Tarım İnkılabı ve Sonuçları” için 1 cevap

  1. [...] Giriş Bir Bilim Olarak İktisat Tarihi Tarım İnkılabı ve Sonuçları Özet Test Soruları Yaşamın İçinden Sıra Sizde Cevap Anahtarı Başvuru Kaynakları [...]

Bir Cevap Yazın

*