Kayıt ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Ders: İslam Dininin Temel Kaynakları      Ünite 1      8 Nisan 2011 Ara     

Sûre

Sûre’ Kelimesinin Terim Anlamı

Bildiğiniz gibi, ‘Sûre’ bir terim olarak Kur’ân’ın ana bölümleri için kullanılmaktadır. Kur’ân-ı Kerim’de bu anlamda 114 Sûre bulunmaktadır. Bu şekilde Kur’ân’ın bir kısmı diğer bir kısmından bölünmüş, Kur’ân metni, başlangıcı ve sonu bulunan birimlere ayrılmıştır. Âyetler gurubunu içeren bölümler anlamında ‘Sûre’ Kur’ân’ın kullandığı bir kelimedir. (2/Bakara 23; 10/Yunus 38)

Kur’ân’ın Bölümlendirilmesi/Sûrelere Ayrılması

Kitaplarda genellikle konu bütünlüğü esasına dayanarak bölümlendirmeler yapılmaktadır. Bu tarz bir düzenleme kitapların ele aldıkları konuların mantıki bir silsile içerisinde anlatılmasını sağlamaktadır. Bu bölümlendirme esası öteden beri kullanılan bir yöntem olmuştur. Bu yöntemin, konuların bir düzen içerisinde aktarılması, basitten zora ve karmaşığa doğru gidilmesi, belli konuların belli başlıklar altına yerleştirilerek öğrenilmesinin kolaylaştırılması gibi yararları bulunmaktadır. Meselâ elinizde bulunan kitap, bu esasa göre hazırlanmıştır. Kitaplar bazen da kitaba katkıda bulunan yazarlara göre bölümlendirilmişlerdir. Bu kitaplar daha çok derleme tarzındaki kitaplardır. Elinizdeki kitabın böyle bir özelliği de vardır. Böyle düzenlenmiş kitaplar arasında kutsal kitaplar da bulunmaktadır. Eski Ahid’in özellikle Peygamberler Bölümü ve İncillerin bulunduğu Yeni Ahit böyle düzenlenmiş semavî kitaplardır. Buralarda kitapların alt başlıkları ya Eyyub, İşaya, Zekarya gibi peygamberlere izafeten, ya da Yeni Ahit’te olduğu gibi Hz.isa’nın vahiylerini bir araya getiren Matta, Markos, Luka gibi yazarlara izafeten isimlendirilmişlerdir.

Soru

Kur’ân-ı Kerim’den değişik uzunluklarda birkaç Sûre okuyarak, bunların kendi içerisinde bir konu bütünlüğü gözetip gözetmediğini araştırınız.

Kur’ân’ın Sûrelere ayrılmasının ya da bölümlendirilmesinin ise kendine has bir tarzı vardır ve bu başka kitaplarda görülen bölümlendirmelere benzememektedir. Ancak bu Sûrelerin kendi içerisinde bir konu bütünlüğüne sahip olmadığı anlamına gelmez. Dikkatlice incelendiğinde Sûrelerin kendi içinde bir konu bütünlüğünden söz etmek mümkündür.

Nitekim özellikle günümüz müfessirleri Kur’ân’daki Sûrelerin ele aldığı ana konuları ve bu konuların sûre içerisinde anlam bütünlüğü çerçevesinde nasıl birbirleriyle bağlantılı olduğunu eserlerinde işlemektedirler. Meselâ izzet Derveze, 81/Tekvir Sûresi’nin kendi içerisinde iki bölüme ayrılabileceğini söyler. Birinci bölüm 1-14. ikinci bölüm 15-29. âyetlerden oluşmaktadır, ilk bakışta bu bölümler birbirleriyle bağlantısız gibi görünseler de öyle değildir. İlk bölüm Kıyamet Günü’nün çok yakında geleceğinden ve insanların buna hazırlıklı olması gerektiğinden bahsederken, ikinci bölüm Kıyamet Günü hakkında Müşriklerin itirazlarına cevap vermektedir. Buna benzer olarak Kur’ân’daki öteki Sûrelerin kendi içerisinde bir konu bütünlüğü bulunmaktadır.

Sûrelerin Sıralanışı

Sûrelerin sıralanışı konusunda ise farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bunların dizilişinin Peygamberimiz tarafından yapıldığını ileri sürenlerin yanı sıra. bu tertibin Ashab’ın içtihatları ile meydana geldiği şeklinde bir fikir de bulunmaktadır. Bir başka görüş de bu ikisini birleştirir ve Sûrelerin sıralanışının kısmen Peygamberimiz tarafından kısmen de Ashab tarafından yapıldığını söyler. Kur’ân’ın toplanması. çoğaltılması ve Ashabın kendi Mushaflarıyla ilgili rivayetlere bakılacak olursa, Sûrelerin dizilişinin bir ictihâd meselesi olduğu görüşü güç kazanır. Çünkü bize gelen rivayetlerde farklı sahâbîlerin Mushaflarının farklı sıralamalara sahip olduğu belirtilmekte ve hatta bu sıralamaların listeleri verilmektedir.

Günümüzde Sûrelerin değişik şekillerde sıralama denemeleri yapılmıştır. Meselâ izzet Derveze et-Tefsiru’l-Hadîs adlı tefsirinde Kur’ân’ın Sûrelerini kronolojik olarak sıralamıştır. Buna benzer olarak bu düzende Kur’ân tercümeleri de yapılmıştır. Bu şekildeki bir çalışma âyetlerin indiği ortamı ve dolayısıyla onların maksatlarını daha iyi anlamamıza yardımcı olmaktadır.

Sûrelerin İsimleri

Sûrelerin isimlerinden yola çıkarak onların konu esasına göre bölümlendirildiğini ileri sürmek pek mümkün görünmemektedir. Sûreler isimlerini bazen, kıssalarını anlattıkları peygamberlerin isimlerinden almaktadır. Meselâ, ‘Nuh’, ‘İbrahim’. ‘Yusuf Sûrelerinin isimleri bu şekilde verilmiştir. Ancak bu peygamberlerin kıssalarının başka Sûrelerde de anlatıldığı olmaktadır. Yine ‘Munâfikûn’, ‘Mutaffifîn’ gibi, Sûrelerin bahsettiği topluluklar dikkate alınarak surelere isimler verilmiştir. Bazen da Sûrelerin isimleri, Tâ-Hâ, Yâ-Sîn gibi, başlarındaki harflerden (hurûf-u mukatta’a) yola çıkılarak verilmiştir.

Öyle görünmektedir ki, isimler Sûrede en göze çarpan özellikten alınmıştır. Bu yerine göre bir peygamber ismi, bir kıssa, bir olay (Cum’a, Enfâl), bir hayvan ismi (Fil, Nahl, Nemi), bir gök cismi (Kamer, Şems) veya Sûreyi belirleyebilecek durumdaki bir harf (Kâf, Sâd) olabilmiştir. Meselâ Bakara Sûresi Hz. Musa’nın kıssasının yanı sıra, yaratılış kıssasını da içermektedir. Ancak bu Sûreye Allah’ın Yahudileri denemesini anlatan kıssadaki ‘bakara’ sözcüğü belirleyici bir isim olarak verilmiştir.

Sıra Sizde

Kur’ân’daki Sûreleri isim kapayarak inceleyiniz, isimlerini tahmin etmeye çalışınız: sonra ismi üzerinde düşününüz.