Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
19.09.2014
Ders: Özel Öğretim Yöntemleri      Ünite 3      2 Nisan 2011 Ara     

Sunuş Yoluyla Öğrenme Yaklaşımı

Ausubel tarafından geliştirilen bu yaklaşım, “sunuş yoluyla öğrenme”, “alış yoluyla öğrenme”, “anlamlı öğrenme” biçimlerinde adlandırılmaktadır. Bruner tarafından geliştirilen buluş yoluyla öğrenme yaklaşımına alternatif olarak geliştirilmiştir. Her ne kadar birbirine alternatif olsalar da, her iki kuram da bilişsel öğrenme kuramlarına dayalı olarak geliştirilmiştir.

Ausubel’in anlamlı öğrenme yaklaşımında bilgilerin çocuklara sunularak kazandırılması temeldir. Sunuş yoluyla öğretim ya da sunuş yoluyla öğrenme adı da verilen bu süreçte, bilgilerin çok iyi bir biçimde düzenlenmiş, sıralanmış olması ve çocuk tarafından alınmaya hazır bir duruma getirilmesi gerekmektedir. Bu yaklaşımın, buluş yoluyla öğretimden farkı ilk önce genel ilke ve genellemelerin verilmesi daha sonra ayrıntılı bilgilerin kazandırılmaya çalışılmasıdır (Fidan,1986, s55).

Soru

Anlamlı öğrenmenin temeli nedir?

Ausubel anlamlı öğrenme kuramında, daha çok bilgi, ilke ve kavramların öğrenilmesini vurgulamıştır. Anlamlı öğrenme, son öğrenilenler öncekilerle bütünleştiği zaman oluşmaktadır. Çocuğa yeni bir bilgi öğretileceği zaman, bilginin yerleştirildiği temel bir yapının oluşması gerekmektedir. Yeni bilgi bu yapı içindeki yerine göre anlam kazanmaktadır. Öğrenilecek konu aşamalı olarak ayrıntılara dönüştürülmeli, genel bulgular önce, ayrıntılar sonra verilmelidir.

Anlamlı öğrenme ya da sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımı, anlamlı sözel öğrenme ya da örgütleyiciler üzerine odaklanmıştır. Örgütleyiciler, çocukların yeni bilgiler ile daha önce öğrendiği bilgiler arasında bağlantı kurmalarını sağlayan bilgilerdir. Örgütleyiciler, bir kavram ya da ilke olabileceği gibi şekil ya da şema da olabilir. Örgütleyicilerin, öğrenilecek bilgilerin sunulmasından önce verilmesi gerekir. Örgütleyiciler, çocukların daha önce hiç karşılaşmadığı bir konu hakkında ön bilgi edinmesini sağlayan açıklayıcı örgütleyiciler ve çocukların yeni gelen bilgileri daha önceki bilgileriyle karşılaştırmasını sağlayan karşılaştırıcı örgütleyiciler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır (Erden ve Akman, 2001, s. 176).

Soru

Örgütleyicilerin anlamlı öğrenmedeki rolü nedir?

Ausubel, Burener’in öğrenmenin oluşması için bilginin mutlaka birey tarafından bulunması gerekir yaklaşımına karşı alternatif bir yaklaşım önermektedir. Ausubel’e göre iyi sunulduğu takdirde, birey kendisine sunulan bilgileri anlamlı olarak öğrenebilir. Çünkü Ausubel’e göre çocuk hangi bilginin önemli olduğunu, hangi ipuçlarının sorunun çözümü için gerekli olduğunu her zaman bilemeyebilir. Çocuk herhangi bir konu alanıyla ilgili kavram ve ilkeleri buluş yoluyla değil, kendine sunulanı alma yoluyla da öğrenebilir (Senemoğlu, 1997, s. 479).

Sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımında öğrenmenin sağlanabilmesi için bilgilerin iyi düzenlenmiş ve sıralanmış olması gerekir. Öğretim sırasında önce genel ilke ve kavramlardan başlanır, aşama aşama daha ayrıntılı bilgilerin kazandırılmasına doğru gidilir.

Sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımında öğrenme-öğretme sürecinin düzenlenmesi sırasında şu koşulların yerine getirilmesi gerekir (Erden, 1995, s. 174):
- Sunulan materyallerin çocuk için anlamlı olması sağlanmalıdır. Çünkü çocuk, ihtiyaçlarını karşıladığını ve işine yaradığını düşündüğü bilgileri anlamlı bulur. Materyaller anlamlı değilse, anlamlı öğrenmenin gerçekleştirilmesi olanaklı değildir.
- Her yeni bilgi bireyin önceden sahip olduğu bilgilerle ilişkilendirilerek anlamlı hale geldiğinden, çocuk yeni bilgileri almaya hazır olmalıdır. Yoksa çocuk bilgileri öğrenmekten çok ezberleme yolunu seçecektir.
- Çocuk, öğrenmeye niyetli olmalıdır. Çünkü öğrenme bireyin kendi çabalarıyla gerçekleşmektedir.

Öğrenme açısından zengin bir sınıf ortamı oluşturabilmek için, çeşitli filmler, resimler, levhalar vb. araç-gereçlerin yanı sıra konuk konuşmacılardan yararlanılmalıdır.

Soru

Öğrenme açısından zengin bir sınıf ortamı oluşturabilmek için okulöncesi eğitimde ne tür eğitim araçları kullanılmalıdır. Düşününüz.

Sunuş Yoluyla Öğrenme Yaklaşımında Öğretmen ve Çocuğun Görevi

Sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımı, eğitim durumlarının en iyi biçimde düzenlenerek çocuk tarafından alınmaya hazır duruma getirilmesidir. Bu yaklaşımda öğretmenin görevi, çocukların öğrenebilmesi için konuyu en iyi biçimde düzenlemek, en uygun araç gereçleri seçmek ve daha sonra konuyu genelden özele doğru sistemli ve anlamlı bir biçimde sunmaktır.

Sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımında, eğitim durumlarını düzenleyen genelleme ve kavramları çocuklara sunan, konuyla ilgili örnekleri seçip bunları kullanan temel öğe öğretmendir. Bu yönüyle sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımı öğretmen merkezli bir yaklaşımdır (Bilen, 1999, s54). Bu yaklaşımda çocukların rolü ise, öğretmen tarafından istenilen soruları yanıtlama, dinleme, izleme gibi gereklilikleri yerine getirmektir. Aslında bu yaklaşımda çocuk, “lideri” izler (Womack, 1989, s. 205).

Sunuş Yoluyla Öğrenme Yaklaşımının Özellikleri

Sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımının kimi temel özellikleri şöyle sıralanabilir (Sözer, 2000, s. 100; Senemoğlu, 1997, s. 480):

- Sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımında öğretmen ve çocuk arasında yoğun bir etkileşim söz konusudur. Öğretim sırasında çocukların öğretmenle ve birbirleriyle etkili bir iletişimi olması gerekir. Öğrenmeye etkin katılım büyük önem taşıdığından, öğretmenin çocukların etkin katılımını sağlamaya çalışması gerekir. Konunun işlenmesi sırasında başlangıç konuşmalarını öğretmen yapmakla birlikte, ilerleyen zamanlarda çocuklarda derse etkin olarak katılarak görüşlerini belirtir kendi örneklerini verir, tepkilerini açıklar ve tartışmalara katılırlar. Bu yaklaşımda karşılıklı bilgi alış- verişinin konunun işleyişi boyunca sürmesi esastır. Yoksa öğrenme-öğretme süreci sırasında sürekli olarak öğretmenin etkin olması söz konusu değildir. Eğer öğretmen sürekli etkin, çocuk pasif olursa çocukların öğrenip öğrenmediklerini anlamak oldukça güç olur.

- Sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımında, çocuklara bol miktarda örnek verilmelidir. Örneklerin, konuyla ilişkileri ve anlamlı olmasının yanında birbirinden farklı özellikler göstermesine dikkat edilmelidir. Bu bağlamda, örneklerin resimler şemalar gibi görsel uyarıcılarla desteklenmesi, soyut kavramların anlamlı hale getirilmesine yardımcı olur. Özellikle öğrenmenin çocukların duyu organlarının tümüne hitap edecek biçimde gerçekleştirilmesi, anlamlı öğrenmelerin oluşmasına katkıda bulunacaktır.

- Sunuş yoluyla öğrenmede genelden özele doğru bir sıra izlenir. Bir başka deyişle, öğretimde “tümdengelim” yaklaşımı kullanılır. Bu bağlamda öğrenme öğretme süreci sırasında önce daha genel ve geniş kapsamlı kavram ve bilgilere ağırlık verilir; daha sonra bu kavram ve bilgilerin daha özel açıklamalarına geçilir. Kısaca önce konunun temel çerçevesi, daha sonra ayrıntısı verilir.

- Bu yaklaşımda öğretim aşama aşama gerçekleştirilir. Öğretim etkinliği, yeni bilgilerin çocukların daha önceden kazanmış oldukları bilgilerle ilişkilendirilmesini sağlayan örgütleyicilerle (ön düzenleyicilerle) başlar. Öğrenmenin her aşamasında önceden öğrenilenlerle yeni öğrenilenler arasında ilişki kurulmaya çalışılarak çocukların ortaya konan görüş ve düşünceler arasındaki ilişkileri görebilmeleri ve anlamlı öğrenmeyi gerçekleştirmeleri sağlanır.

Soru

Sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımının başka özelliklerinin olup olmadığını düşününüz.

Sunuş Yoluyla Öğrenme Yaklaşımının Yararları

Sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımının etkili olduğu ve kullanılması gerektiği durumlar vardır. Özellikle, kullanılmasının kolay olması, kimi alanlarda daha verimli sonuç vermesi ve çoğu öğretmenin bu yaklaşıma yatkın olması, sunuş yoluyla öğretim yaklaşımının sıklıkla kullanılmasına neden olmaktadır.

- Sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımı daha çok bilişsel nitelikteki öğrenmelerin oluşturulmasında ve geliştirilmesinde etkili olduğundan, Tarih dersi gibi açıklama gerektiren alanlarda başarıyla uygulanabilecek bir yaklaşımdır.

- Bu yaklaşım, çocukların herhangi bir konuyla ilgili yeterli bilişsel davranışlara sahip olmadıkları ya da ilk kez karşılaştıkları bir konu ya da durumu açıklamada oldukça etkili olmaktadır. Bilgi verici, açıklayıcı ve aydınlatıcı yönüyle konu ya da olguya ilişkin genel bir anlayış geliştirmeye yardımcı olmaktadır.

- Sunuş yoluyla öğrenme özellikle olgu ve genellemelerin öğrenilmesinde etkili bir yaklaşımdır. Kuşkusuz öğretim etkinliğinin başında olgu ve genellemelerin bir tanımının verilmesi ya da uygun bir biçimde açıklanması yanlış anlamaları kavram ve genellemelerle ilgili en aza indirecek ve dolayısıyla zamanı etkili kullanma fırsatı verecektir.

Soru

Sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımının okulöncesi eğitimde ne gibi yararları olabileceğini düşününüz.

Sunuş Yoluyla Öğrenme Yaklaşımının Sınırlılıkları

Sunuş yoluyla öğrenmenin sınırlılıkları da şöyle özetlenebilir:

- Her ne kadar sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımı bir düz anlatım ya da takrir yaklaşımı değilse de eğer öğretim iyi düzenlenmezse, çocuk pasif bir alıcı ve katılımsız bir dinleyici durumuna sokulursa, istenen verim elde edilemeyecek ve başarısızlık kaçınılmaz olacaktır.

- Sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımı, çocukların düşüncelerini zihinsel olarak yönlendirmeyi öngördüğünden, çocukların bu düşünceleri anlamlandırabilmeleri için belli bir yaşta olmaları gerekmektedir. Bu nedenle çocukların hazırbulunuşluk düzeyleri dikkate alınmalıdır. Okulöncesi öğretmenleri bu yaklaşımı kullanırken ele alınan görüş ve düşünceleri basit ve somut bir biçimde ele almalı, sunuyu ya da açıklamaları çocukların çok sayıda duyu organına seslenecek biçimde gerçekleştirmelidir.

Sunuş Yoluyla Öğrenme Yaklaşımının Aşamaları

Sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımında, bir dersin ya da etkinliğin gerçekleştirilmesinde başlangıç, geliştirme ve sonuç olmak üzere üç temel aşama söz konusudur.

Başlangıç (Giriş) Aşaması

Çocuğu, öğrenmeye hazır duruma getirmek için yapılan etkinliklerdir. Çocuğun dikkatini öğrenilecek konu üzerine çekme, çocuğun öğrenecekleri ve öğrendiklerinin yaşamda ne işe yarayacağını ve nerelerde kullanacağını söyleme ve onu güdüleme bu kapsamdaki etkinliklerdir. Ayrıca, yeni öğrenilecek konunun, çocuğun daha önce öğrendikleri bilgilerle ilişkilendirilmesi başlangıç aşamasında gerçekleştirilecek etkinlikler arasındadır. Bu etkinlik yoluyla yeni bilgi sunulmadan önce ön öğrenmelerin hatırlatılması sağlanmaktadır. Başlangıç aşamasında gerçekleştirilen bu etkinlikler, çocuğun öğrenilecek konu üzerine yoğunlaşmasına, güdülenmesine ve öğrenmeye hazır duruma gelmesine katkıda bulunur.

Örnek

Okul öncesi eğitimde, öğretmenin etkinliğin hemen başında çocukların dikkatini çekmek için bir olay, fıkra ya da tekerleme anlatması; öğrenecekleri etkinliğin günlük yaşamdaki önemini vurgulamak için bir soru sorması ya da örnek vermesi ve bu etkinlik sırasında neler öğreneceklerini çocuklara açıklaması başlangıç aşamasında gerçekleştirilecek etkinliklerdir.

Geliştirme Aşaması

Önceden belirlenmiş öğrenme-öğretme etkinliklerinin belirlenmiş olan sürede sırayla gerçekleştirildiği aşamadır. Konu ile ilgili kavram ve genellemeler genelden özele doğru sunulur. Bir başka deyişle öğrenilecek olan konu ile ilgili uyarıcı materyaller verilir. Sunuş esnasında çocukların önceden belirlenmiş olan davranışları kazanabilmeleri için konu ile ilgili kavramlar, açıklamalar, örnekler, deney gözlem, gösteri vb. etkinlikler çeşitli araç-gereçler yardımıyla gerçekleştirilir.

Ayrıca bu aşamada, çocuğun hedeflere ulaşıp ulaşmadığı, eksik ya da yanlış öğrenip öğrenmediği kontrol edilir. Bunun için konu ile ilgili önemli noktalar özetlenir, tekrarlar yapılır, karşılaştırma ve genellemelere gidilir, düşündürücü son ve alıştırmalara yer verilir. Kısaca öğretmen anlamlı öğrenmeler oluşturabilmek için çeşitli ipuçları yardımıyla çocuklara rehberlik eder.

Sonuç Aşaması

Bu aşamada çocuklara kazandırılmak istenen davranışların ne derece kazandırılabildiğini anlamaya dönük etkinliklere yer verilir. Kazandırılacak davranışların çocuklarda gözlenmesi amacıyla sorular sorulabilir, ipucu verilebilir, bir uygulama ya da gösteri yaptırılabilir. Davranış ortaya çıktıktan sonra çocuğun gösterdiği davranışın doğru olup olmadığı dönüt ve düzeltme işlemleriyle pekiştirilmelidir.

Örnek

Okul öncesi eğitimde öğretmenler çocukların doğru davranışlarını “aferin”, “çok güzel”, “teşekkür ederim” vb. dönütlerle pekiştirmelidir. Böylece doğru davranışların görülme sıklığını artırmalıdır. Eğer çocuğun davranışı yanlış ise düzeltmelidir.

Sonuç aşamasında öğrenilenlerin kalıcılığının ve transferinin sağlanması da önemli bir etkinliktir. Öğrenilenlerin kalıcı olmasının yanında kolay hatırlanabilmesi için zaman zaman tekrar edilmesinde yarar vardır. Öğrenilenlerin bellekte yer edinebilmesi için yeni durumlarda kullanılması gerekir. Bunun için çocukların yeni kazandıkları davranışları yeni durumlarda uygulayabilmeleri amacıyla problem durumları yaratılabilir, günlük yaşamla ilişkilendirilmeleri sağlanabilir ve diğer etkinliklerde öğrendikleri ile bağlantı kurmaları istenebilir. Böylece kazanılan davranışların transferi sağlanmış olur.

Sunuş yoluyla öğrenme, sözel iletişimi temel almakta daha çok yüz yüze iletişimin gerçekleştiği sınıf ortamlarında kullanılabilecek ilke ve yöntemleri içermektedir. Öğrenme-öğretme süreci kalın çizgilerle ön düzenleyicilerin belirlenerek uygun materyallere dönüştürülmesi ve bu materyalin öğrenene sunulmasından oluşmaktadır (Babadoğan, 1996, s51).

Okulöncesi eğitimin amaç ve ilkeleri göz önüne alındığında bu eğitim basamağındaki eğitimin bilişsel yönü değil, daha çok sosyal, duygusal fiziksel yönü ağır basmaktadır. Bu bakımdan okulöncesi eğitimde gözlemlemeye, yaşam ve incelemeye, yaparak ve yaşayarak öğrenmeye ağırlık veren yaklaşımlar önem kazanmakta, sözel yönü ağır basan yaklaşımlar ise, ikinci planda kalmaktadır. Ancak yine de okulöncesi eğitimde özellikle herhangi bir konuya giriş yaparken ya da olgu ve olayları açıklarken sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımından yararlanılabilir.

Örnek

SUNUŞ YOLUYLA ÖĞRENME YAKLAŞIMINA DAYALI BİR ETKİNLİK ÖRNEĞİ BİLİŞSEL VE DİL ALANI

Hedef 1: Gözlem yapabilme.

Kazanılması Beklenen Davranışlar:

1: Değişik durumlarda gözlemlediklerini söyleme (boyut, renk, biçim, işlev, koku,ses, tat vb. )

2: Gözlenen durumlarla ilgili sonuçları söyleme (benzerlikler, farklılıklar, farklı gruplamalar vb. )

Etkinlik Adı: Fen-Doğa Çalışmaları (Ara Renkleri Tanıyalım)

Araç-Gereç: Sarı, kırmızı ve mavi renklerde kıyafetler. Sarı, kırmızı ve mavi renkte hazırlanmış jelatinli kartlar. Sarı, kırmızı ve mavi renkli toz boyalar, 3 adet plastik bardak ve su.

1. Çocukların Dikkatini Etkinliğe Çekme ve Öğrenme Hedeflerinden Haberdar Ederek Etkinliğe Güdüleme: Öğretmen daha önceden hazırladığı sarı, kırmızı ve mavi renklerdeki kıyafetleri sınıfa getirir. Kıyafetler ve renkleri çocuklara tanıtarak sohbet edilir. Bugün sarı, kırmızı ve mavi renklerin dışında yeni renklerle tanışacağız ve bunlarla ilgili etkinlikler yapacağız diyerek çocuklar hedeflerden haberdar edilir.

2. Önkoşul Öğrenmeleri Gözden Geçirme: Öğretmen hepimizin üzerindeki kıyafetlerin ve çevremizde gördüğümüz eşyaların her birinin rengi var. Şimdi sıra ile gösterdiğim şeylerin renklerini bana söylemenizi istiyorum yönergesini vererek çocukların yanıtlarını alınır.

3. Kazandırılacak Hedef Davranışlarla İlgili Uyarıcı Materyal Sunma: Öğretmen daha önceden hazırladığı sarı, kırmızı ve mavi renklerdeki jelatinli çerçeveyi çocuklara verir. İncelemelerini ister. Daha sonra sarı jelatinli çerçevenin üstüne kırmızıyı koyarak çocuklardan tek tek bakmalarını ister. Ne gördükleri üzerine konuşulur. Aynı işlem sarı-mavi ve kırmızı-mavi jelatinli çerçevelerle yapılır ve ara renkler oluşturulur.

4. Çocukların Etkinlikle (Renklerle) İlgili Yaşantılarını Gözden Geçirme: Yeşil renk söylenerek çocuklardan bu renk için hangi renk çerçeveleri üst üste koymalıyız yönergesi verilerek bu rengi oluşturmaları istenir. Aynı işlem turuncu ve mor için de yapılır.

5. Değerlendirme ve Dönüt Verme: Ara renklerimizi oluştururken yanlış renklerin üst üste konması sonucu neden istenen renklerin oluşmadığı, renkler doğru olarak yerleştirilirken oluşan renk tekrarlanır.

6. Öğrenmenin Kalıcılığını ve Transferini Sağlama: Öğretmen kalıcılık sağlamak amacı ile çocuklara “şimdi sizinle bir deney yapacağız. ” der. Daha önceden hazırladığı sarı, kırmızı ve mavi renklerdeki suları masaya koyar. Boş bir bardağa bir miktar sarı renkli su bir miktar kırmızı renkli su boşaltarak karışımı çocuklara gösterir. Aynı işlem sarı-mavi ve kırmızı-mavi renkler karıştırılarak da yapılır.

(Öğretmen daha önceden kağıt üzerine üç tane iç içe geçmiş iki daire çizer. Çocuklardan birinci iç içe geçmiş dairelerden birini sarıya diğerini kırmızıya boyamaları istenir. Aynı işlem sarı-mavi ve kırmızı-mavi renkler içinde yapılır. Daha sonra ortada oluşan renkler hep birlikte çocuklarla incelenir).

 

“Sunuş Yoluyla Öğrenme Yaklaşımı” için 4 cevap

  1. [...] Sürecinin Özellikleri Öğretme (Öğrenme) Yaklaşımı: Tanımı ve Kapsamı Sunuş Yoluyla Öğrenme Yaklaşımı Buluş Yoluyla Öğrenme Yaklaşımı Araştırma-İnceleme Yoluyla Öğrenme Yaklaşımı Özet [...]

  2. özlem diyor ki:

    bu yazı kime ait ve hangi kaynaklardan yararlanıldı öğrenebilir miyim? yazıdan yararlanıcam da kaynak belirtmek için soruyorum…

  3. NotOku diyor ki:

    merhaba özlem,
    açıköğretim fakültesi kitaplarından derlendi, kaynak olarak notoku.com belirtebilir yanısıra kitabın yazar ve editörü için bu sayfaya bakabilirsin: http://notoku.com/yardim/yazar-ve-editorler/

  4. özlem diyor ki:

    teşekkür ederimmm :)

Bir Cevap Yazın

*