Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
23.07.2014
Ders: Stratejik Yönetim      Ünite 11      27 Kasım 2010 Ara     

Stratejik Alternatiflerle Örgüt Yapıları Arasındaki İlişkiler

Bu bölümde, şu ana kadar yarar ve sakıncalarıyla ele alıp incelediğimiz, örgütsel yapı türleriyle büyüme, durgun büyüme tasarruf ya da küçülme stratejilerinin içerdiği alternatifler arasında ilişki kurmaya çalışacağız.

Girişimci yapı ele alındığında, bir firmanın, kuruluş aşamasındaki az kadro ve çok az örgütsel bölüme ya da işletme fonksiyonuna sahip yapısı aklımıza gelir. Bu yapı, kurulduktan sonra hızlı büyümekten hoşlanmayan, dengeli, kararlı kalmayı seven ve bu stratejiyi izleyen firmalar için de düşünülebilir. Ayrıca, girişimci yapı, çeşitli çevresel güçlük ve tekniklere maruz kalarak küçülme ya da tasarruf stratejisini seçen işletme fonksiyonlarını bir ya da birkaç örgütsel birimde toplayan işletmeler için de söz konusu olabilir. Böylece, kadro, personel ve idari masraflardan önemli tasarruf sağlanmış olur.

Fonksiyonel örgüt yapısına sahip işletmeler küçük ya da orta büyüklükte, belirli bir ya da birkaç benzer ürün ve pazarlar üzerinde ihtisaslaşmış, uzmanlaşma stratejisi izleyen kuruluşlardır. Uzmanlaşma stratejisi yanında durgun büyüme, harmanlama stratejisini tercih eden orta çaplı kuruluşlarda hızlı büyümekten hoşlanmadıkları ve fazla ürün çeşitlendirme riskine girmekten kaçındıkları için bu yapıyı tercih edebilirler. Büyüme stratejisi güden işletmelerdeyse, bu yapı, coğrafi ve çok bölümlü yapılara geçmeden önce kısa bir süre sahip olunacak, geçici ya da ara örgütsel yapı aşamasıdır. Tasarruf stratejisi izleyen firmalar da bazı ürün hatlarını, pazar bölümlerini ve stratejik iş birimlerini tasfiye ederek bu örgütsel yapıya geçerler. Böylece yönetsel masraflardan önemli ölçüde tasarruf yapma yolunu tercih ederler. Çok bölümlü yapı biçimi, tek yönlü çeşitlendirme stratejisi güden işletmelerde, çeşitlendirme stratejisi izleyen, dış büyüme, satın alma ve birleşme (merger) yollarını takip eden işletmeler tarafından seçilebilir. Çok bölümlü yapıya geçiş, büyümekte olan işletmeler tarafından uygulanan bir örgüt tipidir.

Çok bölümlü yapının her bölümü ya da alt bölümü ayrı bir stratejik iş birimini (SİB) ifade etmektedir. Benzer SİB’lerden oluşan yapılarda her SİB, diğerlerinden müşteri özellikleri ve coğrafi faaliyet alanları bakımından ayrılır. Bunlar, aynı endüstri kolunda faaliyette bulundukları için yönetimleri daha kolaydır. O endüstri ya da hizmet kolunu iyi bilen yöneticiler tarafından biraraya getirilerek, kolayca koordine edilip yönetilebilirler. Bu nedenle, benzer SİB’leri biraraya toplayarak, bunların yönetimini aynı bölüme bırakarak, ihtisaslaşmış iş kolları meydana getirilebilir. Bizdeki Koç Holding, Sabancı Holding ve Alarko Holding değişik endüstri ve hizmet sektörlerinde ihtisaslaşmış çok bölümlü yapılara sahiptirler. Bu kuruluşlar, bir sektördeki benzer yatırımlarını (SİB), ilgili uzmanlık alanı olan bölüme bağlayarak, büyümeye devam etmektedirler. Ancak her SİB, organizasyon yapısı içinde, önemli ölçüde yetki devri ya da yerinden yönetim kurallarına göre yönetilmektedir.

Matris yapılar, bir sektörde faaliyette bulunan işletmelerin, ellerinde bulunan kıt işgücü kaynaklarını, daha etkin kullanmak ve örgütsel masrafları en az düzeye indirmek için geliştirilmişlerdir. Aynı sektörde proje esasına ya da sipariş esasına göre üretim ve satış yapan işletmelerin kurabilecekleri bu yapıları, farklı sektörlerde iş yapan işletmeler, işi uygun olan her sektör için matris yapıya dönebilirler ve sektör bölüm yöneticisini de genel koordinatöre bağlayabilirler.

Günümüzün küreselleşen dünyasında artık dünya malı standartlarında ve her yerde satılabilecek mallar üretilmesi, yöresel koşulların rekabet avantajlarından yararlanmak için üretim, satış tasarımı, finans, destek ve danışmanlık hizmetleri ve diğer tüm işletme fonksiyonları farklı uzmanlaşmış firmalar tarafından kaliteli ve düşük maliyetlerle yapılabilmektedir. Bu nedenle, bir firma, örgütsel masrafları özellikle de sabit gider durumundaki personel harcamalarını minimize etmek için, gerek ulusal sınırlar içinde, gerekse uluslararası alanda şebeke yapılarına giderek, güçlü bilgi ağı sistemlerinden yararlanarak, az sermayeyle bir ya da birçok sektörde faaliyette bulunabilirler. Büyüme stratejisi izleyen işletmeler için şebeke yapıları, az sermayeyle hem çok iş yapma imkânı sunabilmekte, hem de yatırımlar olmadığı için, çalıştığı sektörlerden memnun bulunmayan işletmelerin başka sektörlere kolayca geçme imkânları da mevcut olmaktadır. Bu nedenle, şebeke yapıları, en esnek nitelikte örgütsel alternatif olarak karşımıza çıkmaktadır.

“Stratejik Alternatiflerle Örgüt Yapıları Arasındaki İlişkiler” için 1 cevap

  1. [...] Stratejik Açıdan Büyüme ve Gelişmelere Uygun Olarak Değişen Örgütsel Yapılar Stratejik Alternatiflerle Örgüt Yapıları Arasındaki İlişkiler Kaynak Dağılımının Tanımı ve Önemi Kaynak Dağılımıyla Strateji Arasındaki [...]

Bir Cevap Yazın

*