Sosyolojide Kuramsal Yaklaşımlar
Bütün bilimlerde olduğu gibi sosyolojide de çok önemli bir konu kuramlara ulaşmaktır. Sosyoloji de kuram, olaylar arasındaki neden sonuç ilişkilerini açıklamak üzere geliştirilmiş cümlelerdir. Böylece, kuram geçerli ise bu olayların benzer bir biçimde gelecekte de aynı şekilde ortaya çıkacaklarını işaret eder. Sosyolojide modern kuramsal yaklaşımları üç ana başlık altında incelemek mümkündür. Bunlar;
- Fonksiyonalist (Görevselci) yaklaşım,
- Çatışma Yaklaşımı,
- Etkileşimcilik Yaklaşımıdır.
Fonksiyonalist Yaklaşım
Bu yaklaşım temellerini Herbert Spencer ve Emile Durkheim’in çalışmalarından almakla birlikte, çağdaş anlamda kurucusu Talcot Parsons’dır. Daha önce de belirtildiği gibi Spencer toplumlarla, canlı organizmaları karşılaştırmakta ve her organizmanın bir yapısından söz etmekteydi. Her organizmayı meydana getiren parçaların o organizmanın devamlılığında belirli bir görevi olduğu gibi, toplumu meydana getiren parçaların da o toplumun devamlılığında belirli bir fonksiyonu vardır.
Bu modele göre Parsons’ın yaklaşımında toplum bir fonksiyonlar bütünüdür. Yani nasıl bir organizmada örneğin, kalbin fonksiyonu kan dolaşımını sağlamaksa, toplumda da her kurumun, o toplumun devamlılığında önemli olan bir görevi vardır. T. Parsons’ın kuramı, toplumu organize olmuş, düzenli ilişkilerden meydana gelen ve her bireyin toplumun temel değerlerini paylaştığı bir sosyal sistem olarak görür.
Fonksiyonalist yaklaşıma göre, fonksiyon belirli bir toplum içerisinde her geleneğin, düşünce, değer ve inançların, birey ya da grupların oynadığı roldür. Parson yaklaşımında sosyal sistemi oluşturan parçaların (ekonomi, din, aile, politika ve eğitimin) toplumda yerine getirdiği görevlerin (fonksiyonların) o toplum için fonksiyonel olmaları önemlidir demektedir.
Kuram, toplumu organize olmuş, düzenli ilişkilerden meydana gelen ve her bireyin toplumun temel değerlerini paylaştığı bir sosyal sistem olarak görür. Daha sonra Robert Merton, kurama gizli ve açık fonksiyon kavramlarını ilave ederek, geliştirmeye çalışmıştır. Açık fonksiyon bir sistemin içinde bulunanlar tarafından arzulanan ve bilinen fonksiyonlardır. Gizli fonksiyonlar ise sistemin içinde bulunanlar tarafından ne bilinen ne de arzulanan fonksiyonlardır. Örneğin, okulların bir toplumda öğrencileri bilgili kılmak, eğitmek gibi açık fonksiyonları olduğu gibi, onları sokağa bırakmamak, belirli bir yaşa gelinceye kadar belirli konularla meşgul etmek şeklinde gizli fonksiyonları da vardır.
Kısaca fonksiyonalist yaklaşıma göre grup, birbiriyle ilişkisi olan parçaların fonksiyonel bir bütünüdür. Bir bütün içindeki parçaları anlamak için o parçaların bütün içinde taşıdıkları fonksiyonları ve disfonksiyonları (bozucu fonksiyonları) bilmek gerekir. Bu basit yaklaşım toplumsal gruplardan,toplumun bütününün anlaşılmasına, hatta aileye kadar uygulanabilir.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın