Warning: stristr() [function.stristr]: Empty delimiter in /var/www/vhosts/notoku.com/httpdocs/wp-content/plugins/wp-useronline/wp-useronline.php on line 121
Bu Siteyi Seviyorum
Bize Ulaş
Kapat

NotOku.com'dan nasıl haberiniz oldu?

Sosyo-Kültürel Süreçte Kadın

Sosyo-Kültürel Süreçte KadınTürk toplumunda kadının konumunu ortaya koyan en önemli etken, sosyo-kültürel etkenlerdir. Kültürel anlamda kadının tarihsel süreç içersinde geleneklerin ve dinin etkisiyle ikinci planda kaldığı görülmektedir. Cumhuriyet Döneminde kadına sağlanan olanaklar ve bunlardan yararlananların sayısı arttığı halde, günümüzde kadına sağlanan eğitim, toplumda kadının durumunu geliştirip, üretime etkili bir biçimde katılmasını sağlayacak düzeyde değildir. Türkiye’de hâlâ kadınların %19. 4′ü hiçbir eğitim almamıştır ve okur-yazar değildir. Yaygın eğitim ile sunulan olanakların pek çoğu da kadını geleneksel rollere itmiştir.

Ailelerin kız çocuklarına uygun gördükleri meslekler de kadınların sosyo-kültürel yaşamdaki konumlarını belirlemektedir. Kadınlar için en uygun görülen mesleklerin, yapılan araştırmalarda öğretmenlik, hemşirelik ve çeşitli kuruluşlarda memurluk gibi meslekler olduğu, bu alanda toplumun erkeğe ve kadına bakışları arasında büyük farklılıklar bulunduğu görülmüştür; ancak son yıllarda kadınların, Türkiye’de seçkin mesleklerde oranları gittikçe yükselmektedir. Özellikle II. Dünya Savaşından sonra öncelikle hukuk ve tıp olmak üzere pek çok önemli meslek içinde yer alan kadınların oranı artmıştır. Dünyadaki ve Türkiye’deki kurumlar incelendiğinde uzman mesleklerde kadınların sayısal yoğunluklarına karşın, yönetimde temsil edilmedikleri görülmektedir. Yönetim kademelerinde yukarıya doğru tırmandıkça durum kadınların aleyhine bozulmaktadır. Kadınların en yoğun meslek dalı öğretmenlikte, öğretmenlerin % 44′nü oluşturan kadınlar, müdür düzeyinde ancak % 7 oranında temsil edilmektedirler.

Aynı durum üniversitelerdeki eğitim kadrolarında da görülmektedir. Rektör ve dekan olan kadın sayısı çok azdır. Kadınlar siyasal yaşamda da etkin olmayıp, ülke yönetiminde de çok az oranda temsil edilmektedir. Aile yaşantısında da kadın-erkek eşitliği konusunda sorunlar vardır. Çalışan kadın ev ve çocuklarının sorumluluğu yanında iş sorumluluğunu da üstlenmiş durumdadır ve bu sorumluluklarını eşiyle paylaşamamaktadır. Kadından beklenen, geleneksel rollerini aksatmadan yerine getirmesidir. Kırsal kesimde kadınların evleneceği kişiyi seçmesi, istediği kadar çocuk yapması konularında da henüz özgürlüğü yoktur. Çalışan kadın, iş yaşamında da engellerle karşılaşmaktadır. Kadınların öncelikle çocukları için çalışma saatleri sırasında ucuz ve güvenli bakım sağlanması sorunları vardır.

Çocukların bakımından birinci derecede sorumlu görülen kadın, işine devam edebilmek için çocuğunun bakımını ayarlamak zorundadır. Bu da kadınların iş yaşamındaki başarısını olumsuz olarak etkilemektedir. Sonuç olarak erkeklerle eşit sorumluluk taşıyan, ekonomik faaliyetlere genelde ücretsiz aile işçisi olarak katılan kadınların üretim faaliyetlerine daha fazla katılmaları, onların bilgi ve beceri düzeylerinin yükseltilmesiyle sağlanabilecektir; ancak her şeyden önce kadını, ev içi rollerle sınırlayan, ona eş ve anne rolü dışında olanak tanımayan, geleneksel düşüncenin değişmesi gerekmektedir.

EkleBunu Sosyal paylaşım Butonu
Bu Yazıyı Oyla:
Kötüİdare ederİyiÇok İyiMükemmel (Bu yazıya ilk oy veren sen ol!)
Loading ... Loading ...
NotOku tarafından
14 Eylül 2008 tarihinde yazıldı. Toplam 60 kere okundu.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)