Warning: stristr() [function.stristr]: Empty delimiter in /var/www/vhosts/notoku.com/httpdocs/wp-content/plugins/wp-useronline/wp-useronline.php on line 121
Bu Siteyi Seviyorum
Bize Ulaş
Kapat

NotOku.com'dan nasıl haberiniz oldu?

Sosyal Psikolojiye Giriş - Özet

Sosyal psikolojiyi tanımlayalım

Sosyal psikolojinin çeşitli tanımları mevcuttur. Bu tanımlardan bazıları analiz birimi olarak bireye, bazıları da bireyler arasındaki sosyal etkileşime vurgu yapmaktadır. Yaygın biçimde kabul göreni, Allport’un yaptığı tanımdır: “Sosyal psikoloji bir bireyin, davranış, duygu ve düşüncelerinin başkalarının gerçek ya da hayal edilen varlığından nasıl etkilendiğinin bilimsel yollarla araştırılmasıdır. ”

Sosyal psikolojinin belli başlı araştırma konularını tanımlayalım

Sosyal psikolojinin konu yelpazesi çok geniştir. Bu yelpaze kişisel, kişiler arası ve gruplar arası düzeyleri kapsamaktadır. Kişisel düzeyde kimlik, sosyal kimlik, tutum oluşumu ve değişimi gibi konular, kişiler arası düzeyde aşk ve sevgi, saldırganlık, kişiler arasında sosyal alışveriş ve iletişim çalışılmaktadır. Grup ve gruplar arası düzeyde itaat, gruba uyma davranışı, grup performansı, önyargı ve ayrımcılık gibi konular yer almaktadır.

Sosyal psikolojinin kendine yakın olan diğer bilim dalları ile arasındaki farklılıkları açıklayalım

Sosyal psikoloji ile ona yakın sosyal bilimler arasındaki farklılık iki yönden ele alınabilir: Analiz birimi ve konuya yaklaşım. Birinci olarak, sosyal psikolojide analiz birimi davranışta bulunan bireydir. Bireyin diğerleriyle ilişkilerine odaklanılmaktadır. Oysa diğer sosyal bilimlerin ilgi noktası büyük kurum veya gruplardır; parlamento, siyasal partiler, ekonomik sistem gibi. İkinci olarak, sosyal psikoloji ve diğer disiplinler yukarıda değinildiği üzere aynı konuyu çalışsalar bile, söz konusu sosyal davranışı açıklama temeli açısından farklılık gösterirler. Diğerlerinde sosyal davranış ekonomik krizler, sınıf çatışmaları ve hükümet politikaları gibi büyük ölçekli güçlerle açıklanmaya çalışılırken, sosyal psikoloji, açıklama temeli olarak düşünce, duygu ve tutum gibi içsel süreçlere başvurmaktadır.

Sosyal psikoloji alanında hangi kuramsal yaklaşımların kullanıldığını açıklayalım

Modern sosyal psikolojide temel olarak üç büyük kuramsal yaklaşım kullanılmaktadır: Güdüsel yaklaşım, davranışçı yaklaşım ve bilişsel yaklaşım. Güdüsel yaklaşım içinde ele alınan kuramlardan bazıları, insan davranışlarını temel birkaç içgüdüyle açıklarken, diğerleri davranışın ortaya konduğu durumun ihtiyaçları ve dolayısıyla güdülenmeyi yarattığını öne sürmektedir.

Davranışçı yaklaşımı benimseyen bazı kuramcılar davranışın bütünüyle çevreden verilen ödül ve ceza tarafından şekillendirildiğini ileri sürerken, pek çok sosyal psikologun katıldığı başka bir davranışçı yaklaşımda davranışa düşünce, duygu, tutum ve niyet gibi içsel süreçlerin de etki ettiği kabul edilir.

Modern sosyal psikolojide hakim olan görüş, bilişsel yaklaşımdır. Çevreden gelen bilginin ne tür zihinsel süreçlerden geçtiğini, yani nasıl işlendiğini inceleyen bilişsel psikolojide son yıllarda meydana gelen gelişmeler, sosyal psikolojiye uygulanmıştır. Sosyal biliş adı verilen bu çalışmalar, insanlar, sosyal ortamlar ve gruplar hakkında çıkarsama yapmamız için gereken bilgiyi nasıl topladığımızı ve bir araya getirdiğimizi araştırmaktadır. Sosyal psikolojide yukarıda açıklanan üç temel yaklaşımdan başka, evrimsel, roller-kurallar ve kültürler arası yaklaşımlar gibi diğer kuramsal yaklaşımlardan söz edilebilir.

Sosyal psikoloji alanında kullanılan araştırma yöntemlerinin neler olduğunu sıralayalım

Sosyal psikolojide kullanılan araştırma yöntemlerini deneysel olan ve olmayan yöntemler olarak ayırmak mümkündür. Deneysel olanlar laboratuvar ve alan deneyleridir. Başlıca deneysel olmayan yöntemler doğal gözlem, survey ve arşiv araştırmasıdır. deneysel yöntemlerde denence sınanmakta ve değişkenler arasında neden-sonuç ilişkisi araştırılmaktadır. Deneysel olmayan yöntemlerin sayısal veri elde edilenlerinde, değişkenler arasında bir ilişki (korelasyon) olup olmadığına bakılmaktadır. Ancak korelasyonel çalışmalarda neden-sonuç ilişkisi araştırılamaz. Her bir araştırma yönteminin kendine özgü güçlü yanları ve sınırlılıkları mevcuttur.

EkleBunu Sosyal paylaşım Butonu
Bu Yazıyı Oyla:
Kötüİdare ederİyiÇok İyiMükemmel (Bu yazıya ilk oy veren sen ol!)
Loading ... Loading ...
NotOku tarafından
26 Ağustos 2008 tarihinde yazıldı. Toplam 272 kere okundu.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)