Sosyal Politika Bilim Dalının Kapsamı
Sosyal Politika kimleri kapsar? Hemen belirtmemiz gerekir ki bu bilim dalına konu olan politikaların kapsamına birey olarak kişiler değil, aynı koşullar altında, aynı gereksinimleri duyan ve aynı nitelikleri taşıyan kişilerden oluşan kesimler girer. Önce bu bilim dalına konu olan sosyal nitelikli politikaların kapsamına hangi kesimlerin girdiğini öğrenelim.
Sosyal politikaların kapsamı, günümüze dek uzanan dönem içinde sürekli olarak genişlemiştir. Bu bilim dalının doğup geliştiği dönemlerde, çalışma alanında yalnızca işçi statüsü altında çalışanlar bulunuyorken, zamanla gelişen hizmet ve kamu kesimlerinde bağımlı statüler altında çalışanlar da bu politikaların kapsamına girmişlerdir. Daha sonra ise ekonomik yönden güçsüz kesimler ile bir iş bulup çalışabilme olanakları toplumun başka bireylerine göre daha sınırlı olan ya da bu olanaktan tümüyle yoksun bulunan kesimler, bu politikaların çerçevesi içinde yer almaya başlamıştır. Sosyal politikaların kapsamına giren kesimler ile bu kesimlerin özelliklerini biraz daha ayrıntılı biçimde açıklayalım.
i. Toplumlarda bağımlı statüler altında çalışanların iş ilişkileri ve yaşamında korunmalarını öngören tüm politikalar, Sosyal Politika’ya konu olur. Bu çerçevede; işçiler, memurlar (kamu görevlileri) ya da eğer varsa başka bağımlı statüler altında çalışma yaşamında yer alanların tümü, kamu-özel kesim ayrımı gözetilmeksizin sosyal politikalarla korunması hedeflenen kesimler kapsamına girer.
ii. Toplumun ekonomik yönden güçsüz bireylerinden oluşan kesimler de günümüzde bu politikalar kapsamında irdelenmektedir. Bir toplumda yeterli, düzenli ve sürekli bir gelir güvencesinden yoksun olanlar, ekonomik yönden güçsüz kesimleri oluşturur. Böyle bir yaklaşımla; işsizlere, barınabilme, yeterince beslenebilme olanaklarına sahip bulunmayanlara, ticari sermayesi sınırlı esnaflara, araç, gereç, donanım ve pazar bulma sorunları olan sanatkarlara, topraksız köylülere yönelik tüm politikalar Sosyal Politika’nın çalışma konularını oluşturur.
iii. Günümüzde gerek toplumsal yaşam, gerekse çalışma yaşamı içinde özel olarak korunması gereken, bakım ve gözetim, yani esirgenme gereksinimi duyan kesimler de bulunmaktadır. Bu bağlamda çocuklar, yaşlılar, tüketiciler, sakatlar, eski hükümlüler, gençler, kadınlar, kimsesizler vb. özel olarak bakım ve gözetim ile, desteklenme gereksinimi duyan kesimler de Sosyal Politika’nın çalışma alanı içinde yer alır. Verilen bu bilgiler bir başka yönden, hangi kesimlerin sosyal politikaların kapsamında yer almayacağı sorusunu da beraberinde taşır.
Gecikmeden belirtilmesi gerekir ki bazı kesimler çizilen bu çerçevenin dışında kalır. Toplumun; bağımlı çalışan, sosyo ekonomik yönden güçsüz kesimleri kapsamında yer almayanlar sosyal politikalara doğrudan konu olmazlar. Örneğin; işverenler, büyük toprak sahibi çiftçiler, serbest çalışan meslek sahipleri, tüccarlar gibi toplumun yüksek gelir gruplarında yer alan kişiler bu politikaların çalışma konuları dışında kalırlar. Çünkü bu kişilerin, yeterli bir gelir güvencesi olmayan, çoğu kez ücret gelirinden başkaca bir geliri bulunmayan, istihdam edilebilmede güçlük çekilen ya da çeşitli yetersizliklerle, yetmezliklerle karşı karşıya bulunan kişilere göre ekonomik yönden bir üstünlükleri vardır.
Sahip oldukları göreli ekonomik üstün konumları nedeniyle bu kişilerin korunma gereksinimleri, sosyal politikalara doğrudan konu olan kesimlere göre daha azdır. Ayrıca unutulmamalıdır ki bu kişiler, ekonomik, mesleki, ticari hak ve yararlarını, yer alabilecekleri odalar, birlikler, dernekler gibi örgütler aracılığı ile demokratik yönetimlerde her zaman savunup, geliştirebilme olanaklarına da sahiptirler. Ancak bu kişiler doğal olarak çevrenin, tüketicinin korunması gibi tüm toplumu ilgilendiren sosyal politikaların kapsamı içinde bulunurlar.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın