Siyasal Yaşamda Kurumsal Etkenler
Kurumların Oluşumu ve İşlevi
Toplumsal kurum kavramının çok çeşitli tanımları var. Bu tanımlamaların bazı temel öğelerini birleştirirsek; kurumu, toplumun varlığını koruyabilmesi için meşru olan ve olmayanı tanımlayan, zorlayıcılığı, tutarlılığı ve göreli bir sürekliliği bulunan kurallar ve ilişkiler bütünü olarak tanımlayabiliriz. Kurumlar, gelenek ve alışkanlıkların etkisiyle ya da yasayla oluşur. Aile, din, eğitim, hukuk, siyaset ve ekonomi, hemen akla gelen önemli toplumsal kurumlardandır. Ama siyasal yaşamın kendisi de birçok kurumdan oluşur. Bu kurumlardan birisi olan devleti ise, bazı siyasal bilimciler “kurumlar kurumu” olarak nitelendirirler.
Yüz yüze ilişkilerin egemen olduğu topluluklarda yasal kurumlar doğmamış, toplumsal denetim ve uyum, övgü, yergi, ayıplama gibi yaptırımlarla sağlanabilmişti. Oysa teknolojik ve ekonomik gelişmenin ürünü olarak, çok daha büyük kalabalıkların bir arada yaşamaları zorunluluğu ortaya çıkınca, kişinin davranışlarına yön veren temel etki, her gün yüz yüze ilişki kurulan kişilerin düşünce ve davranışları olmaktan çıktı. Artık toplumun bir düzen içinde varlığını sürdürebilmesi için, yasa gücü ile oluşturulan ya da güçlendirilen kurumlara gerek vardı. Devlet dediğimiz kurum, işte bu gereksinmenin sonucunda doğdu. Resmi olmayan denetim süreçlerinin yerini, fiziksel zor kullanma yetki ve gücüne sahip organlar toplamı aldı.
Geleneksel toplumdaki ailenin işlevini, kentsel yaşamda küçük gruplar üstleniyor. Geleneksel toplumdaki ailenin yapısal istikrar ve tekdüzeliğine karşılık, çağdaş toplumdaki küçük gruplar birbirlerinden çok farklı alt değer sistemleri üretebiliyorlar. Böylece toplumun yasal kurumları ve o kurumların dayandığı değerler sistemi ile içinde yer alınan grubun değerleri arasındaki farklılık, bir çatışmayı çoğunlukla kaçınılmaz kılıyor. İşte kitle haberleşme araçlarının çağdaş toplumdaki bir önemi de burada ortaya çıkmaktadır. Toplumsal bütünlüğü değişime engel olmadan koruyabilmek, kitle haberleşme araçlarının ortak değer yargıları ve onlara dayalı kurumlarla ilgili tutumuna büyük ölçüde bağlı olmaktadır.
Kurumsal Değişme ve Siyasal Kurumların Göreli Bağımsızlığı
Her kurumun, toplumsal yaşamın sürebilmesi için bir görevi, bir işlevi bulunduğunu öne süremeyiz. Her kurum bir gereksinmeye yanıt olarak doğar. Ama aynı kurum, toplumun tümü için işlevsel olmayabilir. Hatta zararlı olabilir. Belirli bir düzey ve belirli bir toplumsal ortamda işlevsel olan bir kurum, farklı bir düzey ve farklı bir toplumsal ortamda, toplumsal yaşamın tümü için engelleyici bir etki yapabilir. Örneğin din, toplumlarda genellikle bütünleştirici bir rol oynar. Ama aynı toplumda şu ya da bu nedenle iki farklı inanç, iki farklı din ya da mezhep yan yana bulunmaya başlayınca durum değişir. Belli bir ortamda, farklı inançlar toplumsal çözülmeye katkıda bulunmaya başlayabilir. Kendi toplumumuzdan İrlanda’ya kadar, bunun çok sayıda kanıtını görüyoruz. Tarih ise daha çarpıcı örneklerle dolu.
Kurumların, kendilerini yaratan koşulların değişmesinden sonra da varlıklarını sürdürebilmeleri, oldukça yaygın rastlanan bir olaydır. Toplumlarda her zaman, çağdaş gereksinmelere yanıt veren kurumlarla, işlevlerini yitirdikleri halde varlıklarını sürdürebilen kurumlara yan yana rastlanır. İkincilerin ağırlığının artması oranında, sağlıksız bir toplumsal yapıdan söz etmek doğru olur. Bu sağlıksız yapı, siyasal çatışmayı sertleştiren bir etkendir.
Siyasal kurumların değişimi ve evrimi konusunda, birbirine taban tabana zıt iki görüş var. Birinci görüşü paylaşanlar; siyasal kurumların, ekonomik yapıya bağlı olarak değişime uğradığını savunuyorlar. (Marksistlerin, önceliği üretim biçimine, Marksist olmayanların ise üretim düzeyine verdiklerini daha önce görmüştük). İkinci görüş sahipleri ise, siyasal kurumların önceliğine ya da bağımsızlığına inanıyorlar. Marx’ın siyasal kurumların değişimiyle ilgili kuramı açık. Bu kuruma göre, toplumsal evrimde itici güç ya da belirleyici öge, üretim teknikleridir. Üretim teknikleri üretim biçimini, yani üretimle ilgili kurumları ve özellikle mülkiyeti belirler.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın