Siyasal Rejim ve Kolluk
Kolluğun görev ve yetkilerini belirlemede en etkin faktör kuşkusuz siyasal rejimin doğasıdır. Farklı siyasal rejimler farklı kolluk sistemleri ortaya çıkarmaktadır. İleriki ünitelerde ayrıntılı bir şekilde ele alınacağı üzere kolluk; arama, yakalama, zor kullanma, el koyma, silah taşıma ve gerektiğinde silah kullanma gibi kişiler üzerinde ciddi sonuçlar doğuran yetkilere sahiptir. Bu görev ve yetkilerin amacı, kapsamı, sınırları ve kullanım şekli gibi konular ise o ülkenin siyasal rejimi ile doğrudan ilişkilidir. Siyasal rejimin kolluğun görev ve yetkileri üzerindeki etkisi otoriter ve demokratik siyasal sisteme göre açıklanabilir. Bu iki farklı siyasal rejim kollukları, görev, yetki, örgütsel işleyiş ve sorumluluk açısından çok derin farklılıklar gösterirler.
Otoriter Devlette Kolluk
Otoriter devlet düzeninde kolluğun görev ve yetki alanlarının nasıl düzenlendiğini anlayabilmek için bu rejimin temel özelliklerine kısaca değinmek yararlı olur. Otoriter devlet, hukuksal düzenlemelerde bireyi esas almaz. Otoriter toplumsal düzen anlayışında asıl olan, kişinin toplum içinde yer aldığı kişisel konumudur, statüsüdür. Bireyler, soy, cinsiyet, ırk itibariyle toplum içerisinde sahip oldukları toplumsal konumları ölçüsünde hak ve özgürlüklere sahiptirler. Bu anlayışta hukuk, bir haklar rejimi değil bir statüler rejimidir. Dolayısıyla, toplumu oluşturan kişilerin yasalar önünde eşitliği söz konusu değildir.
Siyasal otorite, bir meşruluk arayışı içinde değildir çünkü buna gereksinim duymaz. Yönetim, yönetilenlere karşı siyasal olarak kendini sorumlu hissetmez. Yönetilenlerden beklenen ise otoriteye mutlak itaattir. Bu nedenle, demokratik hukuk devletinde olduğu gibi yönetimin eylem ve işlemlerinin etkin denetimini sağlayan mekanizmalar yoktur.
Kuralları koyan ve uygulayanlar, kendilerini bunların üstünde görmektedirler. Keyfilik ve yanlılığın egemen olduğu bu yönetim anlayışında hukuk güvenliği bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu güvensizlik ortamında bireyler, kendi eylemlerinin olası hukuksal sonuçları hakkında bir bilgi sahibi olamamaktadırlar. Otoriter devlette devletin çıkarları her şeyden üstün olup, kişiler ikinci plandadır. Bu anlayışın bir sonucu olarak da kişilerin temel hak ve özgürlükler alanı daraltılmıştır (Şafak ve Bıçak, 1999).
Otoriter devlet anlayışının belirleyici özellikleri, kolluğun görev ve yetkilerinin neler olduğu konusunda önemli ipuçları vermektedir. Otoriter ve totaliter rejimlerde sadece siyasal iktidarın emrinde güçlü bir kolluk vardır. Bu tür toplumlarda, siyasal iktidarlar kolluğa çok geniş yetkiler veren yasalar çıkararak insan haklarının, hatta en temel hak ve özgürlüklerin çiğnenmesine olanak sağlarlar (Alderson, 1984).
Otoriter Devlette Kolluğun Temel İşlevleri
Otoriter devlette bireysel özgürlükleri korumak kolluğun temel işlevleri arasında yer almaz. Dolayısıyla, siyasal iktidarın emrinde bir araç olarak kolluğun toplumdaki temel işlevi, kurulu siyasal düzenin devamını sağlamak ve çıkarlarına hizmet etmektir. Hitler’in ulusal sosyalizm idaresi altındaki Almanya ile komünizm altında eski Sovyetler Birliği tarafından temsil edilen ‘polis devleti’ kavramı demokratik devletin karşıtını oluşturur. Bu tür rejimlerde kolluk, yasama ve yargının değil tek partinin hizmetindedir. Bu durumlarda suç ve politika birleşir ve siyasal iktidarın düşüncesine karşı çıkmak da suç olarak görülür. Kolluğun işlevleri diğer güvenlik güçlerinin (ordu ve istihbarat örgütleri) fonksiyonlarından tamamen farklılaşmamış, birbirileri ile çakışır bir durum gösterir.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın