Kayıt ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Ders: Seracılık      Ünite 1      10 Nisan 2011 Ara     

Sera Yapımı ve Ülkemizde Sera Yapımının Gelişimi

Seralar, bitkisel üretimin bütün yıl gerçekleştirilmesi amacıyla gelişme koşullarının yapay olarak yaratıldığı yapılardır. Gelişme koşulları içerisinde ele alınan başlıca faktörler ışık, sı­caklık, nem ve hava bileşimidir. O halde sera yapı elemanlarının görevi iyi bir bitkisel üretim sağlamak amacıyla, bütün yıl boyunca sera içi ekolojik koşulların ekonomik olarak ve bitki­lerin isteğine yakın bir biçimde sağlanması olmaktadır. Bu görev yerine getirilirken ve sera tesisleri yapılırken bitkisel üretimde etkili olan bazı teknik işletme özelliklerinin de göz önün­de tutulması gerekir. Bunlar çalışma kolaylığı, çalışma süresinin kısaltılması, ekonomik ve tasarruflu üretim ve kalitenin yükseltilmesidir.

Çünkü seralarda üretim yapılmak suretiyle aşağıdaki yararlar sağlanmaktadır:

– Bölgenin bitki yetiştirme devresi uzatılır. Böylece bir yılda birden fazla bitkisel üretim sağlanır.
– Serada yetişen ürünlerin pazara erken ya da geç çıkarılması sorunu yoktur. Pazarda sürekli ürün vardır.
– Yetiştirilen bitkinin birim alandaki verimi artırılmış, kalite yükseltilmiştir.
– İşletmede çalışma sürekli olduğundan işçilik yönünden yıl boyunca büyük değişiklik olmaz. Böylece mevsimlik işgücü sorunu azaltılmış olur.
– Sera yetiştiriciliğinin birçok teknolojiye gereksinimi vardır. Böylece bu teknoloji dallarının gelişmesine yardımcı olur.

Ülkemizde sera tarımının başlangıcı diğer ülkelerle karşılaştırıldığında oldukça yenidir. Se­ra yapımı ve sera tarımı ülkemizde 1940’lı yıllarda başlar. Kamu kuruluşlarınca Antalya ve İçel illerinde deneme ve araştırma amacıyla kurulan ilk seraları çevrede bulunan çiftçilerin kurdukları basit seralar izlemiştir. Sera alanları zamanla bu bölgeden Ege ve Marmara böl­gesine yayılmış ve bugünkü durumuna gelmiştir. Seralar alçak ve yüksek seralar biçiminde yapılmıştır.

Soru

Ülkemizde seracılık hangi yıllarda başlamıştır?

Alçak seralar kolayca yapılabilen ucuz seralardır. Yapımları için fazla bilgiye gereksinim yoktur, ancak sera içinde rahat çalışmak mümkün olmadığından işçilik çok fazladır. Sera içi çevre koşullarını ayarlamak çok zor, yetiştiricilik ve üretim rizikoludur. Bu tür yetiştiricilik, üreticilerin seracılık konusunda bilgi ve deneyim kazanmalarında ve yüksek sistemlerde başarılı olmalarında etkili olmuştur. Alçak sistem seralar genel olarak tünel şeklindedir. Se­ra çeşitli aralıklarla toprak içine çakılan çelikler üzerine plastik örtü materyali gerilmek sure­tiyle elde edilmektedir.

Yüksek sera sistemlerinin kuruluşları özel bilgi ve görgüye ihtiyaç duyduğundan her yetişti­rici tarafından kurulması mümkün değildir. Maliyetlerinin fazla oluşu, gelişmeleri engelle­yen diğer faktördür. Yüksek sera olarak ilk zamanlarda basit seralar yapılmıştır. Bu serala­rın yapımları hem kolay hem de ucuzdur. İşletmeler, zamanla kazanılan deneyim ve maddi olanaklar sonucu daha modern olan seralara yönelmişlerdir.

Ülkemizde seracılık çeşitli bölgelere dağılmış durumdadır. Aslında ekonomik bir üretimin yapılmasında bazı yörelerin üstün tarafları vardır. Ucuz ve ekonomik üretimde ısıtmanın ya­pılıp yapılmaması ya da derecesi büyük rol oynar.

Ülkemizde bugün ne kadar alanda sera kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Sera alan­ları özellikle Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde yayılmıştır. Akdeniz, Ege Bölgelerinde ağırlığı sera sebzeciliği alırken, Marmara Bölgesi’nde çiçek yetiştirilmektedir. Sera tarımının yoğun olarak yapıldığı iller Antalya, İçel, Muğla, Yalova ve Hatay’dır. Yapılan tahminlere gö­re 1982 yılında 94.743 da olan sera varlığımız 1996 yılında 379.87’a yükselmiştir. Sera­ların %55.8’i Antalya’da, %16.8’i İçel’de, %10.5’i Muğla’da, %1.9’u İzmir’de ve %15’i Yalo­va ve civarında toplanmıştır.

Soru

Ülkemizde en çok seracılık yapılan ilimiz hangisidir?

Sera yapımı iki şekilde gerçekleştirilmektedir. Birincisi, çiftçilerin kendi olanakları ile gerçekleştirdikleri seralardır. Örtü materyali olarak çoğunlukla plastik kullanılmaktadır, iskelet malzemesi ise ağaçtır. Sera yapımında kendi iş güçlerinden yararlanırlar. Her çiftçi kendi beceri ve olanaklarına göre sera yaptığından birçok sera biçimi ortaya çıkmaktadır. Başlan­gıçta yapılan bazı hatalar zamanla giderilerek seralar daha kullanışlı duruma getirilmektedir.

İkinci sera yapım şekli, çiftçilerin başkalarına yaptırdıkları seralardır. Bu seralarda da genel olarak yapım tekniği istenilen düzeyde değildir. Çünkü seralar çoğunlukla yerel demirci us­taları tarafından bilgisizce yapılmaktadır. Seralar çok farklı şekillerde ve boyutlardadır. Bu seralarda iskelet yapı malzemesi olarak çelik, örtü malzemesi olarak ise cam kullanılmaktadır.

Türkiye’de bulunan seralar yumuşak plastik, sert plastik ve cam örtülü seralardır. Toplam sera varlığının %60’ını yumuşak plastik,%9’unu cam ve %31’ini sert plastik örtülü seralar oluşturur.

Soru

Ülkemizdeki seraların yüzde kaçını cam örtülü seralar oluşturur?

Sera alanlarındaki hızlı ve sürekli artışlar, seralarda yapım ve kullanım anında karşılaşılan sorunlar kamu ve özel kuruluşları sera yapımı konusuna yöneltmiştir. Bunun sonucunda bazı tip projeler geliştirilmiş ve sürekli üretim yapan tesisler kurulmuştur. Bu tesislerde elde edilen yapı malzemeleri kolaylıkla monte edilebilmekte hatta gerektiğinde sökülerek başka yerde tekrar kurulabilmektedir.

Devletin son yıllarda sera yapımına olan desteği sera yapımında modernleşmeyi teşvik et­miştir. Gerek Ziraat Bankasının kontrollü kredi uygulamaları gerekse, Tarım ve Orman Ba­kanlığının Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu uygulamalarında sera yapımının projeye dayalı olması bu seraların modern bir anlayış içerisinde yapılmasını sağlamıştır. Sürekli de­ğişebilen ve yenilenebilen seralar yardımıyla ortaya çıkan sorunlar giderilmekte ve teknik­teki gelişmelere uyum sağlanmaktadır.