Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
22.07.2014
Ders: İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku      Ünite 8      28 Nisan 2010 Ara     

Sendikaların Kurulması

SK hükümlerine göre sendikaların kurulmasını, “Kuruluş Türleri ve Kurulma Koşulları”, “Kuruculuk Koşulları” ve “Kuruluş İşlemleri” olmak üzere üç başlık altında inceleyebiliriz.

Kuruluş Türleri ve Kurulma Koşulları

1982 Any’nın işçilerin ve işverenlerin üyelerinin çalışma ilişkilerinde ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için, önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurabileceklerini düzenleyen 51. madde hükmü ile işçi ve işverenlere sendikalar dışında üst kuruluşlar kurma olanağı da sağlanmıştır. Ancak Any’da kurulması öngörülen üst kuruluşun türlerinden ya da kademelerinden söz edilmemiştir. Any’nın bu esnek hükmüne dayanılarak, SK’nın 1. ve 2. maddesinde işçi ve işverenlerin yalnızca “sendika” ve tek üst kuruluş olarak da “konfederasyon” halinde örgütlenebilmelerine izin verilmiştir. Bu nedenle, Türkiye’de sendikal üst kuruluş olarak işçi ve işverenler tarafından konfederasyon dışında federasyon, birlik vb. başka bir kuruluşun kurulabilmesine olanak yoktur. SK hükümleri çerçevesinde, sendika türleri ile sendika ve konfederasyonların kurulma koşullarını ayrıntılı bir şekilde inceleyebiliriz.

Sendika

Sendika SK’nın 2. maddesinde tanımlanmıştır. Bu madde hükmüne göre; sendika, “İşçilerin ve işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için meydana getirdikleri tüzel kişiliğe sahip” kuruluşlardır. Yapılan bu tanım, hem işçi ve hem de işveren sendikaları için ortak kullanılmaktadır. Dolayısıyla sendikalar işçiler tarafından meydana getirilirse, işçi sendikaları; işverenler tarafından meydana getirilirse işveren sendikaları adını alırlar. Bu şekilde SK’ya göre yapılan işçi ve işveren sendikası ayırımına, ayrıca 25. 06. 2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’na göre, kamu görevlileri sendikalarının da eklenmesi gerekir (Bkz. Şekil 8. 1).

İşçi Sendikası

SK’nın 3. maddesine göre, “İşçi sendikaları, işkolu esasına göre bir işkolunda ve Türkiye çapında faaliyette bulunmak amacı ile bu işkolundaki işyerlerinde çalışan işçiler tarafından kurulur”. Madde hükmünden de anlaşılabileceği üzere, ülkemizde işçi sendikaları ancak,

i. İşkolu esasına göre,
ii. Bir işkolundaki işyerlerinde çalışan işçiler tarafından ve
iii. Türkiye çapında faaliyette bulunmak üzere kurulabilmektedir.

Güçlü sendikacılık için gerekli ortamın sağlanabilmesi amacıyla SK’da işçi sendikalarının Türkiye çapında faaliyette bulunmak üzere, bir işkolundaki işyerlerinde çalışan işçiler tarafından kurulması öngörülerek, yerel ve bölgesel düzeyde sendikaların kurulması engellenmiştir. İşkolu esasına göre sendikalaşma ilkesi uyarınca ayrıca SK’nın 3. maddesinde meslek ve işyeri esasına göre işçi sendikası kurulamayacağı da hükme bağlanmıştır.

İşkolu esasına göre sendikalaşma ilkesi uyarınca işçi sendikaları, SK’nın 60. maddesinde ve “İşkolları Tüzüğü”nde gösterilen belirli bir işkolundaki işyerlerinde çalışan işçiler tarafından kurulabilecektir. SK’nın 60. maddesinde işçi ve işveren sendikalarının kurulabilecekleri işkolları 28 adet olarak belirlenmiş, İşkolları Tüzüğü’nde de bu işkollarına giren işler gösterilmiştir. SK’nın 60. maddesine göre, bir işyerinin gireceği işkolu o işyerinde yürütülen esas işin niteliğine göre belirlenir ve bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin dahil olduğu işkolundan sayılır. Buna göre örneğin; batarya üreten bir fabrikada çalışan aşçı, ancak o işyerinin tabi olduğu metal işkolunda kurulmuş bulunan bir sendikaya üye olabilecektir.

SK’nın 4. maddesine göre, bir işyerinin girdiği işkolunun saptanması Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca yapılır ve Bakanlık tespit ile ilgili kararını Resmi Gazetede yayımlar. İşkolu tespit kararlarına Resmi Gazetede yayımından itibaren 15 gün içinde taraflarca işyerinin kurulu bulunduğu mahaldeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemede itiraz edilebilir. İtiraz için öngörülen 15 günlük süre hak düşürücü süredir ve hakimce resen dikkate alınır.

İşveren Sendikası

SK’nın 3. maddesine göre, “İşveren sendikaları, işkolu esasına göre bir işkolunda ve Türkiye çapında faaliyette bulunmak amacı ile bu işkolundaki işverenler tarafından kurulur”. Madde hükmünden de anlaşılabileceği üzere, ülkemizde işveren sendikaları ancak;
i. İşkolu esasına göre,
ii. Bir işkolundaki işverenler tarafından ve
iii. Türkiye çapında faaliyette bulunmak üzere kurulabilmektedir.
Bu nedenle, işçi sendikalarının meslek ve işyeri esasına göre veya yerel ve bölgesel düzeyde kurulabilmesini engelleyen kanun hükümleri, işveren sendikaları için de geçerlidir.

SK, işçi sendikalarında olduğu gibi, bir işkolunda birden çok işveren sendikasının kurulabilmesine olanak tanımaktadır (SK. m. 3).

SK, işçi sendikalarına paralel bir düzenleme ile işveren sendikalarının da işkolu esasına göre bir işkolunda ve Türkiye çapında faaliyette bulunmak amacı ile bu işkolundaki işverenler tarafından kurulabileceğini belirtmekle birlikte, kamu işverenleri açısından bu kurala bir istisna getirmiştir. SK’nın 3. maddesi, kamu işveren sendikaları için aynı işkolundaki kamu işverenleri tarafından kurulma ve aynı işkolunda faaliyette bulunma koşulunu aramamaktadır. Getirilen bu düzenleme, işveren sendikalarının kuruluş koşulları açısından özel kesim ile kamu kesimi arasında bir ayırım yaratmaktadır.

Kamu Görevlileri Sendikaları

Ülkemizde kamu görevlilerine 1965 yılında tanınan ve 1971 yılında kaldırılan sendikalaşma hakkı, 1982 Any’da da düzenlenmemiştir. Ancak 1992 yılında Türkiye’nin 151 sayılı “Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesine İlişkin” UÇÖ sözleşmesini onaylaması ile bu alanda yeni bir dönem başlamıştır. 1995 yılında Any’nın 53. maddesine bir fıkra eklenerek kamu görevlilerine sendikalaşma hakkı tanınmıştır. Buna uygun olarak 12. 06. 1997 tarihinde 657 Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan değişiklikle de devlet memurlarının sendikalar ve üst kuruluşlar kurabileceği ve bunlara üye olabileceği düzenlenmiştir (DMK. m. 22). DMK’da yapılan değişikliğe rağmen, 25. 06. 2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu çıkarılıncaya kadar, kamu görevlileri sendikaları hukuki dayanaktan yoksun kalmıştır. Söz konusu Kanun ile kamu kurum ve kuruluşlarının işçi statüsü dışındaki bir kadro ve pozisyonunda daimi suretle çalışan, adaylık veya deneme süresini tamamlamış kamu görevlilerine işkoluna (hizmet koluna) göre sendikalaşma hakkı tanınmıştır.

Ayrıca kamu görevlilerinin kuracakları sendikaların kuruluş işlemleri, sendika tüzüğü, organlar ve organların görevleri SK’ya paralel bir biçimde düzenlenmiştir. Ancak kamu görevlileri sendikalarına grev hakkı tanınmamıştır.

Konfederasyon

İşçi ve işverenlerin kurabileceği tek sendikal üst kuruluş olarak konfederasyon, SK’nın tanımlar başlığını taşıyan 2. maddesinde tanımlanmıştır. Bu tanıma göre Konfederasyon, “Değişik işkollarında en az beş sendikanın bir araya gelmesi suretiyle meydana getirdikleri tüzel kişiliğe sahip” üst kuruluşlardır. Hem işçi ve hem de işveren konfederasyonları için getirilmiş bu ortak tanıma göre konfederasyonların kurulabilmesi için;
i. Değişik işkollarında faaliyet gösteren
ii. En az beş sendikanın bir araya gelmesi gerekir.

Sıra Sizde 1

Meslek ve işyeri sendikacılığını, işkolu esasına dayalı sendikacılık ile karşılaştırarak, belirtilen sendikacılık ilkelerini güçlü ve zayıf yönleri açısından değerlendiriniz.

Sıra Sizde 2

İşçi sendikaları ile işveren sendikalarını kurulma koşulları açısından karşılaştırınız.

Sıra Sizde 3

Federasyon ve birlik gibi diğer sendikal üst kuruluşları inceleyerek konfederasyon ile karşılaştırınız.

Kuruculuk Koşulları

Sendika kurucularında aranacak koşulları düzenleyen SK’nın 5. maddesinde belirtilmemekle birlikte, Kanun’un 2. ve 3. maddesine göre işçi sendikası kurucularının işçi niteliğine, işveren sendikası kurucularının ise işveren niteliğine sahip olmaları gerekir. Ancak işçi ve işveren sendikası kurucusu olabilmek için bu genel koşulun varlığı yalnız başına yeterli değildir. Bunun dışında SK’nın 5. maddesinde öngörülen sendika kurucularında aranılan niteliklere sahip olmak gerekir.

Sendika Kurucularında Aranılan Nitelikler

1. Türk vatandaşı olmak,
2. Medeni hakları kullanmaya ehil olmak,
3. Sendikaların kurulacağı işkolunda fiilen çalışır olmak,
4. Kamu hizmetlerinden mahrum edilmemiş bulunmak,
5. Türkçe okur-yazar olmak,
6. Zimmet, ihtilas, irtikâp, rüşvet, dolandırıcılık, hırsızlık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçlarından biriyle ve herhangi bir suçtan dolayı ağır hapis veya taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis cezasına hüküm giymemiş bulunmak,
7. Türk Ceza Kanunu’nun ikinci kitabının birinci babında yazılı suçlardan veya bu suçların işlenmesini aleni olarak tahrik etme suçlarından veya Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesinin ikinci fıkrasında yazılı halkı; sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etme suçlarından veya Türk Ceza Kanunu’nun 536. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yazılı eylemlerle aynı Kanunun 537. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü ve beşinci fıkralarında yazılı eylemleri siyasi ve ideolojik amaçlarla işlemekten mahkum olmamak.

Dikkat

SK’ya göre işçi ve işveren kavramları bu kitabın 9. Ünite metninde incelenecektir.

SK’da açıkça belirtilmemiş olmasına karşın, 5. maddede öngörülen niteliklere sahip işçi ve işverenlerin, sendika kurucusu olabilmeleri için ayrıca 18 yaşını bitirmiş olmaları gerekmektedir.

SK’da, sendikaların kaç kişi tarafından kurulacağına ilişkin herhangi bir hüküm yoktur. Bu konuda SK’nın 63. maddesindeki yollama uyarınca, Dernekler Kanunu’nun 2. maddesinin (a) bendi hükmünün uygulanması zorunludur. Bu maddeye göre sendikanın kurulabilmesi için en az yedi kişinin bir araya gelmesi gerekir. Bu hükmün uygulanmasında işçi ve işveren sendikaları arasında bir ayırım yapılamaz. SK’da, işçi ve işverenler arasında, kuruculuk koşulları yönünden herhangi bir ayırım yapılmamakla birlikte, işveren sendikası kurucuları açısından yalnızca işverenin tüzel kişi olması hali için özel bir düzenleme getirilmiştir (m. 5). Buna göre, sendika kurucusu işverenin gerçek kişi olması durumunda, işçi sendikası kurucuları için aranan ve yukarıda sıralanan koşullardan, sendikaların kurulacağı işkolunda fiilen çalışır olma koşulu hariç, bütün koşullar işveren için de aranacaktır. İşveren sendikasının kurucusu tüzel kişi ise, aynı koşullar sendikaların kurulacağı işkolunda fiilen çalışır olma koşulu hariç tüzel kişiyi temsil eden gerçek kişi için de aranacaktır. Bu hüküm uyarınca, kendisini temsil eden kişi Türk vatandaşı değilse, tüzel kişi, işveren sendikası kurucusu olamayacaktır.

Kuruluş İşlemleri

Gerek Any’nın 51. maddesinde ve gerekse SK’nın 6. maddesinde hükme bağlandığı üzere, işçi ve işveren sendikalarının ve konfederasyonların kurulması serbest ve isteğe bağlıdır. Bu özelliğe bağlı olarak sendikanın kurulabilmesi için herhangi bir makamdan izin ya da ruhsat alınmasına gerek olmadığı gibi, devlet dahil hiç kimsenin bir sendikanın kurulması veya kurulmaması konusunda emir vermesi veya baskıda bulunması da söz konusu olamaz. Ayrıca işçi ve işverenler aynı işkolunda ayrı ayrı ve diledikleri sayıda kendi sendikalarını serbestçe kurabilirler.

Kitap

Bu ünitenin sonunda “Başvurulabilecek Kaynaklar” listesinde yer verilen Turhan Esener tarafından yazılan İş Hukuku kitabına ulaşarak, sendikaların kuruluş sistemlerini inceleyin. Sendikaların serbestçe kurulabilmesini diğer sistemlerle karşılaştırarak irdeleyin.

SK’nın 6. maddesine göre, sendika ve konfederasyonların kurulması yalnızca, hazırlanan tüzüğün, kanunda gösterilen diğer belgelerle birlikte sendika ve konfederasyonun merkezinin bulunduğu ilin valiliğine makbuz karşılığında bir dilekçe ile verilmesi koşuluna bağlıdır. Bu bakımdan bir sendika ve konfederasyonun kurulabilmesi için kurucuların, öncelikle, bir tüzük hazırlamaları gerekir.

Tüzük, tüzel kişinin iç örgütünü ve çalışmasını düzenleyen objektif bir hukuk kaynağıdır. Bu bakımdan sendika tüzüğü, sendikanın anayasası olarak da adlandırılmaktadır. SK’nın 6. ve 7. maddelerine göre sendika ve konfederasyon tüzüğünün yazılı olması gerekmektedir. SK’nın 7. maddesinde tüzüklerde bulunacak hususlar belirtilmiş, 6. maddesinde de hazırlanan tüzüğün Kanunda gösterilen diğer belgelerle birlikte valiliğe verilmesi ve belgelerin şekli ile başvuru esasları düzenlenmiştir. Konuya ilişkin ayrıntılar, “Sendika ve Konfederasyonların Kuruluşunda İstenilecek Belgelerin Şekli ve Esasları Hakkında Yönetmelik” te gösterilmiştir. Belirtilen bu yönetmelik hükümlerine göre, sendika ve konfederasyon tüzüğünün Any’da belirlenen Cumhuriyetin niteliklerine ve demokratik esaslara aykırı olmaması gerekir. Ayrıca sendika ve konfederasyon tüzüklerinde en az, SK’nın 7. maddesinde öngörülen aşağıdaki hususların bulunması zorunludur.

Sendika ve Konfederasyonların Tüzüklerinde Bulunması Zorunlu Hususlar

1. Sendika veya konfederasyonun adı, merkezi ve adresi,
2. Sendika veya konfederasyonun amacı ve bu amacı gerçekleştirmek üzere sürdürülecek çalışma konuları ve çalışma biçimleri,
3. Sendikanın faaliyet göstereceği işkolu,
4. Sendika kurucularının adı ve soyadları, meslek veya sanatları ve ikametgâhları; konfederasyonu kuran sendikaların işkolları ile ad ve adresleri,
5. Sendika veya konfederasyona üye olma, üyelikten çıkma ve çıkarılmanın şart ve şekilleri,

6. Sendika veya konfederasyon genel kurulunun kuruluş şekli ve toplanma zamanı,
7. Genel kurulun görevleri, yetkileri, oy kullanma ve karar alma usul ve yeter sayıları,
8. Sendika veya konfederasyon yöneticilerinde aranacak nitelikler,
9. Sendikanın veya konfederasyonun organlarına üyelerin ne suretle seçileceği, asıl ve yedek üye sayısı, görev ve yetkileri,
10. Sendika şubelerinin nasıl kurulacağı, görev ve yetkileri, genel kurullarının toplantılarına ve kararlarına ilişkin usul ve esaslar ile sendika genel kurulunda şubelerin nasıl temsil edileceği,
11. Üye aidatlarının tespit şekil ve usulü,
12. Sendikanın veya konfederasyonun iç denetim usulleri,
13. Harcamaların nasıl yapılacağı, yetkilerin nasıl verileceği ve yetki sınırları,
14. Tüzüğün ne şekilde değiştirileceği,
15. Sendika veya konfederasyonun feshi halinde mallarının tasfiye şekli,
16. Sendika veya konfederasyonun organlarının oluşumuna kadar kuruluşun işlerini yürütmeye ve temsile yetkili geçici yönetim kurulu üyelerinin ad ve soyadları ile ikametgâhları.

Sendika ya da konfederasyonun tüzel kişilik kazanabilmesi için sendika kurucuları SK’nın öngördüğü koşullara uygun şekilde hazırladıkları tüzüğü, sendika merkezinin bulunduğu ilin valiliğine makbuz karşılığında bir dilekçe ile vermek zorundadırlar. SK’nın 6. maddesine göre, kurucuların vereceği dilekçeye sendika ya da konfederasyon tüzüğü yanında, kurucuların nüfus cüzdanlarının suretlerini, ikametgâh belgelerini, meslek ve sanat özgeçmişlerini, sendikanın kurulacağı işkolunda fiilen çalışır olduklarını kanıtlayan belgeler ile sabıka kayıtlarını, ilk genel kurula kadar kuruluşu sevk ve idare edecekler ile bunların eşleri ve velayetleri altındaki çocuklarına ait noterden tasdikli mal bildirimlerini de eklemek zorundadırlar.

Tüzük ve diğer belgelerin ilgili valiliğe verilmesi ile birlikte sendika ya da konfederasyon tüzel kişilik kazanır. Valiliğe, kurulan kuruluşu sadece kayıt ve tescil görevi düşmektedir. Yapılan incelemede dilekçeye ekli tüzük ve belgelerde ya da içindeki bilgilerde kanuna aykırılık olsa bile, valilikçe sendika ya da konfederasyonun tüzel kişilik kazanmasına engel olunamaz. Çünkü tüzükle birlikte diğer belgelerin valiliğe verilerek makbuz alınması ile sendika ya da konfederasyon tüzel kişilik kazanmaktadır. Ancak tüzük ve belgeler ile içerdikleri bilgilerin kanuna aykırılığının saptanması ve SK’da öngörülen kuruluş koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde, vali veya İçişleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ve Maliye Bakanlıklarının her biri sendika veya konfederasyonun faaliyetinin durdurulması veya kapatılması için iş davalarına bakmakla görevli mahalli mahkemeye başvurabilir (SK. m. 6/7). Söz konusu tüzükte suç oluşturan hususların saptanması halinde durum, gereği için Cumhuriyet savcılığına ayrıca bildirilir (SK. m. 6/8).

Dikkat

Sendika ve konfederasyonun faaliyetinin durdurulması ve kapatılmasına ilişkin hukuki düzenlemeler, bu kitabın 10. ünite metninde incelenecektir.

Sendika veya konfederasyonun tüzel kişilik kazanmasından sonra kurucuların, tüzüğü ve ilk genel kurul toplantısına kadar sendika veya konfederasyonu sevk ve idare ile görevli kişilerin ad ve soyadlarını, meslek ve sanatlarını ve ikametgâhlarını Ankara, İstanbul ve İzmir’de yayımlanan ve ülke çapında dağıtılan günlük birer gazetede onbeş gün içinde ilan etmeleri gerekir (SK. m. 8/1).

Sıra Sizde 4

Örnek olayda kurucuların Eskişehir Valiliği tarafından eksik olduğu bildirilen belgeleri vermemelerinin hukuki sonuçları nelerdir?

“Sendikaların Kurulması” için 3 cevap

  1. [...] This post was mentioned on Twitter by NotOku. NotOku said: Sendikaların Kurulması http://goo.gl/fb/7bMWy [...]

  2. [...] – Sendika yöneticisi – İşyeri sendika temsilcisi – Sendika organlarıİçindekiler- Giriş Sendikaların Kurulması Sendikaların Yönetilmesi Özet Test Soruları Yaşamın İçinden Okuma Parçası [...]

  3. ahmet diyor ki:

    bana daha ayrıntılı bilgi gerekiyor yani türkiyede hangi sendikalar kurulmuş? gibi. en ince ayrıntısına kadar vermeniz gerekiyor

Bir Cevap Yazın

*