Sanayi Devriminin Etkisi Altında 19.Yüzyıl
İngiltere’de ticaretle servet biriktirmiş sermayedarlar 18. yüzyılda dokuma, demir, çelik ve başka üretim dallarında teknolojik buluşlardan yararlanarak fabrika düzeninde üretimi başlatmış ve İngiltere’yi dünyanın ilk sanayi ülkesi hâline getirmişti. 19. yüzyılda teknolojik icatlar Avrupa Kıtası’nda ve Amerika’da devam etti ve buralarda da sermaye birikimi hızlandı. Kuzeybatı ve Orta Avrupa ülkelerinde ve Amerika Birleşik Devletleri’nde sermayedar sınıf, tarımı ve sanayiyi makineleştirdi; pamuklu ve yünlü dokuma, kömür, demir, çelik üretimini muazzam artırdı; makine sanayiini büyüttü, demiryollarını, buharlı gemileri ve telgraf ağlarını geliştirdi. Sanayileşen ülkelerden her birinde devlet, kendi ülkesinde sermaye birikimini destekledi; kendi sanayicilerini yabancı rekabetten korumak, başka ülkelerde hammadde kaynakları ve ihracat piyasaları bulmak ve bunları tekellerine almak için yoğun iktisadî, siyasî ve askerî faaliyete girdi.
Sanayileşen Avrupa ülkeleri ve ABD, birçok sanayileşmemiş ülkeye ordularını göndererek sömürgeleştirdiler ve bunların insan gücünü sömürüp doğal kaynaklarını talan ettiler. Asya’da, Amerika’da ve Afrika’da sömürgelerinin ve sömürgeleştiremedikleri ülkelerin ekonomilerine ticaret yoluyla ve sermaye ihracı yoluyla nüfuz ettiler. Dışarda yeni piyasalar ve ucuz kaynak temini, sanayileşen ülkelerde sermayedarlara işçi sınıflarıyla çelişkilerini yumuşatma imkânı sağladı, sermaye biriktirmenin maliyetini başka toplumların sırtına yüklemeye yaradı. Sonuçta Avrupa ülkeleri ve ABD, 19. yüzyıldaki sanayileşmeyle, üç asırdan beri genişleyen kapitalist dünya sisteminin merkezini oluşturdu. Merkez ülkeleri, sistemin çevresini teşkil eden diğer ülkelerin iktisadî gelişmesini ve toplumsal evrimini etkisi altına aldı. Bu etki zamanla arttı.
Osmanlı Devleti de 16. yüzyıldan beri devam eden süreç doğrultusunda, sistemin bir çevre ülkesi hâline geldi. Devletin siyasî bağımsızlığına rağmen, ülkenin iktisadî ve toplumsal gelişmesi kapitalist merkez ülkelerinden gelen uyarılarla şekillenir hâle geldi. 19. yüzyıl boyunca Osmanlı yöneticileri imparatorluğun malî sorunlarını çözmek ve iktisadî yapısını kuvvetlendirmek için uğraştı. Ancak uyguladıkları iktisadî politikalar, maliyenin ve ekonominin ihtiyaçları yanı sıra, siyasî mülahazalarla ve merkez ülkelerinin baskısı altında belirlendi.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın