Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
26.07.2014
Ders: Davranış Bilimlerine Giriş      Ünite 9      19 Temmuz 2011 Ara     

Psikolojinin Tanımı

Psikoloji biliminin uzun bir geçmişi vardır. On sekizinci yüzyıla kadar psikoloji, felsefenin kapsamı içinde ele alınmıştır. Wilhelm Wundt 1879′da bir deneysel psikoloji laboratuvarı kurmuş ve bazı psikolojik konuların bilimsel yöntemlerle incelenebileceğini göstermiştir. Wundt’un bu çalışmasından sonra psikoloji bağımsız bir bilim dalı olarak kabul edilmiştir.

Günümüzde psikoloji insan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilim dalı olarak tanımlanmaktadır. Şimdi bu tanımı açıklığa kavuşturmaya çalışalım. Davranışlar belirli çevresel koşullar içinde oluşan olaylar olduğuna göre, psikoloji çevre, organizma ve davranışlar arasındaki etkileşimi incelemeye çalışır.

Bu etkileşimin ana öğelerinden biri çevredir. Psikolojide çevre kavramı çoğu kez uyarıcı ile eş anlamda kullanılır. Fakat çevre uyarıcıdan daha geniş kapsamlı bir kavramdır. Organizmanın alıcı sinir uçlarına etki edebilen her türlü enerji değişikliğine uyarıcı denir. Bazı uyarıcılar kırmızı bir trafik ışığının görülmesinde olduğu gibi, çevrede herkes tarafından kolaylıkla gözlenebilen uyarıcılardır. Bazı uyarıcılar da çürük bir dişten gelen sızı durumunda olduğu gibi, çoğu kez yalnızca organizmanın kendisinin hissedip algılayabileceği olaylardır. Çevremizde her organizmaya aynı şekilde etkileyecek çok az sayıda uyarıcı vardır. Aynı uyarıcı karşısında farklı bireyler farklı davranışlar göstermektedirler. Eğer uyarıcılar karşısında farklı bireylerin davranışları hep aynı olsaydı, belki psikoloji bilimine gerek kalmazdı. Çünkü uyarıcı bilindiği taktirde davranışın yordanması (ne olacağının bilinmesi) çok basit bir işlem olurdu. Özellikle konuşmak, düşünmek, karar vermek ve problem çözmek gibi davranışlar söz konusu olduğunda, organizma ile ilgili etmenler davranışların oluşumuna daha çok katkıda bulunmaktadır.

Organizmanın çevresiyle etkileşimindeki ikinci öğe organizmanın kendisidir. Tek bir hücreden bile oluşsa bir canlıya organizma denilir. Fakat psikoloji araştırmalarında en çok incelenen organizmalar güvercinler, fareler, maymunlar ve insanlardır. Bu nedenle, organizma denildiğinde bu canlı türlerinden biri akla gelmelidir.

Organizmanın çevresiyle etkileşimindeki üçüncü ana öğe davranışlardır. Önceleri davranış deyiminden organizmanın yalnızca görülebilen veya işitilebilen hareketleri anlaşılmıştır. Günümüzde ise davranış bir organizmada yer alan ve bir organizma tarafından yapılan her türlü eylem anlamına gelmektedir. Bu tanıma göre, bir organizmadaki tek bir sinir hücresinin harekete geçmesi gibi fizyolojik bir olay davranış olarak kabul edilirken, televizyon seyretmek, bir futbol takımını desteklemek, çalışmak, konuşmak, okumak, oy vermek gibi organizma tarafından yapılan daha karmaşık her türlü eylem de davranış olarak kabul edilmektedir. Organizmada yer alan veya organizmanın yaptığı her türlü eyleme davranış diyebilmek için, söz konusu eylemin herhangi bir yolla gözlenebilir, yordanabilir veya ölçülebilir olması gerekir. Bazen, psikolojide davranış ve davranım birbirlerinin yerine kullanılabilen sözcüklerdir. Davranım davranışın küçük bir birimidir. Davranış ise birçok davranım dizisinden oluşmuş bir örüntüyü ifade eder. Neye davranım veya davranış denileceği yapılan araştırmanın analiz birimine göre değişir.

Psikolojide incelenen davranışların nesnel olarak gözlenip ölçülebilmesi amaçlanır. Bu davranışlar üç grupta toplanabilir;
- Gözlemci tarafından doğrudan doğruya, dolaysız biçimde gözlenebilen davranışlar: Organizmanın çeşitli hareketleri, jest ve mimikler ile konuşma bunlara örnek olarak gösterilebilir. Bu davranışlar bir gözlemci tarafından kolayca gözlenebilir ve sayısal olarak ifade edilebilir. Bu özelliklerinden dolayı psikolojide incelenen davranışlar daha çok bu gruptandır.

- Dolaylı olarak gözlenebilen davranışlar: Bu gruptaki davranışlar doğrudan gözlenemez, ancak gözlenebilen davranışlardan yordanabilir (tahmin edilebilir, çıkartılabilir). Örneğin, zekâ doğrudan doğruya gözlenemez, bir zekâ testindeki sorulara verilen cevaplardan yordanabilir. Ya da kişinin ilgili başka faaliyetinden yordayabiliriz. Bu gruptaki davranışlara örnek olarak düşünme, problem çözme, akıl yürütme, duygu ve heyecanlar gösterilebilir.

- Yukarıda belirtilen davranışların temelinde yatan sinir sistemi faaliyetleri ve fizyolojik süreçler: Bunlara nörofizyolojik faaliyetler denir. Nörofizyolojik faaliyetlerin gözlenmesinde çeşitli araç ve teknikler kullanılır. Bu grupta incelenen konular arasında duyguların nörofizyolojik temelleri, bir davranışa bağlı olarak duyu organlarında ve kaslarda meydana gelen faaliyetler de bulunur.

Psikolojiyi tanımlarken üzerinde durulan diğer bir öğe de inceleme birimidir. Psikolojinin felsefe kapsamında ele alındığı dönemlerde ve psikoloji biliminin ilk kuruluş yıllarında, inceleme birimi olarak sadece insanlar alınıyordu. Günümüzde ise psikoloji insanların yanı sıra hayvan davranışlarını da incelemektedir. Hayvan davranışlarının incelenmesinde iki amaç güdülmektedir. Bunlardan birincisi, çeşitli hayvan türlerinde gözlenen davranışların açıklanmasıdır. İkinci amaç ise, temelde insan davranışlarının anlaşılması ile ilgilidir. Hayvanlar bu amacın gerçekleşmesinde bir araç olarak kullanılır. Hayvan davranışlarının incelenmesi yoluyla insan davranışları hakkında ön fikirler elde edilmeye çalışılır. Böyle bir tutuma haklılık kazandıran iki unsur vardır: Bunlar hayvanların yapı bakımından insanlardan daha basit yapıda olması ve çeşitli memeli türlerinin birçok ortak biyolojik özelliklere sahip olması ve aynı ortak atadan türediğinin kabul edilmesidir. Ayrıca insanlara acı verici uyarıcıların uygulanması ve zarar verici işlemlerin yapılması mümkün değildir. Araştırmaların bu gibi uyarıcıları ve işlemleri içermesi halinde, özel koşullara uyularak hayvanlar kullanılır.

Psikolojinin tanımında geçen son öğe, psikolojinin bir bilim dalı olduğudur. Bir bilim dalı olarak psikoloji düzenli bilgiler bütünüdür. Psikolojide bilgi, davranışların ve ilgili diğer olayların gözlenmesi ve ölçülmesi ve yorumlanması ile elde edilir.

Psikoloji biliminin temel amaçları şunlardır:
- Betimleme: Bu amaç, birbiriyle ilişkili olan ya da olmayan davranışların ve davranışları belirleyen koşulların saptanmasını içerir. Söz konusu ilişkiler araştırmalarla ortaya konur. Betimleme, ayrıca, davranışların ortak özelliklerine göre sınıflandırılmasını da içerir.
- Açıklama: Bu amaç, davranışları açıklayan genel ilkelerin ve kuramların oluşturulmasını içerir. Bu gibi genel ilke ve kuramların temelinde, betimleme amacına hizmet eden araştırmalar bulunur. Davranışları anlamak, betimleme ve açıklama amaçlarının gerçekleşmesi ile mümkün olur.
- Yordama: Bu amaç, davranışların önceden tahmin edilebilmesi ile ilgilidir. Yordamalar, araştırmalardan elde edilen bulgulara, temel ilke ve kuramlara dayanır.
- Kontrol: Bu amaç ise, davranışların seçilen bir düzeye veya istenen bir biçime getirilmesini içerir. Davranışların kontrolü işlemi de yine, araştırma bulgularına, temel ilke ve kuramlara dayanır.

Yukarıdaki amaçların birbirini izleyen aşamalar şeklinde olduğu görülmektedir. Ancak psikolojide kullanılan her araştırma yöntemi bu amaçların tümünü birden gerçekleştiremez. Hangi yöntemin hangi amaçları gerçekleştirebildiği konusu üzerinde ileride durulacaktır.

Sıra Sizde

Psikolojinin tanımında yer alan öğeler nelerdir?

“Psikolojinin Tanımı” için 1 cevap

  1. [...] üzere psikolojiye ilişkin sekiz ünitede size önerilen ek kaynaklara başvurunuz.İçindekiler Psikolojinin Tanımı  Psikolojiyle İlgili Beklentiler ve Bunların Doğrulanma Derecesi  Psikolojinin Diğer Bilimler [...]

Bir Cevap Yazın

*