Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
21.08.2014
Ders: Yönetim Bilgi Sistemi      Ünite 3      3 Aralık 2010 Ara     

Postmodern Yönetim Yaklaşımı

Amaç 1

Postmodernizm kavramını ve postmodern düşüncenin yönetim konularını nasıl etkilediğini anlayabilmek

Değişim, postmodernizmin anahtar terimidir. Hiçbir kurumsal sınırı olmayacak kültürel politikalar üretmektedir. Değişim kavramında ifadesini bulan somut durum için pek çok tanım geliştirilmiştir: Bilgi ekonomisi, post kapitalizm, post endüstriyel dönem, bilgi toplumu, postmodern dönem bunlardan en iyi bilinenleridir. Tanımlardan bir kısmı daha siyasal, bir kısmı ise daha ekonomik ve teknik anlamlar yaratmakta ve değişimi daha somut hale getirme çabası içine girmektedir. Ancak sonuçta kapsam ve önem bakımından pek de birbirlerinden farklarının olmadığı görülmektedir.

Sanayi devriminden sonra bilginin yönetime uygulanmasını vurgulayan ve Taylor zamanında gerçekleştirilmiş olan verimlilikle ilgili çalışmalardan da daha önemli olan yönetimdir. Yönetim, bilginin uygulanmasından ve performansından sorumludur.

Modernizmden Postmodernizme

Modernizm; 19. yy. sonu ile II. Dünya Savaşı’nın başlangıcına kadar olan dönemde özellikle sanat ve edebiyatta meydana gelen büyük çaplı değişimleri tanımlamakta kullanılmaktadır. Modernizmi sadece sanatla ilişkilendirmek doğru olmaz. Sınırları genişleyen dünya pazarının hızlandırdığı bilimsel ve teknolojik buluşlarla yenilikler, sanayideki ilerlemeler, toplum, ekonomi ve siyasi yaşamda birtakım değişmeleri de beraberinde getirmiştir. Modernizm hareketi, teknolojik, siyasal ve ideolojik değişmeleri ve gelişmeleri etkilemekle birlikte onlar tarafından da etkilenmiştir. Einstein’in izafiyet kuramı, X ışınlarının keşfi, otomobillerin seri üretimi, I. Dünya Savaşı sırasında savaş içinde gerçekleşen yeni gelişmeler gibi hepsi bir araya geldiğinde toplumda bir krize, parçalanmaya neden olmuş, tüm kültürel ve toplumsal alanları etkilemişlerdir (Marshall, 1999, s. 508) .

Modernlik günlük hayata modern sanatın, tüketim toplumu ürünlerinin, yeni teknolojilerin, yeni ulaşım ve iletişim tarzlarının yayılması yoluyla girmiştir. Modernliğin yeni bir endüstriyel ve sömürgeci dünya kurduğu dinamikler, modernleşme olarak açıklanabilir. Modernleşme, modern dünyayı oluşturan bireyselleşme, dünyevileşme, endüstrileşme, kültürel farklılaşma, kentleşme, bürokratikleşme ve rasyonelleşme süreçlerini bütünleşik olarak anlatan bir kavramdır (BestKellner, 1998, s. 15) .

Postmodernizm, modernizm ve sömürgeciliğin devamıdır, dolayısıyla yeni bir kavram değildir. Postmodernizm ve onun doğal uzantısı olan küreselleşmenin karşı konulamaz olduğu düşüncesi de postmodernist dünya görüşünden kaynaklanmaktadır. Postmodernizm; doğrunun, gerçeğin ve anlamın olmadığını, imgelere yer verildiğini, çoğulculuğu, herkes ve her şey için eşit temsil ve mutlak şüpheyi savunmaktadır. Tüm kültür ve gelenekleri tek bir alana indirgeyen postmodernizm, çok kültürlülükle ilgili aldanma ve yanılma yaratır (Serdar, 2001, s. 8) .

Sıra Sizde 1

Sizce aynı şehirde Çin, Hint ve Küba yemekleri yiyor olmamız, çok kültürlü bir toplumda yaşıyor olduğumuzu gösterir mi?

Postmodernizm kavramı, ilk kez esneklik, alaycılık, ustalık, düzensizlik, rastlantısallık, bölünmüşlük, taklitçilik ve mecaziliği temel olarak gösteren tek bir modernist yapıya karşı tepki gösteren mimarlık kavramı olarak popüler olmuştur. Sanat ve felsefede belirli bir yere sahiptir (Linden, 1998, s. 270) .

Pek çok araştırmacı postmodernizmi belirsiz, karmaşık bir kavram olarak görmüştür. Postmodernizm kavramının anlamı popülizm, varoluşçuluk ve hiçlik (nihilizm) gibi birbirine zıt akımlardan alıntılarla karmaşık hale getirilmiştir. Postmodern felsefesinin, modern sanata şaşırtıcı bir benzerliği vardır ve doğrudan söylenemeyenle, daha çok imalarla ilgilenir, gerçeklik ve güç arasındaki gizli ilişkiye, yüzeyselliğe karşıdır (Mabry, 2002, s. 141) .

Modernizmde geçerli olan her şey postmodernizmde tümden geçersiz ve eskimeye yüz tutmuştur. Doğruluk iddialarını ve gerçekliği reddetmekte, hiçbir şeyin kesin olmadığını kabul etmektedir. Hayalle (imge) maddi gerçekliğin arasındaki farkların kaybolduğu bir dünyayı, anlamsızlığı savunmaktadır. Postmodernizm bizi doğru ve erdemin, bilim ve dinin, fizik ve metafiziğin doğrulandığı yere götürürken, şüpheyi de beraberinde getirmektedir. Sınıf, cinsiyet, ırk, milliyet ve kültürleri eşit temsil etmenin yollarını aramaktadır (Serdar, 2001, s. 21-23) . Postmodernizmi belirleyen çok sayıda özellik, temelde dört ana başlık altında incelenebilir (Cevizci, 1997, s. 562-563) :

- Toplumsal açıdan postmodernizm; endüstrileşme, kapitalizmin ekonomik sistemini, toplumsal sınıflar sistemini doğurmuştur. Bu, her ne kadar toplumsal yapının ve farklılaşmanın en önemli faktörlerinden biri olsa da postmodern toplumlarda çok büyük önem taşımamaktadır. Toplumsal açıdan postmodernizmde toplumsal yapı daha fazla parçalanmıştır. Farklılaşma açısından; sınıflara ek olarak cinsiyet, yaş ve etnik özellikler etkili olmuştur.

- Kültürel açıdan postmodernizm; kültür endüstrilerinin gün geçtikçe artan önemi, gündelik yaşamın kalitesi, kimliğin gelenekler yoluyla değil de bireysel seçim ve tercihler yoluyla kuruluşudur.

- Ekonomik açıdan postmodernizm; bilgisayarlaşmış bilginin, üretimin temel gücü durumuna gelmesidir. Bilgisayarlaşmış bilginin gelişmiş toplumlardaki işgücünün niteliği üzerinde önemli bir etkisi vardır. Fabrika ve tarım işçilerinin sayısı düşerken, profesyonel, teknik ve beyaz yakalı işçi sayısında bir artış gözlenmektedir. Postmodern toplumlarda özellikle çok uluslu işletmeler göz önüne alındığında yatırım kararları ulus devletin denetiminden çıkmaktadır.

- Siyasi açıdan postmodernizm; Kişisel girişim, pazar eğilimi, rekabet ve kendine güven gibi konuların geliştirilmesine dayanır. Postmodernizm, baskıcı bütüncülük ve baskıcı bir siyaset yerine çoğulcu ve açık bir demokrasi üzerinde durmaktadır.

Sonuç olarak postmodernizm; ilerleme düşüncesinin yerine geçen olabilirlik ve çok anlamlılık bilincini ifade etmektedir.

Sıra Sizde 2

Sizce postmodernizm, Batı’yı mı Doğu’yu mu kendine örnek alır?

Postmodernizm ve Yönetim

Postmodernizm kavramı, 1950′li ve 1960′lı yıllarda bazı yazarlar tarafından kullanılmıştır. Ancak bu kavramın çok yönlü toplumsal ve kültürel olaylar içerisinde var olduğu iddiaları felsefe, mimarlık, sinema, edebiyat gibi bir dizi değişik kültürel alan ve akademik disiplin içerisinde ve disiplinler arasında sağlamlık kazanmaya başlaması 70′lerin ortalarında açıklığa kavuştuğu söylenebilir (Conner, 2001, s. 18) . Gibson Burrel, Robert Cooper, Pippa Carter, David Boje, John Hassard ve Steven Blegg gibi postmodernizmle ilgilenen bazı örgütsel teorisyenler, kavramı geniş bir şekilde yönetim alanına da yaymışlardır. Jacques Derrida, Michel Foucault, Jean Baudrillard, Jean-François Lyotard ve Michel Serres gibi Fransız felsefecilerinin kavramlaştırma, ayırma, farklılık gibi varsayımlarla başlayan çalışmalarından etkilenmişlerdir. Organizasyon teorisyenleri karşıtlıklar, paradokslar ve gerginlikler olarak adlandırılan yeni bilgiye/bilgi teorisine ilişkin esasları ve bilimsel araştırmaları incelemişlerdir (Linden, 1998, s. 270) .

Örgütsel çatışmalara yoğunlaşan postmodernizm, doğrusal olmayan ve kısıtlamayanı benimsemektedir. Düzensiz, karmaşık, değişken ve bu nedenle de belirsiz olan organizasyonları ve çevrelerini gerçeğin ta kendisi olarak görmektedir. Organizasyonun dış çevresini oluşturan piyasalar, çalışanlar, tedarikçiler, müşteriler ve diğer ortaklar; önceden belirlenen amaçlar etrafında değil, aynı lisan etrafında bir araya gelirler. Bireyler yeni fikirler ortaya koydukları için örgüt yerine örgütler, çevre yerine çevrelerden konuşmayı zorunlu hale getirirler. Örgüt içinde bireyler arasındaki farklı yorumlar ve fikirler, görevler ve işbirlikleri, organizasyonların genel görüntüsünü biçimlendirir. Bu durum, organizasyonların genel kararsızlığını temsil etmektedir (Linden, 1999, s. 270)

Postmodernizm, üretimin organizasyonundan çok organizasyonun üretimine ağırlık vermektedir. Düzenlenmiş dünyaya yönelik sürekli olarak normatif yapıların oluşumuna karşıdır. Süreçler problemleri çözmezler veya bilgi vermezler. Yöneticiler, paradoksal durumlarla veya tanımlanamayan veya çözülememiş olan durumlarla karşı karşıya kalırlar (Linden, 1999, s. 273) .

Organizasyon yerine organizasyonlar, çevre yerine çevreleri ifade etmenin gerektiği organizasyonlara paralel olarak, yönetim yerine de çoklu-yönetim veya çoğul-yönetime ağırlık verilmektedir. Bu sadece yöneticilerin, anlam karmaşası ve görmezden gelmeleri, taraf olma, yayılma, bireyler ve sorunlar, yetenekler ve karışıklıklar, yeni bilgi teknolojileri gibi konularda, üzerinde durmaları gereken karışıklıkları yansıtmak değildir. Aynı zamanda yöneticilerin algılama düzeylerine göre; kendi karmaşık ve değişen dünyalarını yöneten bireylerin yarattığı bir sonuç olan yönetsel bölünmüşlüktür. Çoklu-yönetim kavramı, organizasyon içerisinde yerleştirme yerine pozisyonların sürekli hareket etmesi, gücün erişilmez olması, bu nedenle farklı pozisyonların denenmesi ve içinde yaşanılan zamana uymak şeklindedir (Linden, 1999, s. 273) .

Postmodernizmde, hızlı ve yetenekli insanların işletmeye çekilmesi, işletmenin başarısı için güdülenmesi gerekmektedir. Modern yönetim ve liderliğin yerini postmodern katılımcı yönetim ve dönüştürücü liderlik almıştır (Şahin, 2002, s. 7) .

Sıra Sizde 3

Postmodernizm, sizce bir işletme organizasyonu içerisinde bir personelin aynı görevde ömür boyu çalışmasını mı yoksa yeni kariyer arayışlarına gitmesini mi savunmaktadır, niçin?

Sonuç olarak postmodernizmde; anlam berraklığından çok anlam zenginliğini aramak, siyah-beyaz ayırımından kaçınıp, ya biri ya öteki yerine, hem biri hem ötekini kabul etmek, birkaç düzeyde anlam ve birkaç odak noktasının kombinasyonunu ortaya çıkarmak, kendini kendi hakkında bilgi sahibi olarak keşfetmek gerekmektedir. Başlıca özelliği farklı tarz ve biçimleri uyumlu hale getirmektir: Fransız parfümleri kullanır, Marks and Spencer’dan giyiniriz, hem rap hem reggae dinleriz, öğle yemeğinde McDonald’s’da bir şeyler atıştırır, akşam da Çin Lokantası’nda Suşi yeriz. Bu oluşumun temel aracı medya, özellikle televizyon ve günümüzde gittikçe yaygınlaşan İnternet olmaktadır (Bayhan, 2001, s. 157) .

Sıra Sizde 4

Türkiye’de bundan 15-20 yıl önceki televizyon kanalları sayısı ile günümüz televizyon kanalları sayısını hiç karşılaştırdınız mı?

“Postmodern Yönetim Yaklaşımı” için 1 cevap

  1. [...] Postmodern Yönetim Yaklaşımı Sanal Organizasyonlar Yönetsel Karar Almada Bilgi Sistemlerinden Yararlanma Organizasyonlarda Bilgi Sisteminin Stratejik Önemi Özet Test Soruları Yaşamın İçinden Sıra Sizde Cevap Anahtarı Başvuru Kaynakları 02. İşletme Bilgi Sistemleri ◄ ÖNCE | SONRA ► 04. Dijital Girişimler [...]

Bir Cevap Yazın

*