Warning: stristr() [function.stristr]: Empty delimiter in /var/www/vhosts/notoku.com/httpdocs/wp-content/plugins/wp-useronline/wp-useronline.php on line 121
Bu Siteyi Seviyorum
Bize Ulaş
Kapat

NotOku.com'dan nasıl haberiniz oldu?

Paranın Değer Saklama Fonksiyonu

Para, zaman içerisinde satın alma gücünün elde tutulmasını sağladığı için, aynı zamanda bir değer muhafaza aracı olarak da işlev görür. Bir değer biriktirme aracı, gelirin elde edilmesinden harcanmasına kadar geçen süre içinde, satın alma gücünü muhafaza etmek amacıyla kullanılır. Birçoğumuz gelirimizi elde ettiğimizde hemen harcama eğiliminde olmayız. Alışveriş için vaktimiz olunca ya da alışveriş ihtiyacı duyuncaya kadar beklemeyi tercih ederiz. Paranın bu fonksiyonu yaşamımıza büyük bir kolaylık getirmektedir. Parayı harcamadığınız sürece, elinizde bulunan para miktarı kadarlık bir satın alma gücünü elinizde bulunduruyorsunuz demektir.

Değer muhafaza amacıyla kullanılabilecek tek araç para değildir. Tahviller, hisse senetleri, konut, toprak ya da mücevherat da değer biriktirmek amacıyla kullanılabilir. Bu türden birçok varlık, değer biriktirme aracı olarak para karşısında daha avantajlıdır. Örneğin; bu varlıklar, paraya göre daha yüksek oranda faiz getirisi elde ederler, fiyatları yükselebilir ve değer değişikliklerinin dışında sahiplerine, (barınma, süs eşyası olma gibi) diğer bazı hizmetler de sunarlar.

İşte bu noktada cevaplandırılması gereken ve paranın değer muhafaza aracı olma fonksiyonunu daha iyi kavramamıza olanak tanıyacak bir soru gündeme gelmektedir: “Madem ki yukarıda sıralanan varlıklar (tahvil, hisse senedi, konut, toprak gibi) paraya göre daha avantajlı birer değer muhafaza aracı niteliğindedir, o halde ekonomik birimler, neden hala değer muhafaza aracı olarak parayı kullanmaktadır?”

Bu sorunun cevabı önemli bir iktisadi kavram olan likidite ile ilgilidir. Likidite, bir varlığın bir değişim aracına dönüştürülmesindeki nispi kolaylık ve sürat olarak tanımlanabilir. Likidite bir varlıkta bulunması arzulanan bir kavramdır. Bir diğer deyişle bir varlığın likiditesi ne kadar yüksekse talep miktarı da o kadar çok olacaktır. Bir değişim aracı olması nedeniyle para, tüm varlıklar içinde en likit olanıdır, yani bir satın alma işlemini gerçekleştirebilmek için paranın bir başka şeye dönüştürülmesine gerek yoktur.

Örneğin; evinizi sattığınız zaman komisyoncuya satış bedeli üzerinden, belirli oranda, bir komisyon ödemek zorunda kalabilirsiniz. Öte yandan, acilen ödemeniz gereken bir borcunuz nedeniyle evinizi bir an önce satmanız gerekiyorsa, satış işleminin daha çabuk gerçekleşmesi için düşük bir fiyata razı olabilirsiniz. Halbuki para için böyle maliyetler gerekmez. Görüldüğü gibi, en cazip değer muhafaza aracı olmamasına karşın, en likit varlık niteliğinde olması, halkın neden para tutma arzusunda olduğunu ortaya koymaktadır.

Paranın ne kadar iyi bir değer muhafaza aracı olduğu fiyatların seyrine bağlıdır. Örneğin; tüm fiyatların ikiye katlanması, paranın satın alma gücünü ve dolayısıyla değerini yarı yarıya azaltır. Tersiyse tüm fiyatların yarı yarıya düşmesi, paranın satın alma gücünün ve dolayısıyla değerinin iki kat arttığını ifade etmektedir. Fiyatlar genel düzeyinin hızla yükseldiği enflasyonist bir ortamda, para hızla değer kaybeder ve halk servetini para biçiminde tutmaktan uzaklaşır. Bu durum, özellikle hiperenflasyon olarak bilinen aşırı enflasyon dönemlerinde en uç noktasına ulaşır.

Sayfalar: 1 2

EkleBunu Sosyal paylaşım Butonu
Bu Yazıyı Oyla:
Kötüİdare ederİyiÇok İyiMükemmel (Bu yazıya ilk oy veren sen ol!)
Loading ... Loading ...
NotOku tarafından
29 Temmuz 2008 tarihinde yazıldı. Toplam 79 kere okundu.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)