Para Talebi Fonksiyonu
Para Talebi Fonksiyonu
Ekonomik birimlerin ellerinde neden para tutmak istediklerini gördükten sonra, bu miktarın değişmesine neden olan faktörleri incelemek oldukça kolaydır. Biraz önce ele aldığımız gibi, ekonomik birimler üç amaçla ellerinde para tutmak isterler: İşlem amacıyla, ihtiyat amacıyla ve spekülatif amaçla.
Yukarıdaki açıklamalarımıza göre üç amaçla talep edilecek para miktarını belirleyen iki faktör söz konusudur: Nominal gelir ve faiz oranı. Para miktarı ile ekonomik faaliyetler arasındaki ilişkiyi dolaylı kanal aracılığı ile inceleyen Keynesyen görüş, nominal gelirin sabit olduğu bir ortamda, para talebini (M d ) faiz oranının (i) bir fonksiyonu olarak kabul eder.
Faiz Oranı
Yukarıdaki açıklamalarımızdan hatırlayacağınız gibi, faiz oranı ve para talebi arasında ters yönlü bir ilişki söz konusudur. Bu ilişkiyi anlamanın bir diğer yolu, faiz oranını elde para tutmanın fırsat maliyeti olarak değerlendirmektir. Örneğin, 1000 liralık bir nakdi cüzdanınızda taşır veya yastık altında tutarsanız faiz geliri elde edemezsiniz. Bir diğer deyişle, söz konusu 1000 lirayı elinizde nakit olarak tuttuğunuz zaman faizden vazgeçiyorsunuz demektir ve bu da size bir maliyet yükler. Faiz oranının düşük olduğu bir ortamda kaybedilen faiz anlamındaki maliyet de düşük olacaktır.
Oysa faiz oranının yüksek olduğu bir ortamda kaybedilen faiz de yüksek olduğu için servetinizin bir kısmını para olarak elde tutmanın maliyeti yüksek olacaktır. Faiz oranı ne kadar yüksek olursa katlanılan fırsat maliyeti de o kadar yüksek olacağı için mümkün olduğunca az para tutulmak istenecektir. Görüldüğü gibi elde para tutmanın fırsat maliyeti, yani faiz oranı yükseldikçe elde tutulmak istenen para miktarı azalmaktadır. Bu ilişki, Şekil 17.1′de görülen negatif eğimli para talebi fonksiyonunu çizmemize olanak tanır.
Şekildeki para talebi fonksiyonunun (M d ) negatif eğimi faiz oranı ile elde tutulmak istenen para miktarının ters yönde değiştiğini göstermektedir. Şekle göre, örneğin, faiz oranı yüzde 12 olduğu zaman ekonomideki toplam para talebi 400 lira olmaktadır. Faiz oranı yüzde 9′a düştüğü zaman elde tutulmak istenen toplam para miktarı 600 liraya çıkmaktadır.
Nominal Gelir
Yukarıdaki açıklamalarımızdan hatırlayacağınız gibi, para talebi gelire ve fiyatlara, kısaca nominal gelire bağlı olarak da değişebilmektedir. Elde tutulmak istenen para miktarı gelirle aynı yönde değişmekteydi. Zira gelir arttıkça daha çok harcama yapılmakta, bu işlemlerin gerçekleştirilebilmesi için de daha fazla miktarda paraya gereksinim duyulmaktaydı.
Nominal gelir ne kadar yüksek olursa elde tutulmak istenen para miktarı da o kadar yüksek olacaktır. Bu tespit nominal gelirdeki artışın fiyat artışlarından kaynaklanmasında da, reel gelir artışından kaynaklanmasında da geçerlidir. Çünkü fiyat artışları da, reel gelir artışları da daha fazla miktarda harcama yapılmasını gerektirmektedir. Ekonomide üretilen mal ve hizmetlerin fiyatı arttığı zaman harcamalar için daha fazla miktarda paranın elde tutulması gerekmektedir. Benzer şekilde, reel gelirin artması da daha fazla mal ve hizmet üretildiği ve satıldığı anlamına geldiği için, bu işlemlerin gerçekleştirilebilmesi daha fazla paranın elde tutulması ile mümkün olabilecektir.
Nominal gelirdeki bir değişme, her bir faiz oranı düzeyindeki para talebini değiştirecektir. Yukarıda yer alan Şekil 17.2, nominal gelirdeki değişmelerin para talebi eğrisi üzerindeki etkisini göstermektedir. Örneğin nominal gelir Y 0 düzeyinden Y 1 düzeyine yükselirse, para talebi M d 0 ‘dan M d 1 ‘e artmakta ve para talebi fonksiyonu sağa kaymaktadır. Nominal gelirin Y 0 ‘ dan Y 2 ‘ ye düşmesi durumunda ise para talebi de M d 0 ‘dan M d 2 ‘ ye azalmakta para talebi eğrisi sola kaymaktadır. Para talebi eğrisi M d 0 ‘dan M d 1 ‘e kaydığı zaman, yüzde 9 faiz oranı düzeyinde talep edilen para miktarı 600 liradan 800 liraya yükselmektedir. Aksine, para talebi fonksiyonu sola doğru kayarak M d 0 ‘dan M d 2 konumuna geldiği zaman talep edilen para miktarı 600 liradan 400 liraya düşmektedir.




















Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın