Para Miktarının Ölçülmesi
Örneğin; bir dönemde, bu görevi yerine getiren bir para arzı ölçütü, bir diğer dönemde aynı başarıyı gösteremeyebilir. Öte yandan enflasyonu en iyi tahmin etmeye olanak sağlayan bir para arzı ölçütü, konjonktür dalgalanmalarının tahmininde yetersiz kalabilir.
Yukarıdaki açıklamalarımızdan anlaşılabileceği gibi her iki yaklaşım da tatmin edici düzeyde kesin bir para tanımı verememektedir. Teorik yaklaşım, para arzı ölçütüne hangi aktiflerin dahil edilmesi, hangilerinin dışarıda bırakılması gerektiği hususunda yeterli bir cevap bulamamaktadır.
Öte yandan elde edilen kanıtların farklı para arzı ölçütlerinin tercih edilmesini gerektirecek ölçüde karışık olması nedeniyle ampirik yaklaşım da yeterli olmamaktadır. Son yıllarda bazı iktisatçılar paranın ağırlıklandırılmış bir büyüklük olarak hesaplanması gerektiğini savunmuşlar ve bu konuda bazı çalışmalar yapmışlardır. Bu çalışmalarda alternatif likit aktifler arasındaki ikame derecesinin ölçülmesi ve bu derecelere göre alternatiflere ağırlık verilmesi öngörülmektedir.
Açıktır ki bu durumda nakit ve çeke tabi mevduata “1″, bunları ikame etme gücü yüksek olan aktiflere “1′e yakın”, zayıf olanlara “0′a yakın” ağırlık katsayıları verilecektir. Öte yandan, nispeten daha yakın tarihli birkaç çalışmada, para arzının finansal aktiflerin fiyatına göre düzeltilerek hesaplanması gerektiği savunulmaktadır.
Paranın kesin bir tanımını yapmada karşılaşılan bu belirsizlik, aslında birçok soru işaretini de beraberinde getirmektedir. Çünkü; iktisat politikasının yürütülmesinden sorumlu olan karar alıcılar, para miktarını kontrol edebilmek için, hangi aktiflerin para arzına dahil edileceğini bilmek zorundadırlar. Takdir edersiniz ki miktarını hesaplayamadığımız bir büyüklüğü kontrol etmeye çalışmak mümkün değildir.
Sayfalar: 1 2

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın