Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
30.09.2014
Ders: Sermaye Piyasası ve Finansal Kurumlar      Ünite 12      31 Temmuz 2011 Ara     

Özel Finans Kurumları (Faizsiz Bankacılık)

Özel Finans Kurumları (ÖFK), dini nedenlerle faizden uzak kalmak isteyen kişilerin, finansman ihtiyacını karşılamaları, tasarruflarını değerlendirmeleri ve modern bankacılık hizmetlerinden yararlanmaları amacıyla, faizle çalışan klasik bankalara alternatif olarak kurulan mali kuruluşlardır. Faizsiz banka olarak da adlandırılmaktadır.

Tanımdan da görüleceği üzere, özel finans kurumlarının kurulmasında birkaç önemli faktör bulunmaktadır;
- Bankalara ihtiyaç duyan, ancak dini inanışları nedeniyle, faiz esasına dayalı olarak çalışan bankalarla ilişki kurmak istemeyenlere, inançları doğrultusunda faaliyet gösteren kuruluşları seçmelerine imkân tanımak
- Altın, döviz şeklinde yatırımları olan, ancak bunları ekonomik hayata sokmayarak, yastık altında atıl olarak tutan tasarruf sahiplerinin birikimlerini ekonomiye kazandırırken, bu tasarruf sahiplerinin maddi refahını da artırmak
- Özel finans kurumlarını inançları nedeniyle tercih edenlerin modern bankacılık hizmetlerinden yararlanmalarını sağlamak
- Özellikle Arap kaynaklı yabancı sermayenin ülkeye çekilmesini sağlamak

Tarihsel Gelişim

Kâr ve zarara katılmayı esas alan faizsiz bankacılığın geçmişi M.Ö. 2123 – 2081 yılları arasında Babil’de hüküm süren Hammurabi’ye uzanmaktadır. Modern anlamda faizsiz bankacılık 20. yüzyılda İslam ülkelerinde görülmeye başlayan sanayileşme hareketleri ve 1970′li yıllarda petrol fiyatlarının ani artışı ile ortaya çıktığı görülmektedir. Tek tek kişilerin tasarrufları ticaret erbabının elinde kâr zarar ortaklığı esasına göre değerlendirilirken, sanayileşme ile birlikte büyük yatırım projelerinin finansmanı için ancak bu kişisel tasarrufları bir araya getiren faizsiz bir bankaya ihtiyaç duyulmuştur.

Modem anlamda faizsiz bankacılığın en etkin ve kapsamlı uygulaması Dünya Bankası modelini örnek alan ve 22 İslam ülkesinin katılımıyla Ekim 1975′de Cidde’de kurulan, İslam Kalkınma Bankası dit. Türkiye’nin de kurucu ülke olarak yer aldığı bu banka İslam ülkeleri arasındaki ticaret hacminin arttırılması, gelişmekte olan İslam ülkelerinde verimli projelere finansman temin edilmesi, faizsiz finans kurumu sayısının artırılması ve aralarındaki ilişkilerin geliştirilmesi amaçlarıyla kurulmuştur.

Faizsiz banka olan Of’ları ülkemizin gündemine 1980′li yıllarda girmiş ve 1983 yılında. Bakanlar Kurulunun 16.12.1983 gün ve 83/7506 sayılı kararnamesi ile kurulmasına izin verilmiştir.

ÖFK uygulaması ile hedeflenen, Türkiye’de düşük olan özel tasarrufların teşvik edilmesi ve özellikle inançlarından dolayı yastık altında atıl kalan gayrimenkul, döviz, altın gibi alanlara kayan tasarrufların ekonomiye kazandırılması olmuştur. O dönemlerde PİAR’ın yaptığı bankacılık araştırmasına göre, Türkiye’de inançları gereği klasik bankalara gitmeyen mevduatın oranı % 15′tir. Bu oran yaklaşık olarak 15 milyar USD’ye karşılık gelmektedir.

Bütün bu gelişmelerden sonra bugün dünya üzerinde G. Afrika’dan Kazakistan’a ABD’den Pakistan’a uzanan bir coğrafyada sayıları 60′a ulaşan ülkede 100′ün üzerinde faizsiz banka bulunmaktadır. Bunların aralarında klasik ve uluslararası tanınmış bankalar da bulunmaktadır. Bünyelerinde faizsiz esaslara göre çalışan birimler kuran batılı kurumlarda vardır. Bunlara örnek olarak, Citibank, HSBC Bank, Union Bank of Switzerland, Kleinwort Benson, ANZ Grindlays, Goldman Sachs gibi kurumlar sayılabilir. Batılı bankalarca kurulan ilk bağımsız faizsiz banka. Citibank tarafından 1996 yılında, 20 milyon USD sermaye ile Bahreyn’de kurulan Islamic Investment Bank’dır.

Özel Finans Kurumlarının Kuruluşu

Özel finans kurumlarının kuruluş ve faaliyetlerine ilişkin esas ve usullerin düzenlenmesi amacıyla Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından 20 Eylül 2001 tarihinde bir yönetmelik yayımlanmıştır.

Ülkemizde özel finans kurumlarının kuruluş izni, BDDK’nın en az 5 üyesinin aynı yöndeki oyuyla alınan kararla verilir. Fon kabulü ve finansal hizmet işlemlerine başlanabilmesi için, kuruluş işlemlerinin tamamlanmasını müteakip, ayrıca faaliyet izni alınması mecburidir. Merkez şube hariç, her bir şube için asgari sermaye miktarının %1′i tutarında öz kaynak bulundurulması zorunludur.

Yurt dışında kurulu banka veya diğer mali kurumların, Türkiye’de özel finans kurumu kurmak veya mevcut özel finans kurumlarından birinin hisselerini devralmaları durumunda da BDDK’ya başvurmaları ve en az 5 Kurul üyesinin aynı yöndeki kararı gerekmektedir. Fon kabulü ve finansal hizmet işlemlerine başlanabilmesi için ayrıca faaliyet izni alınmalıdır.

Türkiye’de kurulu özel finans kurumlarının yurt dışında şube veya temsilcilik açmaları, ortaklık kurmaları veya kurulmuş ortaklıklara katılmaları BDDK’nın iznine tabidir. İzin başvuruları, yurt dışında şube veya temsilcilik açılmasının, ortaklık kurulmasının veya kurulmuş ortaklıklara katılınmasının gerekçelerini ayrıntılı bir şekilde açıklayan bir raporla birlikte BDDK’ya yapılır. Yürürlükteki standart oranları gerçekleştiremeyen, mevcut şube sayıları itibariyle öz kaynak eksiği olan veya teşkilatlanmaları üzerine kısıtlama getirilen özel finans kurumlarınca yapılacak başvurular işleme konulmaz.

Sıra Sizde

Özel Finans Kurumlarının fon toplama yöntemleri nelerdir?

Fon Toplama Faaliyetleri

Özel finans kurumları özel cari hesaplar ve katılma hesapları adı altında iki yöntemle fon toplayabilir. Özel cari hesaplar ve katılma hesapları karşılığında, hesap sahibine herhangi bir nam altında önceden belirlenmiş bir getiri garantisi verilemeyeceği gibi. katılma hesaplarında, yatırılan anaparanın hesap sahibine aynen geri ödenmesi de garanti edilemez. Bu hususlar, özel finans kurumlarının şubelerinde açıkça görülebilecek bir şekilde asılarak ilan edilir.

Özel finans kurumları, özel cari hesaplarda ve katılma hesaplarında toplanan fonlarla, iştirak edinemez veya herhangi bir işletmeye sermaye koyarak ortak olamaz. Bu hesaplarda toplanan fonlar, özel finans kurumlarının üçüncü kişilere sağladıkları finansman faaliyetleri dışında münhasıran emtia ve gayrimenkul ticaretinde kullanılamaz.

Özel Cari Hesaplar

İstenildiği her an kısmen veya tamamen geri çekilebilen vadesiz hesaplardır. Yeni Türk Lirası olarak açtırılabileceği gibi, yabancı para cinsinden de açtırılabilir. Hesaptan para çekme, hesabın açtırıldığı para cinsinden olur. Her an geri çekebilme kolaylığı olan cari hesapların sahiplerine faiz, kâr-payı veya her ne isim altında olursa olsun, herhangi bir getiri ödenmez. Bu hesap yolu ile her türlü havale ve transfer işlemleri, çek ve senet tahsilatı yaptırılabilir, hesaba çek karnesi verilebilir.

Özel finans kurumları, özel cari hesaplarda toplanan fonların yasal yükümlü Kiklerin yerine getirilmesinden sonra kalan kısmının % 25′i kadar kasa, bankalar ve diğer özel finans kurumlarında likidite bulundurmak zorundadır. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmesinden sonra kalan tutar, altı aydan uzun vadeli olmamak ve Kâr-Zarar Ortaklığı Yatırımı yöntemiyle kullandırılacak fon miktarının payı % 20′yi aşmamak kaydıyla kullandırılabilir.

Katılma Hesapları

Katılma hesapları, Kâr ve Zarara Katılma esasına göre açtırılan hesaplardır. Hesap sahibine önceden belirlenmiş sabit bir gelir taahhüdünde bulunulmaz ve hiçbir şekilde faiz ödenmez. Kâr ve Zarara Katılma hesaplan için anapara ve kâr garantisi verilmez. Kâr ve Zarara Katılma Hesabı sahiplerine, toplanan fonların işletilmesi sonucu elde edilen kârdan, katılma havuzundaki hisselerine göre kâr payı ödenir. Katılma hesapları Yeni Türk Lirası cinsinden açtırılabileceği gibi yabancı paralar cinsinden de açtırılabilir. Dövizli katılma hesaplarının kâr payı açıldığı döviz cinsinden ödenir. Kâr ve Zarara Katılma hesapları 30 gün, 90 gün, 180 gün, 360 gün veya daha uzun vadeli açılabilmektedir. 30 gün öncesinden ihbar etmek kaydıyla vadeden önce para çekilmesi mümkündür. Bu hesaplarda toplanan fonlar üretim desteği, Finansal Kiralama (leasing) ve proje bazında kâr. zarar ortaklığı gibi yöntemlerle kullandırılır. Doğan kârdan en fazla % 20 oranında bir pay (Kurum Kâr Payı karşılığı) alıkonulduktan sonra bakiyesi katılma hesabı sahiplerine “kâr payı” olarak dağıtılır.

Fon Kullandırma Yöntemleri

Özel finans kurumları, topladıkları fonları aşağıda belirtilen yöntemlerle kullandırabilirler.

Üretim Desteği

Özel finans kurumu ile fonu kullanacak işletme arasında akdedilecek sözleşme dahilinde, işletmenin ihtiyaç duyduğu gayrimenkulün, makine ve teçhizatın, ham veya yarı mamul maddenin peşin bedelinin özel finans kurumunca işletme adına satıcıya ödenmesi ve işletmenin vadeli olarak borçlandırılması işlemidir.

Bireysel Finansman Desteği

Ticari işlerin finansmanında kullanılmamak kaydıyla, bireysel ihtiyaçlar için, gerçek kişi alıcıların doğrudan satıcılardan aldıkları mal veya hizmet bedelinin, özel finans kurumu tarafından alıcı adına satıcıya ödenmesi karşılığında, alıcının borçlandırılması işlemidir.

Kâr-Zarar Ortaklığı Yatırımı

Fon kullanacak gerçek ve tüzel kişilerin tüm faaliyetlerinden veya belirli bir faaliyetinden veya belirli bir parti malın alım satımından doğacak kâr ve zarara katılmak üzere bu kişilere fon kullandırılması işlemidir. Kâr-zarar ortaklığı yatırımı yöntemi ile fon kullandırmak için özel finans kurumunun fon kullandırılacak gerçek ve tüzel kişilerle Kâr-Zarar Ortaklığı Yatırım Sözleşmesi imzalaması gerekir.

Özel finans kurumu, fon kullandırdığı gerçek ve tüzel kişilerin kâr ve zararına, sözleşmede belirlenen oranlarda katılır. Kâr-Zarar Ortaklığı Yatırım Sözleşmesinde, özel finans kurumunun kâr ve zarardan alacağı pay ve alacağı teminatlar açıkça gösterilir. Bu sözleşmede, projenin kârlılığından bağımsız olarak özel finans kurumuna önceden belirlenmiş bir tutarda kâr garanti edilmesine dair hükümler yer alamaz.

Finansal Kiralama

Taşınır ve taşınmaz malların 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu hükümleri çerçevesinde, özel finans kurumu tarafından temin edilerek kiraya verilmesidir.

Mal Karşılığı Vesaikin Alım-Satımı

Dış ticaret ve kambiyo mevzuatı çerçevesinde, özel finans kurumu ile fon kullanan arasında düzenlenecek yazılı bir akde istinaden, mal karşılığı vesaikin, özel finans kurumunca peşin satın alınması ve vadeli olarak fon kullanana daha yüksek bir fiyattan satılması işlemidir.

Sunulan Bankacılık Hizmetleri

Özel finans kurumlarının sundukları başlıca bankacılık hizmetleri şunlardır:
- Döviz Alım Satımı
- Havale ve EFT
- Çek Senet İşlemleri
- Fatura Ödemeleri
- Otomatik Ödemeler
- Kiralık Kasalar
- PTT işlem Noktası
- İthalat ve ihracata aracılık
- Yurt dışı Havale
- Döviz Çekleri
- Harici Garantiler
- Danışmanlık Hizmetleri
- Kredi kartları
- Teminat mektubu verilmesi

Sıra Sizde

Özel Finans Kurumları ile bankaların fon kullandırma yönünden farklılıkları nelerdir?

Özel Finans Kurumları ile Ticari Bankalar Arasındaki Farklılıklar

Özel finans kurumları ile ticari bankalar arasındaki temel farklılıklar şu şekilde belirtilebilir:
- ÖFK’lar Kâr ve Zarar Ortaklığı Yapar; ÖFK’larda önemli olan, paranın bir ticari ürün gibi alınmayıp, mübadele aracı olarak görülmesidir. Bunun için ÖFK kâr-zarar ortaklığı ile fon toplayıp, yine vadeli satış veya kâr zarar ortaklığı yoluyla fon kullandırmaktadır.
- Mal Mübayası Yaparlar; ÖFK’lar bankalardan farklı olarak mal ticareti yapabilmekte ve ticari amaçla mülk alım satımında bulunabilmektedirler.
- Finansal Kiralama Yaparlar; Bankalar finansal kiralama (Ieasing) işlemlerini doğrudan yapamadıkları halde, ÖFK’lar finansal kiralama yapabilmektedirler.
- KDV’ye Tabidirler, Özel Finans Kurumları, mal mübayası işlemlerinde fatura kesmek zorunda olduğundan KDV uygulamasına tabidir. Ayrıca kâr zarar ortaklığı işlemlerinde vade sonunda ortaya çıkan (kâr+kur farkı) üzerinden % 5 oranında BSMV kesintisi yapmaktadır.
- Tamamen Reel Sektörü Fonlarlar; Özel Finans Kurumları topladıkları fonları tamamen reel sektörde değerlendirmek durumundadırlar. Bankaların enstrümanları içerisinde yer alan hazine ürünleri ÖFK’lar tarafından kullanılmamaktadır.
- Cari Hesapları Değerlendirme Yöntemleri Farklıdır; ÖFK’daki Cari Hesaplara herhangi bir kâr payı ödemezken klasik bankalarda bu hesaplara faiz verilebilmektedir.
- ÖFK’larda Faizli Enstrüman Yoktur; Klasik bankalar yabancı kaynak sağlama açısından ÖFK’lara kıyasla çok fazla sayıda enstrümana sahiptirler. Klasik bankalar Interbank piyasasına girip Interbank işlemleri yapabilir, borçlanabilir, repo yapabilir, tahvil, finansman bonosu, yatırım fonları, VDMK ihraç edebilir, sendikasyon yoluyla yurt dışından faizli fon temin eder, T.C. Merkez Bankasından reeskont kredisi, Eximbank kredisi alabilirler.

Ülkemizde Faaliyet Gösteren Özel Finans Kurumları

Ülkemizde Al Baraka Türk, Anadolu Finans, Asya Finans, Family Finans ve Kuveyt Türk Finans Kurumu olmak üzere 5 özel finans kurumu faaliyet göstermektedir. Özel Finans kurumları ülkemizde yaklaşık 20 yıldır faaliyette bulunmasına rağmen. hedeflenen büyüklüğe ulaşamamışlardır. Özel finans kurumları hem sayı olarak hem de ölçek olarak oldukça sınırlı düzeyde bulunmaktadır. Özel finans kurumlarının toplam bilanço büyüklüğü mali kurumlar toplam bilanço büyüklüğünün % 2′si, banka bilanço toplamlarının % 2,5′u, toplam mevduatın % 3′ü kadardır.

Güvence Fonu

Bankalar Kanunu’nda değişiklik yapan 12.05.2001 tarih ve -1672 sayılı Kanunla özel finans kurumlarında özel cari ve kâr ve zarara katılma hesaplarında toplanan tasarrufların güvence altına alınması amacıyla, Özel Finans Kurumları Birliği bünyesinde, bu birlik tarafından hazırlanarak yürürlüğe konulacak olan yönetmelik dahilinde idare olunmak üzere Güvence Fonu oluşturulmuştur. Özel Finans Kurumlan Birliği bünyesinde oluşturulan Güvence Fonu, Bankalar Kanunu uyarınca birlik tarafından hazırlanarak yürürlüğe konulacak olan yönetmelik dahilinde idare olunacaktır.

Güvence Fonu Yönetmeliği’ne göre; ÖFK nezdindeki özel cari hesaplar ve kâr ve zarara katılma hesaplarına ait tutarları yönetmelikte belirtilen kapsam ve şartlar dahilinde sigorta ettirmek zorundadır. Buna göre, özel finans kurumlarında (yurt dışı şubelerinde açılanlar hariç), gerçek kişiler adına Türk Lirası veya döviz üzerinden açılan özel cari hesaplarda ve katılma hesaplarında toplanan fonlardan bir kişiye ait tutarın 50 Bin YTL’ye kadar olan kısmı güvence kapsamındadır. BDDK, Güvence Fonu üzerinde her türlü denetimi yapmaya yetkilidir.

Güvence Fonunun Kaynakları şunlardır:

- Özel cari ve katılma hesapları toplamı üzerinden hesaplanan güvence primleri
- Zamanaşımına uğrayan, özel finans kurumları nezdindeki hesap, emanet ve alacaklar
- Kuruluş izni verilen özel finans kurumlarının kurucularının banka kurulusunda aranan asgari sermayenin (şu anda 20 milyon YTL) %10′u tutarında Güvence Fonuna yatıracakları sisteme giriş payı
- İzne tabi hisse senetlerinin devredilmesi aşamasında, devre konu hisse senedi tutarının yüzde biri oranında Güvence Fonuna yatırılacak tutar
- Kanun hükümlerine aykırılık dolayısıyla özel Finans kurumlarının görevli ve ilgili mensupları ile özel finans kurumlarına karşı işlenen suçlardan dolayı üçüncü kişilere hükmolunacak adli para cezaları ile özel finans kurumlarına uygulanacak idari para cezalarının yüzde ellisi
- Birlik tarafından alınan özel ve genel nitelikteki tedbirlere zamanında ve tam olarak uymayan üyeleri hakkında Birlik Yönetim Kurulu’nca uygulanan para cezalarından
- Güvence Fonu mevcudunun gelirleri
- Sair gelirler

Güvence primleri; özel finans kurumlarının mart, haziran, eylül ve aralık ayları sonu itibariyle düzenledikleri mali tablolar esas alınarak fon kapsamındaki tutarların on binde 25′i (genel oran) olarak hesaplanır. Fon a ödenecek güvence primlerinin katılma hesaplarına isabet eden kısmı, kar ve zarara katılma oranlarında söz konusu hesaplara yansıtılır. Bir özel finans kurumunun sermayesinin yüzde on ve daha fazlasına sahip ortakları ile yönetim kurulu başkan ve üyelerinin, genel müdür ve yardımcılarının, kredi açmaya yetkili memurlarının, denetçilerinin ve bunların ana, baba, eş ve çocuklarının o özel finans kurumundaki özel cari hesaplar ve kâr ve zarara katılma hesaplarında bulunan tasarrufları güvenceye tâbi değildir.

Sıra Sizde

ÖFK Birliği bünyesinde oluşturulan Güvence Fonunu yaşanan bankacılık krizlerinden sonra nasıl değerlendirmektesiniz?

“Özel Finans Kurumları (Faizsiz Bankacılık)” için 1 cevap

  1. [...] Sigortacılık- Sosyal Güvenlik- Bireysel Emeklilik- Kurumsal Yatırımcıİçindekiler Özel Finans Kurumları (Faizsiz Bankacılık) Sermaye Piyasalarında Kurumsal Yatırımcıların Rolü Sosyal Güvenlik Kurumlarının Ortaya [...]

Bir Cevap Yazın

*