Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
17.09.2014
Ders: Özel Öğretim Yöntemleri      Ünite 8      3 Nisan 2011 Ara     

Okulöncesi Eğitimde Değerlendirme

Bir eğitim etkinliğinde hangi tür öğrenme programı uygulanırsa uygulansın, uygulanan programın tek tek bireyler veya grubun bütünü tarafından ne ölçüde özümlendiğinin, kavrandığının değerlendirilmesi de en az programın kendisi kadar önemli bir konudur. Çünkü o eğitim etkinliğinin programında belirlenen hedeflere ne kadar yaklaşıldığının saptanması ancak böyle olanaklıdır.

Soru

Bir eğitim etkinliğinde hedeflere ne kadar yaklaşıldığını belirlemek ne demektir? Açıklayınız.

Değerlendirme; programın uygulandığı öğrenci grubunun yaşına, eğitim kurumuna, uygulanan programın amaç ve hedefleri ile içeriğine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Örneğin, ilk ve orta dereceli okullarda yapılan sözlü ve yazılı sınavlar, öğrencinin sınıfta, belirli bir eğitim programı içinde yer alan bilgileri ne ölçüde öğrendiğini ölçmek, bilginin kazanımı konusunda grup içinde bir sıralama yapabilmek için kullanılmaktadır. Böyle bir programlı öğretimde değerlendirme, genellikle öğrencinin derste aldığı notlarla ifade edilmektedir.

Ancak, hiçbir öğrenme programında yalnız bilgi kazanmak tek hedef olamaz; bazen bir becerinin kazanılması bazen de öğrenilenlerin davranışa dönüştürülmesi önemlidir. Bu açıdan öğrenimin türüne göre yapılacak değerlendirme de farklı nitelikte olacaktır. Lomax, okulöncesi eğitimde değerlendirmenin çeşitli amaçlar için yapıldığını ifade etmektedir.

Bu amaçları şu başlıklar altında toplayabiliriz:
- Çocuk grupları hakkında sayısal bilgi toplama
- Anaokulundaki diğer çocuklara veya ulusal normlara göre çocuğun durumunu belirleyerek, bireysel farklılıkları ölçme
- Çocuğun güçlü ve güçsüz yanlarını önceden belirlemek ve değerlendirme
- Öğretimde bir sonraki adımı belirleme
- Okulöncesi programın belirli bir bölümünün etkililiğini belirleme
- Okulöncesi öğretmenlerini ve diğer çalışanları gelişimin belirli alanlarına ve sorunlarına duyarlı kılma
- Çocuğun genellikle ne yaptığı ile ne yapabildiğini ayırabilme
- Gelecekteki gelişmeyi önceden tahmin edebilme
- Gelişmenin farklı alanları arasındaki ilişkileri değerlendirme Curtis’ e göre de, okulöncesi eğitimde değerlendirme yapılmasının gerekçeleri;
- teşhis nedeniyle çocuğun hangi düzeyde olduğunu anlamak (programın uygulanması bu düzeye göre yapılacaktır),
- çocukların özel bir kurs ya da etkinlikten ne ölçüde yararlandıklarını anlamak,
- programın bütün alanlarını dengede tutmak,
- tek tek çocuklardaki gelişmeyi veya gruptaki etkiyi değerlendirerek okul müdürü, anne-babalar ve müfettişlere bilgi vermek,
- diğer öğretmenlere bilgi aktarmak (Özellikle ilkokul öğretmenine bilgi verebilmek için okulöncesi öğretmenin kayıtlarını hazır tutması gerekmektedir.),
- çalışanların gelişmesine yardımcı olmaktır.

Her iki araştırmacının değerlendirme amacı olarak ortaya koydukları dikkatle incelendiğinde bazı ortak görüşlerin var olduğu gözlenebilir. Bu görüşleri kısaca özetleyecek olursak, okulöncesi eğitimde;
- çocuğu daha iyi tanımak,
- programın çocuklara uygunluğunu belirlemek ve
- öğretmenin programın uygulanması sırasındaki başarısını belirleyebilmek için değerlendirme yapılması gereklidir.

Çocuğun Değerlendirilmesi

Çocuğu tanımanın amacı, farklı nitelikleriyle çocuğu betimlemek ve hangi koşullarda ne şekilde davranacağını yordamaktır. Çocuğun davranışları psikososyal bir etkileşim süreci içinde kendi kalıtımına, çevresindeki uyarıcıların niteliğine ve kişiye olan etkilerine bağlı olarak şekillenmekte ve bireysel davranış farkları ortaya çıkmaktadır. Çocuklar birbirlerinin aynı olsalardı, çeşitli özelliklerini ölçmek de gereksiz olurdu. Çocuklar arasında hem “nicelik” hem de “nitelik” yönünden farklılıklar vardır.

Çocukların ölçülebilen özellikleri şöyle özetlenebilir:
- Beden ölçüleri
- Fizyolojik ölçüler
- Motor yetenekler
- Duygusal ve algısal ölçüler
- Zihinsel yetenekler
- Bilgi ve beceriler
- Özel yetenekler
- Kişilik özellikleri

Çocuğu güçlü ve zayıf yönleriyle bir bütün olarak tanıyabilmek, gelişme aşamasında karşılaştığı problemlerin çözümünde gerekli sistematik yardımlarda bulunabilmek, çocuk hakkında alınacak kararlarda geleceğe yönelik yordamalarda bulunabilmek gibi amaçlar için çocuğun çok çeşitli yönleri hakkında bilgi edinmeye gereksinim vardır.

Çocuğu Tanıma Sürecine İlişkin Bilgiler

Çocuğu tanıma hizmetlerinin etkili ve geçerli olması için uzmanlar tarafından benimsenen ve kaynaklarda belirtilen temel ilkeler vardır. Bunların önemli olan bazıları özet olarak aşağıda belirtilmiştir:
- Çocuğu tanıma teknikleri arasında herkes tarafından, her durumda uygulanabilen, kabul ve tavsiye edilen en iyi tek bir yöntem yoktur. Bilgi toplama yöntemleri ölçülmesi istenilen niteliğe, bilgi toplamanın amacına, durum ve koşullara göre seçilmelidir.
- Çocuğu tanıma hizmetleri süreklidir, farklı zaman ve mekanlarda tekrarlanmalıdır.
- Tanıma hizmetleri tüm çocukları kapsamalıdır.
- Çocuğu tanıma hizmetlerinin etkili ve başarılı olabilmesi, farklı derecelerde de olsa kurumdaki çocuklarla ilişkili herkesin işbirliğini gerektirir. Örneğin, okuldaki bütün öğretmenlerin, idarecilerin, psikolojik danışman ve uzman kişilerin çocuğu tanıma hizmetini benimsemelerini ve aktif olarak rol almalarını gerektirir.
- Çocukları tüm bireysel nitelikleriyle eksiksiz olarak tanımayı amaç edinmek, olanaksız olduğu kadar birçok durumda da gerekli değildir.
- Çocuğu tanıma tekniklerinden elde edilen bilgileri bir arada “topluca” yorumlamak ve kullanmak, en güçlü sayılan bir tek araçtan elde edilen bilgilerden çok daha değerlidir.
- Tekniklerin kullanılmasındaki amaç çocuğu etiketlemek değil, ipucu elde etmektir.
- Elde edilen bilgilerin gizliliği önemlidir.

Bir okulöncesi eğitim kurumunda, çocuklar hakkında hangi tür bilgilerin toplanacağı ve kaydedileceği önemli bir konudur. Bu nedenle öğretmenin herhangi bir değerlendirme için not alırken, çocuğu daha iyi tanıyabilmek ve programın verimini ölçebilmek açısından hangi tür bilgilere ihtiyacı olduğunu bilmesi ve notlarını buna göre alması gereklidir. Genellikle çocukla ilgili olarak tutulacak kayıtların çocuk okula başladığı andan itibaren başlatılması ve daha sonraki öğretmen için hazır bulundurulması konusunda görüş birliği vardır.

Öğretmen uyguladığı programın sonuçlarını görebilmek için çeşitli ölçme-değerlendirme yöntemlerinden yararlanabilir. Okulöncesi dönemde çocuğu tanımak amacıyla kullanılabilecek pek çok teknik vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:
- Gözlem
- Görüşme
- Anket (Velilere)
- Sosyometrik teknikler
- Çocukların yaptıkları resimler
- Oyun
- Psikolojik testler

Soru

Görev yaptığınız okulda öğrencilerinizi değerlendirmek için yukarıdaki tekniklerden hangisini, ne sıklıkta kullanıyorsunuz?

Bu teknikleri ve uygulamasını ayrıntılı biçimde anlatmak başka bir dersin konusu olduğu ve bu tekniklerden bazılarını öğretmenler kullanamayacağı için burada bir okulöncesi öğretmeninin hem çocuğu tanıma hem de programı değerlendirmede kolaylıkla kullanabileceği gözlem tekniği anlatılacaktır.

Gözlem

Gözlem, tek tek ya da grup olarak bireyin içinde bulunduğu koşullarını ve etkilerini değiştirmeden, onun gözlenebilir tüm davranışları hakkında kolayca bilgi toplamaya fırsat veren bir tekniktir. Bu teknikle hem grubun genel gelişmesini hem de çocukların tek tek gelişmesini veya gelişimin değişen ya da aksayan yönlerini görebilecek son derece faydalı bilgiler elde edilebilir.

Okulöncesi dönemde gözlem, çocuk hakkında bilgi toplama açısından son derece önemlidir. Bu dönem çocuğu sürekli ve hızlı bir gelişim ve değişim içindedir. Bu süreci takip etmek için gözlem en iyi tekniklerden biridir.

Okulöncesi dönemde gözlemin yararları şunlardır:
- Çocuktaki her türlü gelişmeyi görmemize yardım eder. Çocuğu zihinsel, duygusal, sosyal ve fiziksel gelişim alanlarında inceleme olanağı verir.
- Okulöncesi dönemdeki her çocuğa uygulanabilir.
- Öğretmenin ayrı bir zaman ayırmasını gerektirmeyebilir. Eğitim ortamı içinde her zaman yapılabilir.

Öğretmenin kullanacağı gözlem, sistemli/planlı gözlemdir. Bu gözlem türü nelerin, niçin, ne zaman, kim tarafından ve nasıl gözleneceğinin önceden planlanmasıdır. Sadece belirli bir çocuk ya da belirli bir grup içindeki çocukların yine belirli davranışlarını gözlemek amacıyla yapılan gözlemdir. Burada önceden belirlenmiş amaçlar ve yapılmış bir plan vardır.

Örnek

Anaokulundaki dört yaş çocuklarının el yıkama becerisini gözlemlemek isteyen bir öğretmen, sınıfındaki çocuklarının isimleri ile el yıkama becerisinin davranışlarını (musluğu açma, sabunu alma, yıkama, musluğu kapatma, havluyu alma, kurulama gibi) ve bu davranışların gösterilme düzeyini (örn. yeterli/yetersiz gibi) içeren bir liste hazırlayarak, gözlemlerinin sonuçlarını bu listeye işaretleyebilir.

Gözlem Kaydetme Yöntemleri

Gözlem notları, okulöncesi eğitimde çocukların değerlendirilmesinde son derece değerli bilgiler sağlayan; ancak kaydedilmesi oldukça uzun zaman ve emek isteyen bir yöntemdir. Gözlem sonuçları her çocuk için hazırlanacak özel bir gözlem dosyasına kaydedilir. Gözlem kaydının başına gözlenen çocuğun adı- soyadı, gözlem tarihi ve ortamı, gözlenen davranış ya da gözlemin amacı ve gözlemcinin adı soyadı yazılmalıdır.

Soru

Öğrencilerinizi gözlemlemede ne tür sorunlarla karşılaşıyorsunuz?

Gözlem kaydetme yöntemlerinden bazıları şunlardır: – Hatıra Defteri Yöntemi: Bu yöntem, gözlenen çocuğun durumunun belirli bir süre içinde ayrıntılarıyla kaydedilmesidir. Çocuğun bu süre içindeki yüz ifadesi, ses tonu, söyledikleri, o anda yaptığı etkinlik, gösterdiği davranışları aynen kaydedilir. Kayıtlar şimdiki zamanda yazılır. Gözlem süresi 5 dakikalık dilimlere bölünür ve böyle kaydedilir.

- Anekdot (Kısa Hikaye) Yöntemi: Bir davranışın ya da bu davranışın belli bir yönünün değişik zamanlarda gözlenmesi ve sonuçların kısa notlar şeklinde yazılarak bilgilerin toplanması yöntemidir. Bu yöntemde saat önemli değildir. Kayıtlar şimdiki veya geçmiş zamanda tutulur. Bu tür kayıtlar, çocuğun belirli bir süre içinde (Örn. 6 ay) belli bir konuda ne kadar ve nasıl geliştiğini gösterir, böylece öğretmene eğitim hedeflerini belirlemede yardımcı olur.

Örnek

Bir çocuğun yemek yeme davranışının bir ay gözlenmesi gibi.

- Hazır Gözlem Listesi: Bir çocuğun belirli bir konuda çeşitli davranış özellikleri hakkında sıralanmış açıklayıcı ifade ya da cümlelerin gözlemci tarafından işaretlenmesidir. Bu listeler her konu ya da davranışla ilgili olarak düzenlenebilir. Bu yöntem, diğer ikisinden farklı olarak önceden hazırlanmalıdır.

Hazır gözlem listelerinin üç türü vardır: Sayısal: Gözlenen davranışlar genellikle 1-5 arasında bir sayıyla derecelendirilir. Bu sayılar en olumludan en olumsuza kadar olan ifadeleri içerir. Kayıt formunda sadece sayılar vardır; ama gözlemci bunların ne anlama geldiğini bilir.

Örnek

“Arkadaşlarıyla geçinme” davranışı için;
1- Hiç geçinemez.
2- Çok az geçinir.
3- Genellikle geçinir.
4- Sıklıkla geçinir
5- Her zaman geçinir.

Betimsel: Derecelendirilecek özellik ya da davranış için sayı yerine dengeli bir biçimde sıralanmış; yine 5’li ya da 3’lü betimleyici ifadeler yazılır. Sayısal ölçeğin yazılı şeklidir.

İşaretleme: Derecelendirme yoktur, yalnızca gözlenen özelliğin olup olmadığı işaretlenir.

Hazır gözlem listelerini işaretleyerek yapılan değerlendirme daha az zaman alır; hem bireyin kendisi ile hem de grubun bütünüyle karşılaştırılmasına olanak sağlar. Hazır gözlem listelerinin hazırlanmasında en dikkat edilecek konu, bu listelerde değerlendirilen gelişim alanları ile programda hedeflenen ve uygulamada gerçekleştirilen gelişim alanlarının uygun olmasının gerekliliğidir. Bu nedenle öğretmenlerin hazır gözlem listesi kullanırken, kendi program hedeflerine en uygun olanı seçmeleri ya da programlarına uygun bir gözlem listesini kendilerinin oluşturması yerinde olur.

- Olayın Sayısını Kaydetme: Önceden seçilen bir davranışın özel bir süre içinde ne kadar sıklıkla olduğunun gözlenmesidir. Bu yöntem davranış değiştirme amacı güden durumlar için kullanışlı bir yöntemdir. Bu tür kayıt; çetele tutarak, cepte taşınan boncuk, kürdan vb. bir cepten öbürüne geçirerek tutulabilir.

Örnek

Bir çocuğun bir gündeki ağlamalarının sayısı, izin almadan yerinden kalkma sayısı gibi.

- Olayın Süresini Kaydetme: Bir olayın ya da davranışın ne kadar sürdüğünün önemli sayıldığı durumlarda kullanılan bir yöntemdir.

Örnek

Hiperaktif bir çocuğun sandalyede kaç dakika oturduğunun gözlenmesi ve kaydedilmesi.

Soru

Siz, bir okulöncesi öğretmeni olarak, yukarıda belirtilen gözlem kayıt yöntemlerinden hangisini kullanıyorsunuz? Niçin?

Gözlem Yapılırken Dikkat Edilecek Noktalar

- Gözlem amaçlı ve planlı olmalıdır. Gözlem; ilgili kurum, öğretmen ya da çocuğun amaç ve gereksinimlerine uygun olarak bir plana bağlanmalı ve bu plana göre yapılmalıdır.

- Gözlemci; olayları olduğu gibi gözlemeli, doğal ortamı bozmamalı, gözlediği çocuğu korumamalı, onu yönlendirmemeli ve engellememelidir.

- Gözlenen çocuk ya da çocuklar gözlendiklerini bilmemelidir.

- Gözlemin objektifliğinin sağlanması ve artması için gözlemci tarafsız olmalı, sadece gördüklerini kaydetmeli, peşin hükümlerden ve yorumlardan kaçınmalıdır. Kendi duygu ve düşüncelerini gözleme katmamalı, kendini olayın dışında tutabilmelidir.

- Gözlem sonuçları ya anında ya da en kısa sürede kaydedilmelidir. Gözlemci kesinlikle hafızasına güvenmemelidir. Gözlem kayıtları, herkese aynı anlamı verecek şekilde açık ve anlaşılır olmalı, en ince ayrıntılar not edilmelidir.

- Gözlemci her şeyi saptama/gözleme yerine, yalnızca anlamlı ve belirleyici davranışları gözlemelidir. Başka bir deyişle, amacına uygun olan tipik davranışları belirlemelidir; çünkü aynı anda pek çok davranışı gözlemek ve kaydetmek zordur.

- Çocuğun, bireysel olduğu kadar grup içindeki davranışları da gözlenmelidir.

- Gözlem, eğitim süreci içinde olabildiğince sık ve değişik ortamlarda yapılmalıdır.

- Gözlem, sürekli olmalıdır, yani görülen herhangi bir davranışın ne zaman, hangi koşullarda ortaya çıktığını bulmak için sürekli gözlem yapılmalıdır.

- İlke olarak bir defada bir kişi gözlenmelidir.

- Olanaklı ise olayı birden fazla kişi gözlemelidir ya da bir çocuğun farklı zamanlarda gözlenmesi farklı kişilerce yapılmalıdır.

- Sadece bir kez gözlem yaparak çocuk hakkında karara varmaktan kesinlikle kaçınmalıdır.

- Gözlem yoluyla toplanan bilgilerin mutlaka değerlendirilmesi ve kullanılması gerekir. Bu bilgiler eğitime yansımadığı takdirde, gözlem boşa harcanmış zaman olur.

- Hiçbir bilgi toplama tekniği çocuk hakkında karar vermede tek başına yeterli değildir. Her bir çocuk için yeteri kadar gözlem yapılmış olmasına ve gözlem sonuçlarının çocuk hakkında başka yollarla toplanan bilgilerle birlikte yorumlanmasına, değerlendirilmesine ve kullanılmasına özen gösterilmelidir.

- Toplanan bilgilerin gizliliği önemlidir.

Ölçme ve değerlendirmede kullanılan tekniklerden gelen sınırlılıkların yanı sıra, özellikle küçük çocukların değerlendirilmesinden gelen bazı güçlükler ve sorunlar da vardır. Çocuğun yaşı gereği normal olan kendini ifade edebilme güçlükleri, gelişimin özellikleri ile ilgili sınırlılıklar, duygusal dengesinin kolayca bozulabilmesi, dikkatinin çabuk dağılması, çocuk düşüncesinin yetişkininkinden farklı kendine özgü yapısı vb. durumlar değerlendirmede göz önünde bulundurulması gereken temel etmenlerdir.

Öğretmenin çocukla geliştirdiği olumlu ya da olumsuz ilişkiler de değerlendirmede önemli rol oynar. Tarafsız biri olması gereken öğretmenin değişik çocuklar için bu tarafsızlığını sürdürememesi, bazı çocuklara kendini daha yakın hissetmesi ya da onlara kızgınlık duyması öğretmenin yapacağı değerlendirmede objektif olmasını önleyebilir.

Tartışalım

Bir okulöncesi öğretmeni için çocukları tarafsız biçimde değerlendirmek güç müdür? Tartışınız.

Görüldüğü gibi, okulöncesi çocukların değerlendirilmesinde çocukların içinde bulunduğu gelişim döneminin genel özelliklerinin bilinmesi kadar, tek tek çocukların bireysel özelliklerinin ve değerlendirmenin yapıldığı sıradaki özel durumunun, değerlendirmeyi yapan yetişkin tarafından bilinmesinde pek çok yarar vardır ve son derece gereklidir.

Programın Değerlendirilmesi

Program değerlendirme, programın etkililiği hakkında karar verme, eğitim hedeflerinin gerçekleşme derecesini belirleme süreci olarak tanımlanmaktadır. Bir eğitim programının başarılı olabilmesi için tüm öğrencilerin programda amaçlanan hedeflere ulaşmış olması gerekir; ancak bu her zaman gerçekleşmeyebilir.

Bir okulöncesi eğitim programının değerlendirilmesinde, her şeyden önce öğretmenin programın grubun özelliklerine ve gereksinimlerine uygun olarak belirlenmiş amaçlarını, hedeflerini iyi bilmesi ve uygulamalarını bu doğrultuda gerçekleştirmesi gerekir.

Değerlendirilecek bilgiler, çocukların programda yer alan değişik etkinliklere gösterdikleri tepkiler olabileceği gibi, grubun bütünün belirlenen hedeflere ne ölçüde ulaştığını gösteren bir profil çıkarmak da olabilir. Bu hem programın, hem öğretmenin hem de öğrencinin değerlendirmesini içerir.

Örnek

Üç yaş çocukları için hazırlanan bir programın hedefleri başka, beş yaş çocukları için hazırlanan programın hedefleri başka olacaktır. Bu durumda, yapılacak değerlendirme de üzerinde durulacak konular da farklı olacaktır. Bir çocuk için hedef, pabucunu bağlamak ya da düğmesini iliklemek olabileceği gibi bir başkası için yemek yemek veya sayı kavramını kazanmak olabilir. Öyleyse değerlendirmede bu hususların göz önünde bulundurulması gerekir.

Bunun için öğretmenin değerlendirmeyi yaparken, çok çeşitlilik gösteren günlük etkinlikler arasında, programın amaç ve hedeflerine uygun, gelişimin değişik alanlarını temsil eden davranışları seçerek, programın sonunda çocukların bunlarla ilgili gösterdikleri ilerlemeyi ölçmeye, değerlendirmeye çalışması yerinde olur. Bu da, programda neyi hedeflediğini iyi bilen öğretmenin, hedeflenenlerle davranışa dönüşenler arasındaki ilişkiyi görebilmesi demektir. Değerlendirme, kullanılan kıyaslama esasına ve yönelik olduğu amaca göre yapılabilir.

Kıyaslamaya göre yapılan değerlendirme kendi içinde ikiye ayrılır:

- Norma dayalı değerlendirme: Norma dayalı değerlendirmede bireyleri birbirleriyle karşılaştırma ve seçme söz konusudur.

Örnek

Sınıftaki çocuklar içinde en hızlı koşan üç çocuğun ya da en güzel çiçek resmi boyayan üç çocuğun belirlenmesi için yapılan değerlendirme, norma dayalı değerlendirmedir. Bu değerlendirme sonucunda seçilen üç çocuk da kendi arasında birinci, ikinci, üçüncü olarak sıralanır ya da derecelendirilir.

- Hedefe dayalı değerlendirme: Hedefe dayalı değerlendirmede, programın çocuğa olan katkısını değerlendirir.

Örnek

Bir günlük etkinlik programında “Boyama kitapçığındaki bir çiçek resmini üç farklı renk kullanarak boyayabilme” amacı belirlenmiş ise, etkinliğin sonunda bu amacın her bir öğrencide gerçekleşme düzeyine bakılır, öğrenciler arasından herhangi bir seçim yapılmaz.

Program değerlendirmelerinde hedefe dayalı değerlendirmeler daha tutarlıdır; çünkü program geliştirme çalışmalarında çocukların birbirlerine göre durumlarını değil, çocukların uygun program yoluyla gerçekleştirilmesi hedeflenen istendik özellikleri kazanıp kazanmadıkları önemlidir.

Yönelik olduğu amaca göre yapılan değerlendirmede kendi içinde üçe ayrılır:

- Tanılayıcı değerlendirme: Programa girişte yapılan, çocukların programa başlamadan önce önkoşul niteliğindeki bilişsel davranış, duyuşsal özellik ve devinimsel becerilerini tanımlamak için yapılan değerlendirmedir. Böylece çocuklara hangi davranışların kazandırılması gerektiği belirlenir ve program buna göre düzenlenir.

- Biçimlendirici değerlendirme: Program sürecinde çocukların öğrenme güçlüklerini ortaya çıkarmak ve gerekli düzeltmeleri yapmak için yapılan değerlendirmedir. Bu değerlendirme, programa sürekli geribildirim sağlar ve iyileştirici önlemlerin alınması için de bir kontrol sistemi oluşturur.

- Düzey belirleyici değerlendirme: Program sonunda çocukların kazanılmış davranış, özellik ve becerilerini ölçmeye yarayan değerlendirme türüdür. Bu değerlendirmeyle eğitim programının çocuklara istenilen davranışları kazandırmada yeterli olup olmadığı konusunda karara varılabilir.

Soru

Görev yaptığınız okulda bu değerlendirme türlerini ne sıklıkta kullanıyorsunuz?

Öğretmenin Değerlendirilmesi

Gerçek anlamda amaç ve hedefleri belirlenmiş ve bu hedeflere ulaşılabilecek plan ve programların yapılarak, bilinçli bir şekilde uygulandığı kurumlarda, öğretmen yalnızca çocukların tek tek gelişmesi veya grubun bütünün gösterdiği ilerlemeyi değil, kendisinin programı uygulamada gösterdiği başarıyı da ölçme fırsatını bulabilir. Bu yolla kendi öz eleştirisini yaparak, programda ve uygulamada gerekli değişiklikleri zamanında yapma fırsatı bulabilir.

Öğretmen programda yer alan etkinliklerin ne kadarının gerçekleştiğini, çocukların programa ilgisini, ilgi göstermedilerse nedenlerini kaydetmeli, bir sonraki günün programını hazırlarken bunları göz önünde bulundurmalıdır.

Ayrıca, uygulanan program konusunda bilgili olan okul müdürü ve müfettişlerin de öğretmenin çalışmasını gözlemleyerek öğretmene geribildirim vermeleri, öğretmenin kendini değerlendirmesi açısından önemlidir.

Tartışalım

Okulöncesi eğitimde öğretmen nasıl değerlendirilmelidir? Tartışınız.

Değerlendirme Ne Sıklıkla Yapılmalıdır?

Değerlendirme, uygulanan programın çocuktaki etkisinin belirlenmesidir. Bu etki kısa sürede görülemeyebilir. Çocuğun, programın hedeflediği davranışları kazanması belli bir zaman ve sık tekrar gerektirmektedir. Aslında programın uygulanışı gibi değerlendirmenin yapılması için gerekli bilgilerin toplanması da bir süreklilik göstermelidir. Süreklilik hem çocuğun katıldığı günlük etkinlikler açısından hem de çocukla ilgilenen değişik yetişkinler yönünden söz konusudur. Ancak, toplanan bilgilerin birleştirilerek tek bir çocuğun veya grubun bütünün kaydettiği gelişmenin belirlenebilmesi için uygun bir sürenin geçmesi gereklidir. Bu nedenle değerlendirme ne çok sık ne de çok seyrek olmalı, uygun aralıklarla yapılmalıdır. Burada amaca yönelik değerlendirme yaklaşımının kullanılması önerilebilir.

Buna göre; eğitim yılı başında tanılayıcı değerlendirme yapılarak, grubun ve tek tek çocukların sahip oldukları yeterlilikler belirlenir; program süresince belirli aralıklarla (en az ayda bir) biçimlendirici değerlendirme uygulanır ve gerekli iyileştirmeler yapılır; dönem sonunda da düzey belirleyici değerlendirme yapılarak çocukların amaçlanan düzeye ulaşıp ulaşamadıkları değerlendirilir.

Görüldüğü gibi değerlendirme, program ile iç içe olan bir etkinliktir ve eğitimsel program uygulayan her okulöncesi kurumda en az programın kendisi kadar gereklidir. Öğretmen neyi, niçin değerlendireceğini, hangi yöntemle ve ne kadar sıklıkla değerlendirme yapacağını, yaptığı değerlendirmelerin ne kadarını veli ve yöneticilere aktaracağını, kendi kendini yenilemek, program ve uygulamada yapacağı değişiklikleri ve yenilikleri belirlemek için de değerlendirme yapması gerektiğini bilmelidir.

Soru

“Değerlendirme, program ile iç içe olan bir etkinliktir. ” sözünden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.

“Okulöncesi Eğitimde Değerlendirme” için 1 cevap

  1. [...] Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Nedir? Eğitimde Ölçme ve Değerlendirmenin Yeri ve Önemi Okulöncesi Eğitimde Değerlendirme Özet Değerlendirme Soruları Düşünelim, Tartışalım Başvuru KaynaklarıÇalışma [...]

Bir Cevap Yazın

*