Neden Bilgi Sistemleri?
İşletmeler açısından son yirmi yıla kadar bilgi kendi başına önemli bir varlık olarak gözükmemektedir. İşletmeler gerekli olan bilgileri yüz yüze görüşmelerle, çalışanların becerisiyle ya da ikinci elden elde ederek bununla yetinmektedir. Ancak, küreselleşmeyle birlikte bilginin ve buna bağlı bilgi sistemlerinin yayılması ve gelişmesiyle birlikte işletmelerin her bölümünde bilgiye olan gereksinim artmaktadır. Günümüzde bilgi sistemleri işletmelerde yaygınlaşarak kullanılmaktadır. Bilgi sistemlerini kullanmayan işletmeler, ne gelişme gösterebilirler ne de değişime ve gelişime ayak uydurabilirler.
İşletme koşullarının değişiminde dünyada meydana gelen dört önemli değişim etkili olmuştur. Birinci değişim, etkin bir şekilde ortaya çıkan küresel ekonomi; ikinci değişim, endüstri ekonomisi ve toplumundan bilgi toplumuna geçiş; üçüncü değişim, işletmelerin örgüt yapısında ve yönetim şeklindeki değişim; dördüncü ve son değişim de dijital işletmelerin ortaya çıkışıdır (Laudon ve Laudon, 2002, s.4).
Küresel Ekonomilerin Ortaya Çıkışı
Gelişmiş ülke ekonomilerinin ihracat ve ithalata düşen payı giderek artmaktadır. ABD, Japonya ve Almanya’da üretilen mal ve hizmetlerin yüzde 25′ten fazlası dış ticaretle ilgilidir. Bugün ve gelecekte işletmelerin başarısı küresel hareket edebilme yeteneklerine bağlıdır. Dünyadaki endüstri ekonomilerinin küreselleşmesi, işletmeler açısından bilginin değerini artırmakta ve yeni fırsatlar yaratmaktadır. Bugün, işletmelerin küresel ölçekte ticari ve yönetim işlevlerini yerine getirmeleri için gerekli olan iletişim ve analitik gücü bilgi sistemleri sağlamaktadır. Çok uzak bölgelerdeki ortak işletmelerin kontrolü, dağıtım işletmeleri ve tedarikçilerle iletişim, değişik ülke koşullarında 24 saat çalışma, yerel ve uluslararası rapor gereksiniminin karşılanması gibi hizmetler, güçlü bir bilgi sisteminin varlığını gerektirir.
Ayrıca, küreselleşme ve bilgi teknolojisi yerel işletmeler için yeni tehditler oluşturmaktadır. Küresel iletişim ve işletme sistemi sayesinde müşteriler, 24 saat dünya pazarlarından alışveriş yapabilmekte, güvenilir fiyat ve kalite bilgilerini elde edebilmektedir. Bu durum, rekabeti artırarak, işletmeleri, açık ve korunmasız dünya pazarlarında çalışmaya zorlamaktadır. Uluslararası pazarlarda etkili ve karlı olmak için işletmeler güçlü bir bilgi ve iletişim sistemine sahip olmalıdır.
Endüstri Toplumundan Bilgi Toplumuna Geçiş
ABD, Japonya ve Almanya gibi endüstrileri gelişmiş ülkeler, endüstri ekonomisinden bilgiye dayalı hizmet ekonomisine geçiş yaparken, üretimlerini de işgücünün ucuz olduğu ülkelere kaydırmaktadır. Bilgiye dayalı ekonomilerde bilgi, refah ve zenginlik yaratmada en önemli parçadır (Zwass, 1992, s.50). Bilgi ve iletişim devrimi 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra başlamış ve yavaş yavaş hızlanarak günümüze kadar gelmiştir. Dünyadaki gelişmiş ülkeler incelendiği zaman tarım ve endüstri kollarında çalışanların sayısının, ofislerde çalışan beyaz yakalılardan daha az olduğu görülmektedir. Bu işler temelde, bilgiyle çalışmayı, bilgiyi dağıtmayı ya da yeni bilgiler yaratmayı kapsamaktadır.
Geleneksel ürünlerin üretiminde bilgi kullanımı yoğunlaşarak artmaktadır. Bu eğilim otomobil sektöründe hem tasarım hem de üretimin bilgi yoğun teknolojilerine bağlı olmasından da anlaşılmaktadır. Son 15 yıl içinde otomobil üreticileri, insan gücüyle çalışanların sayısını azaltarak bilgisayar uzmanı, mühendis ve tasarımcı işe almaktadır. Yeni bilgi yoğun işletmeler ortaya çıkmakta ve bunlar sadece bilginin üretilmesi, işlenmesi ya da dağıtımıyla ilgilenmektedir. Kredi kartı, uluslararası rezervasyon sistemi gibi bilgiye dayalı ürün ve hizmetler bilgi ve iletişim teknolojisine bağlıdır.
Sayfalar: 1 2

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın