Warning: stristr() [function.stristr]: Empty delimiter in /var/www/vhosts/notoku.com/httpdocs/wp-content/plugins/wp-useronline/wp-useronline.php on line 121
Bu Siteyi Seviyorum
Bize Ulaş
Kapat

NotOku.com'dan nasıl haberiniz oldu?

Monetarist Yaklaşım: Para Çok Önemlidir

1960 ve 1970′li yıllar süresince, özellikle ABD’de Milton Friedman’ın önderliğinde birçok ekonomist Keynesyen kuramı şiddetle eleştirmiş, onun yerine, serbest piyasa ekonomisinin işleyişine dayalı ve ekonomi politikası içinde para arzına önemli bir yer veren bir kuram ortaya atmışlardır. Ekonomik yazında monetarist kuram (çağdaş miktar kuramı) olarak bilinen bu görüşün ekonomi üzerindeki etkisi 1970′li yıllara kadar en az düzeyde olmuş, ancak, 1970′lerin başında bu görüş ekonomik olaylara hakim olmaya başlamıştır.

Gerçekten, yakın zamanlarda klasik miktar kuramının M. Friedman ve taraftarlarınca çağdaş miktar kuramı ismi altında yeniden ele alınması, ekonomik faaliyet üzerinde para politikasının etkisi konusunu yeniden gündeme getirmiş ve kamu harcamaları ve gelirlerinin toplam talep düzeyini değiştirebileceği konusundaki ana Keynesyen ilke üzerinde kuşkular belirmiştir. Monetarizmin temel kuramsal yapısı genelde şu noktalar etrafında özetlenebilir.

Monetarist Yaklaşımın Temel Önerileri

Monetaristler, bir ekonomideki istikrarsızlıkların hemen hemen yalnızca para arzındaki düzensiz dalgalanmalar sonucu meydana geldiğini ileri sürerler. Onlara göre, parasal genişleme, kısa dönemde, daha yüksek gerçek gelire yol açabilir. Ancak, uzun dönemde, artan para arzı yalnızca enflasyon oranını belirleyecektir.

Diğer bir deyişle, para arzındaki bir artış, kısa dönemde, temel olarak, üretimi etkileyecek, böylece para arzındaki bir artış gerçek milli gelir düzeyi üzerinde geçici olarak bir artışa neden olacaktır. Uzun dönemde ise, para arzındaki bir değişikliğin temel etkisi gerçek üretim üzerinde değil, fiyatlar genel düzeyi üzerinde olacaktır. Bu durumda, ekonomideki enflasyona tepki olarak, para otoriteleri para arzındaki artışı azaltacaklar, ancak bu azalma ekonomik durgunluğa neden olabilecektir.

Monetaristler, geçmiş dönemde yaşanan temel ekonomik durgunlukların parasal daralma sonucu, temel enflasyonist dönemlerin ise parasal genişleme sonucu meydana geldiğini belirtmişlerdir. Onlara göre, bir ekonomideki ekonomik dalgalanmaların temel nedeni uygulanan yanlış para politikalarıdır.

Monetaristler, eğer ekonomideki yanlış para politikaları uygulamalarından vazgeçilirse, ekonominin nisbi olarak istikrara kavuşacağını ileri sürmektedirler. Friedman ve taraftarlarına göre, milli gelirin temel bir belirleyeni olan tüketim, cari gerçek kullanılabilir gelirin değil, gelecekteki gelir tahminleri olarak ifade edilen uzun dönem, sürekli gelirin bir fonksiyonudur. Bilindiği gibi, Keynesyenler, tüketim fonksiyonunun cari gerçek gelirle belirlendiğini ve bu fonksiyonun oldukça istikrarlı olduğunu savunmuşlardır.

Monetaristlerin bu düşüncesi benimsendiği zaman, açıktır ki, bir ekonomide istikrarı sağlamak için, cari gerçek kullanılabilir gelirde vergi yoluyla yapılacak değişikliklerin toplam talep düzeyi üzerindeki etkisi az olacaktır. Çünkü bu durumda, örneğin, yapılacak değişikliklerinin tüketimi belirleyen sürekli gelir üzerindeki etkisi oldukça önemsizdir. Bu durumda, monetarist yaklaşıma göre, maliye politikasının ekonomide istikrarı sağlama niteliği kaybolmakta ve bu politikanın uygulama alanı oldukça sınırlı kalmaktadır.

Monetaristler para politikasının faiz oranını, yatırımı teşvik etmek için, sürekli olarak düşük düzeyde tutabileceği düşüncesini benimsemezler. Genişletici para politikası, başlangıçta, faiz oranlarının düşmesine yol açabilir. Ancak, sonunda bu durum tersine dönecektir. Çünkü, genişletici para politikası sonucunda, artan harcamalar nedeniyle parasal gelir artacak, eğer ekonomi tam istihdama yaklaşmışsa fiyatlar genel düzeyi yükselecektir. Bu durumda genişletici politika sürdürülürse fiyat artışları sürecek ve özel sektörde kişi ve firmalar yükselen fiyatları bekler hale geleceklerdir. Bütün bu faktörler, faiz oranlarının yükselmesine yol açacak ve böylece, para otoritelerinin faiz oranını düşük tutma eğilimleri önlenebilecektir.

Sayfalar: 1 2 3

EkleBunu Sosyal paylaşım Butonu
Bu Yazıyı Oyla:
Kötüİdare ederİyiÇok İyiMükemmel (Bu yazıya ilk oy veren sen ol!)
Loading ... Loading ...
NotOku tarafından
17 Ağustos 2008 tarihinde yazıldı. Toplam 252 kere okundu.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)