Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
25.10.2014
Ders: Uygarlık Tarihi      Ünite 1      8 Nisan 2011 Ara     

Mezolitik (Epipaleolitik) Çağ

Amaç 4

Avcı-toplayıcı göçebe yaşam biçiminden yerleşik yaşama neden ve nasıl geçildiğini öğreneceksiniz.

Paleolitik ve Neolitik arasında Orta Taş Çağı da denen bir geçiş evresi yaşanmıştır. Avrupa’da yaşanan Orta Taş Çağı’na Mezolitik, Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’dekine ise Epipaleolitik adı verilir. Buzul Çağları’nın bitişiyle (Paleolitik Çağ’ın sonuyla aşağı yukarı aynı zamana denk gelir.) iklimde belirgin bir ısınma olmuş ve bunu diğer ekolojik değişimler izlemiştir. Mezolitik/Epipalaeolitik Çağ’da yaşayan insan­lar da bu yeni çevresel koşullara uyum sağlamışlardır. Bu çağ, geçici iskân yerle­rindeki hayatın sona erdiği ve yerleşik yaşama doğru yönelimin gerçekleştiği bir geçiş evresidir. Bu evrenin süresi, yaşandığı bölgeye göre değişir. Avrupa’da Me­zolitik toplumlar yaklaşık Î.Ö. 3000′lere kadar varlık gösterirken Ortadoğu’da 10 bin yıl önce Epipaleolitik kültürler sona ermiş ve Neolitik Çağ başlamıştır.

Mezolitik

Avrupa’da son Buzul Çağ’ının bitişiyle buzullar kuzeye doğru çekilmiş, deniz sevi­yesi yükselmiş, Avrupa’da ağırlıklı olarak iğne yapraklı ormanlar ortaya çıkmış ve sulak alanlar genişlemiştir. İnsanlar, buzulların erimesiyle açılan yeni alanlara doğ­ru yayılmışlar ve avcı-toplayıcılık geçim biçimi olmaya devam etmiştir. Özellikle ne­hirlerde ve genişleyen sulak alanların kıyılarında balıkçılık gelişmiştir. Besin kay­naklarının bol olduğu su kenarlarında sabit, kalıcı yerleşimler kurulmuştur; böylece bu dönemde yerleşik yaşam başlamıştır. Mezolitik Çağ yerleşimleri, daha çok nehir ve göl kenarlarında bulunan küçük köyler şeklindedir. Mezolitik Çağ’a özgü alet teknolojisine mikrolit adı verilir. Bu aletler, Üst Paleolitik Çağ’a özgü aletlerden da­ha küçüktür ve daha ince bir işçilik gösterir. Bu aletler tahta, kemik ve boynuzların üzerine yerleştirilerek kullanılmıştır. Aletlerin bazıları balıkçılıkta kullanılan olta ve zıpkın işlevi görmüştür.

Günümüzden yaklaşık 12 bin yıl önce, Ortadoğu ve Doğu Akdeniz çevresinde başlayan bu kültür evresi, bu bölgedeki Neolitik Çağ’a öncülük etmiştir. Buzul Çağları’nın bitişini izleyen dönemde, iklim ve bitki örtüsü Ortadoğu ve Doğu Ak­deniz bölgesinde de değişmiş ve bu değişiklikler kültüre de yansımıştır. Bu bölge­de sıcak ve yağışlı iklim, başta arpa ve buğday olmak üzere birçok yabani tahıl tü­rünün bol miktarda yetişmesini sağlamıştır. Bol miktarda yetişen bu yabani tahıl­lar, insanlar için önemli bir besin kaynağı haline gelmiş, bunların toplanması ve depolanmasıysa yerleşik hayata geçmeyi zorunlu kılmıştır. İnsanların köylerinin çevresindeki yabani tahılları topladığı ve depoladığı bu yeni yaşam biçimi, tarımın keşfine doğru giden yolda atılan en önemli adım olmuştur.

Epipaleolitik Çağ yerleşmelerinde yapılan kazılarda, yabani tahıl toplayıcılığını gösteren çok sayıda arkeolojik buluntu ele geçmiştir. Bu buluntular arasında orak benzeri kesici aletler, havan elleri ve havan taşları sayılabilir. Bu dönemde avcılı­ğın devam ettiğini gösteren çok sayıda ok ve mızrak ucu da bulunmuştur. Bu dö­nemin teknolojisini üçgen, trapez, dikdörtgen, kare biçimli mikrolit aletler temsil etmektedir. Bunlar ok uçları olarak veya yabani tahılları kesmek için orak yapımın­da kullanılmıştır. Alet yapımında kullanılan ham madde genellikle çakmak taşı ve obsidyendir.

Natufyen, Epipaleolitik’in en önemli aşamasıdır. Natufyen, Doğu Akdeniz böl­gesinde günümüzden 12 bin ilâ 10 bin yıl öncesinde yaşamış olan topluluklara öz­gü bir kültürel evredir. Natufyen’in en önemli özelliği, standartlaşmış yapılardan oluşan ilk düzenli köy yerleşimlerinin ortaya çıkmasıdır. Bu yerleşimlerin nüfusu­nun yaklaşık 200-300 kişi olduğu tahmin edilmektedir. Bu köylerde evler; 3 ilâ 9 metre çapında, yuvarlak planlı yapılar şeklinde ve yarı yarıya toprağa gömülü ola­rak inşa edilmiştir. Her evde köşede yer alan bir ocak vardır. Bu kültürde insanlar ölülerini oturdukları evlerin tabanlarına gömmüşlerdir. Bu âdet, evle kurulan duy­gusal bağın bir işareti olarak yorumlanabilir. Natufyen yerleşimleri arasında Suri­ye’deki Mureybet ve Abu Hureyra sayılabilir. Bu yerleşimler daha sonra Neolitik köylere dönüşmüştür.

Epipaleolitik Çağ’da, bazı bölgelerde insanlar mağaralarda ve kaya altı sığınak­larında da yaşamayı sürdürmüştür. Örneğin Antalya yakınlarındaki Ökizini Mağara­sı, Anadolu Epipaleolitiği’nin en önemli yerleşim örneklerinden biridir. Ökizini Mağarası’nda günümüzden 17 ilâ 12 bin yıl öncesine tarihlendirilen Epipaleolitik tabakaları açığa çıkarılmıştır. Bu tabakalarda çok sayıda mikrolit aletler bulunmuş­tur. Mağaranın üst tabakalarında ise Neolitik ve Kalkolitik Çağlara ait buluntular or­taya çıkarılmıştır.

Öküzini dışında Anadolu’daki diğer Mezolitik Dönem yerleşimleri; yine Antal­ya yakınlarındaki Belbaşı Mağarası, Samsun yakınlarında Tekeköy, Konya’da Pı­narbaşı, Burdur yakınlarında Baradız’dır. Ayrıca Marmara Bölgesi’nde de bu döne­me ait çeşitli buluntu yerleri vardır.

Mikrolit: Genellikle 3 cm’den daha ufak boyutlu; üçgen, trapez, dikdörtgen ve kare biçimli olabilen küçük taş aletlerdir.

Obsidyen: Lav veya cam taşıdır. Siyah renkli volkanik taştır.

Sıra Sizde 5

Yerleşik yaşama ne zaman, nerede ve neden geçilmiştir?

“Mezolitik (Epipaleolitik) Çağ” için 5 cevap

  1. Vildan diyor ki:

    Superrrrrr!!!!

  2. mela diyor ki:

    resim olsaydı
    keşke

  3. Şile – Ağva | İstanbul Turizm Merkezleri diyor ki:

    [...] (*Kaynak: http://notoku.com/mezolitik-epipaleolitik-cag/#ixzz2U3kOn1Sm) [...]

  4. Şile ağva word | İstanbul Turizm Merkezleri diyor ki:

    […] (*Kaynak: http://notoku.com/mezolitik-epipaleolitik-cag/#ixzz2U3kOn1Sm) […]

  5. htc diyor ki:

    teşekkürler ama işime yaramadı yhaaaaa

Bir Cevap Yazın

*