Mevduat Yaratılması
Para arzını oluşturan bileşenler içerisinde en büyük pay mevduatlara ait olduğu için, bu mevduatların nasıl yaratıldığını görmek para arzının nasıl belirlendiğini anlamada ilk adımdır. Aldıkları kararlar ve yaptıkları tercihlerle mevduat yaratılması sürecinde etkili olan dört tane ekonomik birim söz konusudur:
- Merkez Bankası: Bankacılık sistemini gözeten ve para politikasının yürütülmesinden sorumlu olan kamu kurumu,
- Bankalar (mevduat kabul eden kurumlar): Kişi ve kurumlardan mevduat kabul eden ve bunlara kredi veren finansal aracılar,
- Mevduat Sahipleri: Bankalarda mevduat bulunduran kişi ve kurumlar,
- Bankalardan borçlananlar: Mevduat kabul eden kurumlardan kredi alarak borçlanan kişi ve kurumlar, çıkarttıkları tahviller mevduat kurumları tarafından satın alınan kurumlar.
İlk aşamada, merkez bankasının aldığı bir önlemin, banka rezervlerini nasıl etkilediğini göreceğiz. İkinci olarak, bankaların nasıl mevduat yarattıklarını, önce oldukça basitleştirilmiş bir model çerçevesinde ele alarak, daha sonra bu modelimizi, adım adım gerçek yaşama yaklaştıracağız.
Merkez Bankasının Bankacılık Sistemine Rezerv Sağlaması
Merkez bankası bankacılık sistemine iki şekilde ilave rezerv sağlayabilir: Bankalara reeskont kredisi açarak ve bankalardan kamu kesimi tahvilleri satın alarak. Şimdi bu iki durumu ele alarak, bankacılık sisteminin bilançosunda ortaya çıkacak değişikleri inceleyelim.
Merkez Bankasının Bankalara Kredi Açması
Merkez bankasının A bankasına 1 milyon TL reeskont kredisi açtığını kabul edelim. Merkez bankası ve A bankası arasında gerçekleşen bu işlemin sonucunda ne gibi değişiklikler olacağını T hesapları aracılığıyla takip etmeye çalışacağız. Ancak, kullanacağımız T hesapları, bilançoda yer alan kalemlerin başlangıç bilançosuna göre gösterdiği değişiklikleri ifade edecektir. Merkez bankası 1 milyon liralık reeskont kredisini açtığı zaman bu miktarı, A bankasının merkez bankasında bulunan hesabına alacak yazar. Bunun sonucunda, A bankasının rezervleri 1 milyon lira artarken, merkez bankasına olan borcu da aynı miktarda yükselir. Bu işlemin sonucunda A bankasının bilançosunda aşağıdaki değişiklikler ortaya çıkacaktır.

Aynı bilanço kalemleri merkez bankası bilançosunda da değişim gösterecek, ancak “rezervler”, merkez bankası açısından borç niteliğinde (yani, talep edildiği zaman bankaya ödenmesi gerektiği için), açılan reeskont kredisi ise alacak niteliğinde olduğu için, değişen kalemler bilançonun ters tarafında yer alacaktır.

Görüldüğü gibi merkez bankası, bankalara reeskont kredisi vererek, bankacılık sisteminin sahip olduğu rezerv miktarını arttırmaktadır.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın