Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
01.09.2014
Ders: Sermaye Piyasası ve Finansal Kurumlar      Ünite 9      27 Temmuz 2011 Ara     

Merkez Bankacılığı ve Tarihi Gelişimi

Merkez bankaları, ekonomik istikrar ve büyümeyi sağlamaya katkıda bulunacak parasal önlemler alma, paranın iç ve dış değerini ekonomiye yarar sağlayacak düzeyde tutma ve ekonominin gereksinme duyduğu kredi verilebilir fonları ihtiyaca yeter düzeyde hazır bulundurma gibi önemli görevler üstlenmiş kamu kuruluşlarıdırlar. Bu görevleri nedeniyle devletin para politikalarının yönlendirilmesi ve uygulanmasından sorumludurlar. Merkez bankalarının faaliyetleri piyasa faiz oranları, kredi verilebilir fonlar ve para arzı üzerinde etki yapar. Bu etki kendisini sadece finansal piyasalar üzerinde değil tüm ekonomi üzerinde hissettirir.

Merkez bankacılığının geçmişi 17. yüzyıla kadar gider, ilk merkez bankası 1694 de İngiltere’de Bank of England adı ile kuruldu. Bankanın kurucularının çoğunluğunu Londra’nın City olarak bilinen semtinde faaliyet gösteren tanınmış tüccarlar oluşturuyordu. Bunu diğer ülkelerde kurulan merkez bankaları izledi Almanya’da 1846 da Prussian Bank, Japonya’da 1882 de Japonya Bankası (Nippon Ginko) 1934 yılında Kanada’da Kanada Bankası (Bank of Canada) faaliyete geçti. Merkez bankacılığı ekonomik aktivitelerin artması, üniter devlet uygulamasının yaygınlaşması ve devletin ekonomik alanlarda daha etkin hale gelmesinin sonucu olarak ülke ekonomisinde önemli bir yeri ve söz hakkı olan bir kurum niteliğini kazandı.

Merkez bankalarının gelişmesinde en önemli etken, batı ülkelerinin kâğıt paraya geçmelerinden sonra bu parayı (banknotu) tedavüle çıkaracak bir merkezi otoriteye gereksinme duyulması olmuştur. İlk zamanlarda aynı ülke sınırları içinde birden fazla ticaret bankası banknot ihracında bulunmuşlardır. Örneğin; Almanya’da 1846′da banknot ihracı amacı ile kurulmuş olan Prusya Bankası (Prussian Bank)’nın varlığına rağmen 1871 yılında banknot ihraç eden 30 civarında banka bulunmakta idi.

1957 yılına kadar merkez bankacılığı görevi Bank Deutscher Lander ve bölge merkez bankaları (Land Central Banks) tarafından yürütülüyordu. Bölge merkez bankaları yasaya göre bağımsız birimlerdi ve merkez bankası sistemini oluşturmaktaydılar. Deutsche Markın resmi para birimi olarak kullanılmaya başlandığı 1948 yılından Federal Almanya Merkez Bankasının kurulduğu 1957 yılına kadar adı geçen bankalar Almanya para biriminin yönetiminden sorumlu oldular. 1957 yılında Bank Deutscher Lander ve bölge merkez bankaları birleşerek Federal Almanya Merkez Bankasını oluşturdular. Bölge merkez bankaları Federal Merkez Bankasının bölge büroları olarak çalışmalarını sürdürdüler.

Federal Almanya Merkez Bankasının Avrupa Merkez Bankaları Sistemi (European System of Central Banks)’nin bir parçası olmasından sonra 30 Nisan 2002 tarihinde yürürlüğe giren Bundesbank Yasası’nın değiştirilen hükümlerine göre bankanın organizasyon yapısında değişiklikler yapıldı. Bu değişikliğe göre bankanın karar organı Yönetim Kuruludur (Executive Board). Kurul bir başkan, bir başkan yardımcısı ve altı üyeden oluşur. Kurulun üyeleri Federal Almanya Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Başkan, başkan yardımcısı ve iki kurul üyesi Federal Hükümet diğer dört üye ise hükümetle anlaşarak Bundesrat (Üst Meclis) tarafından Cumhurbaşkanı’na önerilir. Bundesbank’ın dokuz adet yöresel ofisleri vardır. Bu yöresel ofislerin de büyük ilçelerde kurulu 66 şubesi bulunmaktadır. Yöresel ofisler kredi veren kurumlar ve devlet kuruluşları ile Merkez Bankasının iş ilişkilerini yürütürler.

İngiltere Bankası (Bank of England)’nın 1694 yılında kurulmasından sonra tek başına banknot ihraç yetkisine sahip olması için uzunca bir sürenin geçmesi gerekmiştir. Ülkenin madeni para sisteminden kâğıt para sistemine geçmesinden sonra 18. yüzyılda banknot ihraç etmeye başlayan bankanın çıkardığı banknotlar sadece Londra’da geçerli bir para birimi olmuş, taşrada kurulu bankalar da kendi banknotlarını tedavüle çıkarmışlardır. Napolyon Savaşları süresince İngiltere Bankası hükümetin başta gelen finansörlüğünü yapmış, bu arada Londra dışında mahalli bankaların banknotlarının kullanımı devam etmiştir. Savaştan sonra para yönetiminde hükümetin rolü ve İngiltere Bankasının durumu tartışılmaya başlanılmış ve sonuçta 1844 tarihli Bank Charter Act yürürlüğe konulmuştur. Bu yasa mahalli bankaların banknot ihraçlarına kısıtlama getirirken, İngiltere Bankasının bankacılık faaliyetleri ile banknot ihracı faaliyetlerini kesinlikle birbirinden ayırmış ve banknot ihracını bankanın altın stokuna bağımlı hale getirmiştir. Mahalli bankaların banknot ihraçları giderek azalmış sonunda İngiltere Bankası banknot ihraç eden tek banka olmuştur.

Amerika Birleşik Devletlerinde merkez bankası işlevi gören Federal Reserve System’in oluşturulduğu yıl 1913′tür. Bankaların merkezi denetimini sağlamak ve kuruluşlarına federal devlet olarak izin vermek gerektiğini savunanların bu tezlerinin kabul görmesi üzerine 1791 yılında The Bank of the United States kurulmuştur. Banka ticaret bankacılığı uğraşı yanında ekonominin gereksinme duyduğu kredi ve para hacmini sağlama sorumluluğu taşıyan bir devlet kuruluşu niteliğindeydi. Yani merkez bankacılığı faaliyetinde bulunma görevi de yüklenmişti. 1811 yılına kadar faaliyette bulunan bankaya karşı merkeziyetçiliğe karşı gelen kesimlerden büyük direnç geldi. Bankanın ana sözleşmesi 181 İ de iptal edildi. 1812 harbinde federal hükümetin kaynak bulma sıkıntısı çekmesinin bir sonucu olarak 1816 yılında the Second Batık of the United States faaliyete geçirildi. Merkezi bankacılık sistemine karşı olanların taraftarı olarak iş başına gelen Başkan Andrew Jackson 1832 yılında bankanın ana sözleşmesinin yenilenmesini veto etti ve banka kapandı.

1863 yılına kadar bir eyalette kurulmak istenilen ticaret bankalarına o eyaletin bankacılık komisyonu izin verdi. Milli bir para birimi yoktu. Bankalar altına çevrilebilme özelliği taşıyan kendi banknotlarını dolaşıma çıkarıyorlardı. Bu uygulama birçok bankanın çeşitli nedenlerle iflas etmesi sonucunu verdi. İflas eden bankaların çıkardığı banknotların değeri sıfır oldu. 1863 yılında, eyalet bankalarının bu kötü sonuçlar veren uygulamalarını kontrol altına alma amacı ile 1863 Milli Bankacılık Yasası National Banking Act of 1863 Kongre tarafından yasalaştırıldı. Bu yasa milli bankaların kurulmasına olanak verdi. Milli bankaların kuruluş izinlerini vermek ve onların çalışmalarını kontrol altına almak amacı ile Maliye Bakanlığının bir ofisi olarak Office of the Comptroller of the Currency kuruldu. Yine de ülkede bir merkez bankası yoktu. Mahalli bankalara ek olarak milli bankalarda kendi banknotlarını çıkarmaya başladılar. 1913 yılında Federal Reserve System oluşturuldu ve bütün milli bankaların Federal Reserve Systems üye olmaları zorunluluğu getirildi. Eyalet bankalarının bu sisteme üye olmaları zorunluluğu yoktu. Ancak isteyen eyalet bankası sistem içinde yerini alabiliyordu.

Osmanlı İmparatorluğu’nda banknot ihraç etme yetkisi 1925 yılına kadar kullanılmak koşulu ile 1863 yılında özel bir banka olarak kurulan Osmanlı Bankasına verilmiştir. Osmanlı Bankası’nın 1925 yılında sona erecek olan banknot çıkarma yetkisi, ekonomik durumun yeni bir banka kurmaya olanak vermeyeceği kanısına sahip olan Cumhuriyet Hükümeti tarafından 1935 yılına kadar uzatılmıştır. Osmanlı Bankası ile bu uzatma anlaşması yapılırken anlaşma metnine hükümet’in banknot ihraç edebilecek bir devlet bankası kurması halinde Osmanlı Bankasının itiraz hakkı olmayacağını belirten bir hüküm eklenmiştir.

1926 yılından itibaren bir Merkez Bankası kurulması için hazırlıklara girişilmiş, 11 Haziran 1930′da 1715 Sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu kabul edilerek 3 Ekim 1931′de Banka kurulmuş ve resmen çalışmaya 1 Ocak 1932′de başlamıştır.

Banka ilk kurulduğunda 30 yıl süreli banknot ihracı imtiyazına sahipti. 1955 yılında yapılan değişiklikle banknot ihraç imtiyazı 1999 yılına kadar, 25 Nisan 1994 yılında yapılan ikinci bir değişiklikle de süresiz olarak uzatılmıştır. 1930 yılında çıkarılan 1715 Sayılı Kanun, 26 Ocak 1970′te 1211 Sayılı Kanun kabul edilinceye kadar 40 yıl yürürlükte kalmıştır. 1715 Sayılı Kanun ile kurulan ilk Merkez Bankası nın kuruluş yasasında bankanın temel amacı, ülkenin ekonomik kalkınmasına yardım etmek olarak belirlenmiştir. Bu amacı gerçekleştirmek için

Bankaya;
- Reeskont oranını belirlemek ve para piyasasını düzenlemek,
- Hazine işlemleri yapmak,
- Hükümetle ortaklaşa Türk parasının değerinin korunmasına yönelik tüm önlemleri almak görevleri verilmiştir.

1715 Sayılı Kanunda çeşitli defalar değişiklik yapılarak, günün koşullarına uydurulmaya çalışılmıştır. Kanunda yapılan değişiklikler daha çok Hazineye ve KİT’lere daha fazla kredi verilmesini sağlamaya yönelik olmuştur. Bu nedenle de bankanın temel işlevi, etkin bir para politikası yürütmekten çok, kamu kesiminin finansman açığını kapatmaya yönelmiştir.

1960′lı yıllarda plânlı dönemin başlaması ile 1930 yılından beri yürürlükte olan Merkez Bankası Kanunu’nun dengeli kalkınma için gerekli bir para programının yürütülebilmesine uygun olmadığı gerekçesiyle 1715 Sayılı Kanunda, Merkez Bankasının para ve kredi politikalarının, planın öngördüğü ilkelere göre yürütülebilmesini sağlayacak biçimde değişiklik yapılmıştır. Aynı amaçla, 26 Ocak 1970 tarihinde kabul edilen 1211 Sayılı Kanunla Merkez Bankası, günün ekonomik koşullarına uygun olarak organize edilmiş, görev ve yetkileri yeniden düzenlenmiştir. 1211 Sayılı Kanuna göre Bankanın temel görevleri, para ve kredi politikasını yürütmek, paranın değerinin korunmasına ilişkin önlemler almak, para basma ve ödünç para verme işlemlerini düzenlemektir.

1986 yılında açık piyasa işlemlerinin yürütülebilmesi gibi yeni ihtiyaçları karşılayabilmek için, 1211 Sayılı Merkez Bankası Kanunu’nun 3291 Sayılı Kanun ile değiştirilen şekli T.C. Merkez Bankasına bugün yükümlü olduğu görevleri vermiş ve bu görevleri görürken kullanacağı yetkileri tanımlamıştır..

Sıra Sizde

Ülkelerin ekonomik istikrarında Merkez Bankalarının rolü nedir?

Merkez bankacılığında esas gelişme 20. yüzyılın girmesi ile başlamıştır. I. Dünya Savaşının ardından 1920 yılında Brüksel’de toplanan Uluslararası Maliye Konferansında iki ilke kararı alınmıştır. Bu kararlardan biri merkez bankalarının özerk bir yapıya sahip olmaları; diğeri ise merkez bankası bulunmayan ülkelerin bu bankayı kurmalarıdır. 1922 yılında toplanan Cenova Konferansı’nda Brüksel Konferansında alınan kararlar desteklenirken ülkelerin merkez bankaları arasında işbirliği kurulması hususunda bir ilke kararı daha alınmıştır.

“Merkez Bankacılığı ve Tarihi Gelişimi” için 1 cevap

  1. [...] Sistemi – Merkez Bankasının – Bundesbank – Eurosistem Bağımsızlığıİçindekiler Merkez Bankacılığı ve Tarihi Gelişimi  Merkez Bankalarının Yapıları ve Görevleri  TC Merkez Bankasının Yapısı, Görev ve [...]

Bir Cevap Yazın

*