Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
01.08.2014
Ders: Toplum ve İletişim      Ünite 10      29 Mart 2011 Ara     

Medya Yöndeşmesi

Amaç 5

Medya yöndeşmesi kavramım açıklamak ve yöndeşmenin teknolo­jik, endüstriyel, içerik ve hizmet açılarından nasıl gerçekleştiğini kavramak

Yöndeşme (convergency), telekomünikasyon, medya ve bilgisayar teknolojisi ile alt­yapılarının bir araya gelmesidir. Bu birleşmeyi mümkün kılan şey ise sayısallaşmadır. Bugünün haberleşme teknolojilerinin ve kitle iletişimi, yayıncılık teknolojilerinin sayısal dönüşümleri ile bilgisayarlar arası veri iletişimini olanaklı kılan sayısal ağ ya­pılanmasının bir araya gelerek oluşturduğu bu yapılanma üç seviyede gerçekleşir:

- Teknolojik yöndeşme
- Endüstriyel yöndeşme
- İçerik ve hizmet yöndeşmesi

Teknolojik Yöndeşme

Bugünün ev, okul ve iş bilgisayarları, televizyon setleri, radyoları, CD ve DVD oy­natıcı ve kaydedicileri, sayısal kameralar, tarayıcılar, faks makineleri, video oyun konsolları, internet, haberleşme uyduları ve cep telefonları, kitle iletişimi ile bir noktadan bir noktaya iletişim arasındaki sınırların iç içe geçmeye başlamasına ne­den oldu.

Bu gelişmenin ilk çıkış noktası sayısal iletişim olmakla birlikte, elektronik sin­yalleri işleyen ve depolayan minyatür devreler olan mikroişlemcilerin hızlı gelişi­mi ve çok büyük kapasitelere kadar sayısal bilgileri ışık hızıyla taşıyan bir süper iletken olan fiber optik kablo teknolojisi, bu yöndeşmenin olanaklı hale gelmesini sağlayan teknolojiler olmuşlardır.

Bugün saniyede yaklaşık bir milyar işlem yapan mikroişlemciler bilgisayarları kuvvetlendirip hareketli görüntü gibi yüksek kapasiteli verilerin işlenmesini sağlar­ken, aynı zamanda, kişisel bilgisayarların ucuzlamasına da yol açtı. Mikroişlemci­lerin saniyedeki işlem sayısı gelişen teknolojiyle her geçen gün artmaktadır. Diğer taraftan da, bütün dünyayı bir örümcek ağı gibi saran fiber optik teknolojisi, eski bakır telefon kablolarının ve koaksiyel televizyon kablolarının taşıyabildiği bilgi­den yaklaşık 150.000 kez daha fazla veri taşıyabilen optik lazer ışınını dünyanın bir ucundan diğer ucuna anında ulaştırmaktadır. Bugün yaklaşık kırk fiber optik lif, bir milyondan fazla sıkıştırılmış sayısal telefon konuşmasını, iki bin kablolu TV ka­nalım taşıyabilmektedir. Telefon sinyalleri ve her türlü sayısal kodlanmış bilginin yeterli bant genişliğini sağlaması nedeniyle, yayıncılık kanalları, telekomünikasyon şirketleri, kablolu iletişim sağlayan yayıncılar, kullandıkları eski bakır ve koaksiyel kabloları fiber optik kablolarla değiştirmektedirler.

Bin dokuz yüz seksenlerin ortalarında mobil telefonların, faks cihazlarının, CD’lerin, kablolu ve uydu televizyonların, kişisel bilgisayarların ve video oyunla­rının ortaya çıkışı bu yöndeşmenin ilk ipuçlarını veriyordu. Bu dönemin en önem­li sorunu, hem sektörel anlamda servislerin sınırlı hem de pahalı ve ulaşılması zor olması nedeniyle çok az sayıda insanın kullanıcı olmasıydı. Doksanlı yıllarda ise, internetin ve kişisel bilgisayarların hızla büyümesi, yöndeşmiş medyanın yükselişi­ni haber veriyordu. Sayısallaşan içerikler (metin, görüntü, ses, video) telekomüni­kasyon ağları üzerinden taşınırken, kullanıcılar kişisel bilgisayarlar yoluyla içerik­lere internet üzerinden ulaşmaya başladılar. İki binli yıllara bu birleşme çizgisinde giren yeni medya, videonun ve sesin yüksek hızlarda taşınması sayesinde araç yel­pazesini mobil telefonlardan sayısal televizyona kadar genişletti.

Medya yöndeşmesi

Sayısal uydular ve kablolu ağlarla birleşen sayısal ve etkileşimli televizyon (in­teractive television), sayısal teknolojiyle radyo frekansını birleştiren sayısal karasal televizyon yayıncılığı (digital terrestrial television), internet üzerinden yayın yapan internet radyoları ve internet protokol televizyonu (IPTV) yeni medyanın sayısal kitle iletişim araçları oldular. Bu yöndeşmenin bugün için en son noktası ise, tele­komünikasyonun en gelişmiş modeli hücresel mobil iletişimi (cep telefonu) ile avuç içi bilgisayarların (PDA – Personal Digital Assistant) ve internetin birleşmesi sonucunda her türlü sayısal veri (metin, ses ve video) alışverişinin gerçekleşmesi­dir. Nihayetinde kullanıcıların her an ve her yerde tüm sayısal dünyaya ulaşmala­rını sağlayan bu yöndeşmenin kitle iletişimiyle birleştiği en uç nokta ise mobil te­levizyon olmuştur.

Endüstriyel Yöndeşme

Sayısal yeni medya sistemi basit olarak sadece teknolojik bir değişimi ifade etmez. Ekonomik, politik ve kültürel etkileri medyayı yeniden şekillendirmektedir. Bu ya­pılanma içerisinde teknolojik yöndeşme beraberinde endüstriyel yöndeşmeyi de getirmektedir. Bilgisayar ve bilgi işlem endüstrileri, telekomünikasyon şirketleri ve medya sektörü arasındaki anlaşmalar, birleşmeler ve devralmalar bu endüstriyel yöndeşmeyi oluşturmaktadır.

Gerçekte bu tip bir yöndeşme sadece bugüne, yeni medyaya özgü değildir. Ge­leneksel medya içerisinde de gazetelerle birleşen televizyon kanalları, büyük film stüdyolarını alan profesyonel medya ve iletişim teknolojisi üreten şirketler, yine film endüstrisi içerisinde yer almaya çalışan sektörün medya devleri hep bu yön­deşmenin örneklerini oluşturdular. Ne var ki, sayısal teknolojilerin bulanıklaştırdığı sınırlar, farklı sektörlerin de birbirlerinin alanlarının içerisine girmesine yol açtı.

Seksenli ve doksanlı yıllarda özellikle telekomünikasyon alanındaki kamusal tekellerin özelleştirmeler yoluyla özel sektörün ve en önemlisi de çok uluslu şir­ketlerin eline geçmesi bu yöndeşmenin de yolunu açmış oldu. Türkiye’de de -daha gecikmeli olarak- uydu ve kablo haberleşmesinin Türkiye Telekomünikasyon Kurumundan ayrılarak (2004′te) Türksat adı altında yarı özelleşmesi, 2005′te de te­lefon ve internet altyapısına sahip Türk Telekom’un özelleştirilmesi (%55′i özelleştirildi) bunlara örnek gösterilebilir.

Ancak bu konudaki en büyük ve en önemli birleşme. Ocak 2000′de, dünyanın en büyük internet hizmet sağlayıcısı AOL’nin (America OnLine) yaklaşık 182 mil­yar dolar karşılığında geleneksel medya devi Time-Warner’m bir kısmım satın al­ması oldu. Bu birleşme 350 milyar dolarlık değerde dev bir şirketi ortaya çıkardı. Dünya tarihinin en büyük şirket birleşmesi yeni medyadaki yöndeşmenin neden­lerini de çok iyi açıklamaktadır: Teknolojik yöndeşmeyle birlikte kısmen kendi iç­lerinde yöndeşmeyi gerçekleştirmiş üst düzey organizasyonlar, örgütsel ve tekno­lojik olarak birbirlerine gereksinim duymaktadırlar. Örnekte yer alan bu endüstri­yel yöndeşme, AOL’nin telekomünikasyon altyapısı ile Time-Warner’in kablo şe­bekeleri, film stüdyoları, geniş müzik, film ve televizyon programı arşivlerini bir­leştirmesi, dünyada ne tür bir eğilimin olduğunu göstermektedir.

Bununla birlikte bu eğilim açık olarak, analog ve sayısal medyanın çok büyük, çok kuvvetli ve çok zengin birleşmelerinin sonucu tekelci bir ekonomik yapılan­mayı işaret ettiğini göstermektedir. Ortaya çıkan bu çok uluslu şirketlerin tekelci yapısı, medyadan beklenen işlevler ve haberleşme özgürlüğü gibi özelliklerin ne kadar etkileşimli bir demokrasi yaratacağı sorusunu da akla getirmektedir.

İçerik ve Hizmet Yöndeşmesi

Yöndeşmiş ürünler ve hizmetler, kullanıcının isteği ile şekillenmiş hizmet servisle­ri, sayısallaşmanın ve etkileşimin sağladığı geniş olanaklar ve genişbant ağ altyapı­sının avantajları ile ortaya çıkan enformasyon ve medya içeriği biçimleridir. Önem­li yemlikler, iş ya da orta ölçekli hizmet sektörleri ile yerel ya da tüketici hizmet sektörleri arasında, eğlence, iletişim ve enformasyon alanları arasında geçişler sağ­ladı. Seksenli yıllar boyunca elektronik veri değişimi ve elektronik para transferi sonucu ticari ürünlerin uluslararası dağıtım servisleri aracılığıyla dağıtılması bu yöndeşmenin ilk işaretleriydi. Doksanlı yıllarda küçük ofis ve ev ofislerinin oluş­turduğu hizmet sektörlerinin elektronik ticarete ve veri alışverişine dahil olması bu durumu hızlandırdı. İşin içine internetin de girmesiyle birlikte, internet servis sağlayıcılarının sıradan tüketici/üreticiye verdikleri web alanları yoluyla elektronik ti­caret yapan internet siteleri ve e-postalar geniş ağ yapılanması sayesinde doruk noktasına çıkmıştı. Ancak 2000′li yıllarda, mobil iletişimin SMS (Short Message Ser­vice) olanakları ve sayısal televizyon hizmetleri sayesinde doğrudan izleyici/tüke­ticiyi hedef alan yöndeşmiş içerik, ürün ve hizmette bu noktanın geçilerek sınırsız olanaklar yaratılmasını sağladı.

Sayısal televizyonun, izleyiciye kaliteli ses ve görüntü sunmasının ötesinde, in­ternetin olanaklarıyla bir araya gelmesi ekonomik hayatı gündelik yaşama taşırken, aynı zamanda televizyon üzerinden web sitelerine geçişe izin vermesi ve metin ta­banlı enformasyonun kullanılmasına olanak tanıması görüntülü, sesli ve metin ta­banlı içeriklerin de bir araya gelmesini sağladı. Örneğin, belgesel programlar ile online ansiklopedilerin bağlanması sayesinde izleyici programı izlerken içeriğinde­ki enformasyona daha geniş biçimde erişeceği etkileşimli menülere ulaştı; haber ve güncel meseleleri içeren programlardaki güncel konuların arkasında kalan en­formasyonlara ulaşmak için sayısal arşivlere geçiş olanağı elde etti; popüler diziler, komediler ve filmlerdeki oyuncular hakkında, programın içinden ulaşabileceği metinlerle karşılaştı; hatta bu dizilerin fanatiklerinin oluşturduğu online sitelere te­levizyon üzerinden anında ulaşabildi ya da eğitim programlarında konuyla ilgili yardımcı materyalleri kullanma şansım yakaladı.

Bir Cevap Yazın

*