Warning: stristr() [function.stristr]: Empty delimiter in /var/www/vhosts/notoku.com/httpdocs/wp-content/plugins/wp-useronline/wp-useronline.php on line 121
Bu Siteyi Seviyorum
Bize Ulaş
Kapat

NotOku.com'dan nasıl haberiniz oldu?

Makroekonomik Sorunlara Yeni Mikro Yaklaşımlar

1970′lerin ekonomik verileri ve ekonomik alandaki birtakım gelişmeler para ve maliye politikaları ile ilgili birtakım sınırlamaların mevcut olduğunu göstermiştir. Örneğin, uygulanan makro politikalar, enflasyonist etkiler sürmesine karşın işsizlik oranını, sürekli olarak, uzun dönem doğal işsizlik düzeyinin altına itmemiş veya açık bütçe uygulamaları ekonomide daha hızlı bir GSMH artışına neden olmamıştır. Buna karşın, 1970′lerin ekonomik olayları makro genişleme politikalarının hızlı ekonomik büyüme ve düşük işsizlik düzeyi yerine, enflasyon ve stagflasyona yol açtığını göstermiştir. Böylece, 1970′lerde gözlemlenen bu makroekonomik olayların bir sonucu olarak bazı ekonomik gelişmeler gündeme gelmiştir. Bu gelişmeler Keynesyen kuramın ve bu kurama seçenek olarak gösterilen ve ekonominin makro davranışlarını açıklamak, uygun çözümler bulmak konusunda yeni görüşler ortaya koyan monetarist kuramın başarıları üzerine, bugünde halâ süregelen, bir tartışmanın başlamasına neden olmuştur.

Günümüzde, Keynesyen ekonomik devrimden beri ilk olarak, makroekonomik sorunlar için mikro temelli ekonomi politikaları düşüncesi bir çok ekonomist tarafından benimsenmektedir. Şimdi, hem Keynesyenler hem de monetaristler örneğin, stagflasyon sorununun çözümüne mikro açıdan yaklaşmaktadırlar. Aşağıda mikro temelli bu yaklaşımlardan daha çok taraftar bulan bazılarına genel olarak yer verilecektir.

Yeni Klasik Makro ekonomi Yaklaşımı

Yeni klasik makro ekonomi yaklaşımının da temel amacı, ekonomik hayatta, üretim ve istihdam düzeyinde meydana gelen dalgalanmaların nedenini birtakım varsayımlara dayanarak açıklamaktır. Bu yaklaşımda kabul edilen varsayımlardan biri ve en önemlisi rasyonel beklentiler kuramıdır (bu nedenle yeni klasik makro ekonomi ve rasyonel beklentiler çoğu kez eş anlamlı olarak kullanılmaktadır). Bir diğer varsayım ise, piyasa temizlenmesi (market clearing) veya denge fiyatları varsayımıdır. Bu varsayımlardan rasyonel beklentiler kuramı, ekonomi yazınında ilk kez John F. Muth’un bir makalesinde yer almış, ancak bu görüşün önem kazanması daha sonra özellikle Robert Lucas ve bu fikri benimseyen Thamos Sargent, Neil Wallace gibi ekonomistlerin bu konudaki çalışmaları ile mümkün olmuştur.

Beklenti kavramı Keynes için de önemlidir. Keynes’e göre özellikle, üreticilerin alacakları yatırım kararlarında ileriye yönelik beklentilerinin önemi büyüktür. Daha sonra bu kavramı monetaristler de kullanmışlardır. Uyumlu (adaptive) beklentiler olarak isimlendirilen bu kavram, onlara göre, kişilerin geçmişteki tecrübelerine dayanarak gelecek hakkında tahmin yapmalarıdır. Burada belirtilmesi gereken önemli nokta, bu tecrübelerin geleceğe ilişkin tahminlere yansımasının belli bir zaman almasıdır.

Yeni klasik ekonomistlerin rasyonel beklentiler kavramı ise bundan farklıdır. Onlara göre, kişilerin bugünkü davranışlarını belirleyen temel öğe, gelecek ile ilgili beklentilerdir. Kişiler bu beklentilerinde rasyoneldirler. Yani, üretici, tüketici olarak bütün kişiler piyasa göstergelerinin hepsini yakından izlerler ve ellerindeki bütün bilgileri kullanarak geleceğe ilişkin beklentilerini biçimlendirirler. Bu durumda onlar beklentilerinde sürekli, sistemli hatalar değil, sistemli olmayan hatalar yapacaklardır. Bu kuram kişilerin hiç hata yapmayacaklarını değil, aynı tür hatayı gerekli bilgiye sahip oldukları sürece uzun süre tekrarlamayacaklarını ileri sürmektedir. Diğer bir deyişle, burada beklentiler ile ilgili süreç çok çabuk işlenmekte, koşullarda bir değişiklik olduğu zaman kişiler doğru tahminler yapabilmekte ve tahmin edilen ve gerçekleşen enflasyon birbirine daima eşit olmaktadır.

Sayfalar: 1 2 3 4 5

EkleBunu Sosyal paylaşım Butonu
Bu Yazıyı Oyla:
Kötüİdare ederİyiÇok İyiMükemmel (Bu yazıya ilk oy veren sen ol!)
Loading ... Loading ...
NotOku tarafından
17 Ağustos 2008 tarihinde yazıldı. Toplam 285 kere okundu.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)