Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
21.09.2014
Ders: Ev Yönetimi      Ünite 4      23 Mayıs 2011 Ara     

Konut Politikaları

İnsanın fizyolojik, sosyolojik, estetik ve ekonomik ihtiyaçlarının karşılandığı yapılar olarak tanımlanan konutlar (evler), ikamet edilebilen mekânlar olup, aynı zamanda, ailelerin içinde yaşadığı bir kültür ünitesidir de.

Kendisine zarar verecek her türlü etkilerden korunmak, canlı varlıklarda bulunan içgüdüsel bir duygu ve davranış biçimidir. Korunmak için bir yuva yapmak da yine insan ve bazı hayvanların ortak özellikleridir.

Konut yapmak veya konut sahibi olmak, insan için bir maddî çevre yapma faaliyeti olarak ifade edilmektedir, insanı içine alan evrensel boşluktan ayrılmış sınırlan belli olan hacimler inşa etme, mağaralardan başlayarak siperlikler, kulübeler, hanlar, planlı konutlar ve saraylara kadar uzanır.

Tarihin ilk dönemlerinde mağaralara sığınan insanlara, zamanla buralar yetmemeye başlamıştır. Çünkü her coğrafi bölgede mağara yoktu, olanlar da, sarp kayalarda yolu olmayan suya uzak yerlerdeydi. Bu durum, insanları yaşamsal faaliyetlerini daha kolay ve sağlıklı olarak devam ettirebileceği kulübeler, yer altı konutları yapmaya zorlamıştır. Zamanla taş, ahşap ve kerpicin kullanılması ile yerleşik düzene geçiş sonucu, büyük köyler ve kentler kurulmuştur. Çoğu zaman iklim ve malzeme koşullarına bağlı olarak şekillenen ev tipleri, tarıma dayalı ekonomik sistemden, sanayi toplumuna geçişle birlikte hızla çeşitlenmeye başlamıştır. Sanayinin iş gücüne olan ihtiyacı, insanların, kırsal alandan fabrikaların bulunduğu sanayi bölgelerine akmasına yol açmıştır. Bu durum, özellikle Avrupa’da başlayan, daha sonra tüm dünyada gözlenebilen 25-30 m2′lik, hatta 5-6 m2′lik işçi konutlarını ortaya çıkarmıştır. Giderek, göçler ve doğal nüfus artışından kaynaklanan konut ihtiyacı, çok sayıda insanı barındıran ekonomik evlerin yapılası ile karşılanmaya çalışılmıştır.

Nüfus artış hızının fazla, kentleşmenin hızlı olduğu çoğu gelişmekte olan ülkelerde, konut, toplumsal bir gereksinimdir. Yeterli ve elverişli koşullarda yapılmış konutlar, toplumun birincil sorumlulukları arasında sayılabilir.

Türkiye’de konut gereksiniminin karşılanmasındaki yetersizlikler, konut sorununun ortaya çıkışı II. Dünya Savaşı sonrasına rastlar. Özellikle 1960′lı yıllardan itibaren, ekonomik büyüme ve gelişmenin hızlanması ile ortaya çıkan kentleşme, yani kırdan kente göç, ülkeyi konut sorunu ile karşı karşıya bırakmıştır. Kente göçün yarattığı konut talebine hazır olmayan büyük kentlerde, kamu alanlarının konuta açılması, çok katlı konutların yapılması, konut kooperatiflerinin çoğalması, toplu konutların artması ve gecekondu tipi konutların yapılması, şehrin kenar semtlerinde gecekondu mahallelerinin ortaya çıkışını hızlandıran bir gelişme olmuştur. Türkiye’de, aile fertleri sayısı ortalama 4-5 kişi kabul edilirse, yaklaşık 3 odalı konutlara ihtiyaç olduğu söylenebilir. Yapılan istatistiklere göre, Türkiye’de odabaşına düşen kişi sayısı (oda yoğunluğu) 2′dir. Oysa gelişmiş ülkelerde, odabaşına düşen kişi sayısı 1, hatta 1′den azdır.

“Konut Politikaları” için 1 cevap

  1. [...] – Dekorasyon – Dizayn – Dizaynın Elemanları – Dizaynın Unsurlarıİçindekiler- Giriş Konut Politikaları Konutun İnsan Yaşamındaki Önemi Konut Seçiminde Etkili Faktörler Ev Taşıma, Yerleştirme [...]

Bir Cevap Yazın

*